Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre konuşmasına A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın Avrupa şampiyonluğunu kutlayarak başladı.

Emre, seçim sürecinde baskı ve tehditlerin kullanıldığını savunarak İstanbul Valiliği, Adalet Bakanlığı ve Kartal Adliyesi'ni de eleştirdi.

Emre, “Bunun adı hırsızlıktır. Bir belediye çalınmıştır, halkın iradesi çalınmıştır. Üsküdar halkına, İstanbul halkına saygısızlık yapılmış, millî iradeye darbe vurulmuştur. Elbette bunun hesabı sorulur” ifadelerini kullandı.

Söz konusu sürecin daha önceki siyasi skandallardan dahi ağır olduğunu belirten Emre, “Söz aldıklarında ‘Güneş Motel, Güneş Motel’ diyorlar ya; bin beteri, bin beteri. Emin olun, tıpkı Susurluk gibi bir çeteye işaret ediyor. Yuvalanmış bir çete istediği gibi at koşturuyor. ‘Tutuklarım’ diyor, ‘malına çökerim’ diyor, ‘aileni tutuklarım, aileni serbest bırakırım’ diyor” şeklinde konuştu.

Seçim sürecinde yargı ve yürütme organlarının organize biçimde devreye sokulduğunu söyleyen Zeynel Emre, şu ifadeleri kullandı:

“Yani adalet dağıtması gereken adliyeler nasıl olur da bir seçime hile karıştırmak üzere çalışır? Nasıl olur da siyasileri tehdit eder? İşin içinde bakanlık var, valilik var. Bakın, Üsküdar'ın bir önceki belediye başkan yardımcısı şimdi Adalet Bakan Yardımcısı. Kartal Adliyesi var. Yani orada meclis üyeleri aleni bir şekilde bunu söylüyor. ‘Her türlü baskıyı yiyoruz. Çağırıp diyorlar ki buna oy vereceksin.’ Şimdi bunun adı nedir? Bunun adı da hırsızlıktır. Bir belediye çalınmıştır.

Halkın iradesi çalınmıştır. Üsküdar halkına, İstanbul halkına saygısızlık yapılmıştır. Milli iradeye darbe yapılmıştır. Elbette sandıkta bunun hesabı sorulur. Hani söz aldıklarında işte ‘Güneş Motel, Güneş Motel’ diyorlar ya; bin beteri, bin beteri! Emin olun tıpkı Susurluk gibi bir çeteye işaret etmektedir. Bir yuvalanmış çete, almış istediği gibi at koşturuyor. ‘Tutuklarım’ diyor, ‘malına çökerim’ diyor, ‘aileni tutuklarım, aileni serbest bırakırım’ diyor.

"Bu çürümeden Türkiye’yi kurtarmamız lazım"

Bu çürümeden Türkiye’yi kurtarmamız lazım. Bugün burada yaşadığımız, gördüklerimiz sadece YENİ Parti'nin, bize oy veren seçmenlerin problemi değildir. Bu, tüm Türkiye siyasetinin, Türk siyasetinin sınavıdır, herkesin problemidir. Tüm siyasi partilerin problemidir. Bu haliyle seçimlerin anlamsızlaştığı, sıradanlaştığı bir döneme doğru gidilmektedir. Üsküdar Belediyesi işgal edilmiş durumdadır. Bu tablo çok açık bir şekilde orta yerde durmaktadır. Demokrasi, milli irade hepimize lazım. Cumhuriyeti el birliğiyle korumamız, kollamamız lazım. Bu yapılan, tamamen ülkedeki anayasal düzenin değiştirilmesidir, ortadan kaldırılmasıdır.”

Ne olmuştu?

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın görevden uzaklaştırılmasının ardından 5 Ağustos'ta başkan vekili seçimi düzenlendi.

Tarafların birbirini meclis üyelerinin iradesine müdahale etmekle suçladığı oylamada CHP'li Sibel Tan Çetinkaya 22 oy alarak 18 oyda kalan AKP'li rakibi Dündar Ziya Gültekin'i yendi.

AK Parti Üsküdar ilçe teşkilatı, seçim güvenliğinin ihlal edildiği ve bazı oyların haksız yere geçersiz sayıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Davaya bakan mahkeme, 25 Ağustos'ta verdiği kararla oy sayımında usulsüzlük yapıldığına ve seçim güvenliğinin ihlal edildiğine karar verdi.

CHP'nin karara yaptığı itiraz üst mahkeme tarafından reddedildi. Böylece seçimlerin yenilenmesi kararı kesinleşti.