Altın fiyatlarında yükselişini engelleyen 4 faktör var

Gram altın 6.600 TL seviyesinden güne başlarken aylık getirisi yüzde 0,8 ile sınırlı kaldı. Bununla ilgili dört ayrı sebep sıralanmıyor.

Altın fiyatlarında yükselişini engelleyen 4 faktör var

Küresel piyasalarda haftanın ilk işlemlerinde altın üzerinde satış baskısı etkili oldu. Ons altın, önceki günkü işlemlerde 4.190 dolara kadar yükselse de kâr satışlarının ardından yönünü aşağı çevirdi. Günlük kapanışını yüzde 0,59 kayıpla 4.140 dolardan gerçekleştirdi.

20 Ekim sabahı işlemlerinde ons altın, Türkiye saatiyle 06.05 itibarıyla 4.142 dolardan fiyatlandı. Fiyatların 4.200 dolar direncine yaklaştıkça geri çekilmesi, piyasadaki kararsız görünümü ortaya koydu. Analistler, yukarı yönlü hareketin devamı açısından 4.230 dolar seviyesinin önemine dikkat çekerken aşağı yönlü hareketlerde 4.066 doları kritik destek olarak gösteriyor.

Ons altındaki sıkışık seyir, gram altın fiyatlarına da yansıyor. Spot piyasada gram altın, 20 Ekim 2026 gününe 6.600 TL seviyesinden başladı. Ekim ayının üçte ikisi geride kalırken gram altının aylık bazda yüzde 0,8 getiri sağlaması, fiyatlardaki durgunluğu gözler önüne seriyor.

Altındaki sınırlı hareketlilikte küresel piyasalardaki faiz beklentileri, doların gücü ve yatırımcıların risk iştahındaki değişim belirleyici oluyor.

1. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş

Altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan başlıca etkenlerden biri, ABD tahvil getirilerindeki yükseliş oldu. Yüzde 5 seviyesine kadar gerileyen 10 yıllık ABD tahvil faizi yeniden yükselerek yüzde 5,10'u aştı. Dolar endeksi de 102 seviyesine yakın seyrini korudu.

Tahvil faizlerinin yükselmesi, faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor. Getirisi yükselen tahviller karşısında altın tutmanın fırsat maliyeti artarken doların güçlü seyri de değerli metalin yükselişini zorlaştırıyor.

2. FED'in faiz politikası ve enflasyon beklentileri

Piyasaların odağındaki bir diğer konu ise ABD Merkez Bankasının (FED) faiz politikası. ABD'de eylül ayı enflasyonunun aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,7 artması, fiyat baskılarının sürdüğüne işaret ediyor. Üretici fiyatlarındaki yıllık yüzde 6,3'lük yükseliş de maliyet kaynaklı enflasyon risklerinin devam ettiğini gösteriyor.

Piyasalarda ekim ayındaki toplantıda faizlerin sabit tutulacağı beklentisi öne çıkarken aralık ayında yeni bir faiz artırımı ihtimali de yakından izleniyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği yönündeki beklentiler, altına olan talebi sınırlandırarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.

3. Güvenli liman talebindeki azalma

Küresel piyasalarda risk iştahının yeniden güçlenmesi de altın fiyatlarının yükselişini zorlaştırıyor. Geçen hafta satış baskısıyla karşılaşan teknoloji hisselerinin yeni haftaya pozitif başlaması, yatırımcıların bir bölümünün yeniden hisse senetlerine yönelmesini sağladı.

Nasdaq endeksinin yüzde 1,1 yükselmesi ve teknoloji hisselerine alımların gelmesi, güvenli liman olarak görülen altına yönelik talebi zayıflatan gelişmeler arasında yer aldı. Hisse senetlerine ilginin artması, belirsizlik dönemlerinde öne çıkan altının kısa vadeli yükseliş potansiyelini sınırlayabiliyor.

4. Yüksek petrol fiyatları ve enflasyon riski

Petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesine yakın seyretmesi, küresel piyasalarda enflasyon ve faiz risklerini gündemde tutuyor. Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırıların artması, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi ve Ukrayna-Rusya hattında enerji tesislerinin yeniden hedef alınması, küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırıyor.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu besleyebileceği ve merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına neden olabileceği beklentisi, altın fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Bu nedenle petrol piyasasındaki gelişmeler, değerli metalin önümüzdeki dönemdeki seyrini etkileyebilecek önemli faktörler arasında bulunuyor.

Altında gözler kritik destek ve direnç seviyelerinde

Altın fiyatları, yükselen tahvil faizleri, güçlü dolar ve azalan güvenli liman talebi nedeniyle ekim ayında sınırlı bir performans sergiliyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ve faiz beklentilerini etkilemesi de piyasadaki belirsizliği artırıyor.

Kısa vadede ons altında 4.200 dolar direncinin aşılıp aşılamayacağı yakından takip edilecek. Yukarı yönlü hareketin güç kazanması için 4.230 dolar seviyesinin önemini koruduğu belirtilirken olası geri çekilmelerde 4.066 dolar desteği öne çıkıyor. Gram altında ise ons fiyatındaki hareketler ve döviz kurundaki değişimler belirleyici olmaya devam edecek.

Deniz Ay
Editör