Orta Doğu Araştırma Enstitüsü (MERI) tarafından Rûdaw Medya Grubu sponsorluğunda Erbil’de düzenlenen uluslararası forumun ikinci gününde konuşan Kürdistan Bölgesi Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani, Rûdaw Araştırmalar Merkezi Direktörü Zryan Rojhelati’nin sorularını yanıtladı.
Kürdistan Bölgesi’nin iç yönetim dinamiklerinden bölgesel barış süreçlerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Talabani, taraflar arası diyalog kanallarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Türkiye ile barış sürecine tam destek
Türkiye'de yeniden gündeme gelen Kürt meselesinin çözümü ve silahsızlanma arayışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kubat Talabani, sürecin hassasiyetine dikkat çekti. Bölgedeki liderlerin barış sürecini kararlılıkla desteklediğini vurgulayan Talabani, kendilerine düşen her görevi yerine getirmeye hazır olduklarını ifade etti.
Talabani, sürecin işleyişine dair şu ifadeleri aktardı:
"Dün Kürdistan Bölgesi’nin en üst düzeyinden, hem Erbil’den hem de Süleymaniye’den Türkiye ile PKK arasındaki barış ve silahsızlanma sürecini nasıl kararlılıkla desteklediğimizi duydunuz. Bu tarihi bir zorunluluktur ve bize hangi rol verilirse üstlenmeye hazırız. Ancak neyse ki taraflar şu anda kendi aralarında doğrudan konuşuyorlar; araya girip bu işleyen süreci bozmayalım ki başarıyla ilerlesin. Barış süreçlerinin inişleri çıkışları olur; yavaşlar, hızlanır ama masanın korunması esastır. Yarın benzer bir süreç Rojhılat Kürtleri için de başlarsa, biz yine aynı yapıcı rolü oynarız."

Peşmerge güçlerinin birleşmesi ve KDP-KYB ilişkileri
Peşmerge güçlerinin birleşmesini "tarihi bir aşama" olarak nitelendiren Talabani, Kürtler arası iç çatışma ihtimalinin tamamen geride kaldığını belirtti. Birlik sürecinin teknik adımlarla devam etmesi gerektiğini söyleyen Talabani, siyasi liderlerin aksine güçlerin artık karşı karşıya gelmeyeceğini kaydetti.
Peşmerge ve istihbarat yapılandırmasına ilişkin konuşan Talabani, "Yemin ederim ki KDP ve KYB Peşmergelerinin bir daha asla karşı karşıya gelmeyeceğinin garantisi var. Siyasi liderler emir verse dahi, o Peşmergelerin bir daha birbirine ateş açacağına ve liderlerin sözünü dinleyeceğine inanmıyorum. Ancak reform bir elektrik düğmesi değildir; basınca her şey bitmez. Şimdi üniforma, maaş, eğitim ve tugayların birleştirilmesi gerekiyor. En önemlisi, cephedeki Peşmerge ile Asayiş, Zanyari ve Parastin teşkilatları arasında istihbarat koordinasyonu sağlanmalıdır. İstihbarat olmadan mevzideki güç nasıl korunacak? Bu boşluğu mutlaka doldurmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.
Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Talabani, hükümet ortakları arasındaki diyalog kapılarının açık olduğunu ve yetkilerin vilayetlere devredilerek yönetim felsefesinin yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.
İç anayasa ihtiyacı ve Rojava politikası
Erbil ile Bağdat arasındaki ilişkilerin kurumsal bir zeminde yürüdüğünü belirten Talabani, Irak Anayasası'nın yanı sıra Kürdistan Bölgesi'nin kendi anayasasına sahip olmasının büyük bir eksikliği gidereceğini söyledi. Kararların alındığı masada yer almanın önemine işaret eden Talabani, dışarıda kalıp şikayet etmek yerine çözüm mekanizmalarının içinde olduklarını vurguladı.
Konferansta hazır bulunan Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi’ye de açık destek veren Talabani, Rojava politikalarını şu sözlerle özetledi:
"Değerli ve mücadeleci kardeşimiz Mazlum Abdi burada, aramızda. Bu davaya bizzat liderlik etti ve büyük bedeller ödedi. Mazlum Abdi neredeyse, bilin ki biz de oradayız. Eğer onun Şam yönetimiyle ilişkileri iyi olursa bizim de iyi olur; onun ilişkileri bozulursa bizim de Suriye yönetimiyle ilişkilerimiz bozulur."