Yayınevlerinin yapay zekâ alarmı: Kitaplar düşük bedelle satın alınmak isteniyor

Yayınevlerinin yapay zekâ alarmı: Kitaplar düşük bedelle satın alınmak isteniyor. Detaylar ve son gelişmeler Habersunum'da.

Yayınevlerinin yapay zekâ alarmı: Kitaplar düşük bedelle satın alınmak isteniyor

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte kitapların ve diğer yazılı eserlerin yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılması, telif tartışmalarının merkezine yerleşti.

Batılı yapay zekâ şirketlerinin akademik yayıncılarla temasa geçerek, modellerini eğitmek amacıyla kitapları satın almak için teklifler sunduğu belirtiliyor. Türkiye’de de bazı büyük akademik yayınevlerinin benzer tekliflerle karşı karşıya kaldığı öğrenildi.

Söz konusu şirketlerin kitap başına ortalama 100-200 avro, yani yaklaşık 5 bin 500 ila 11 bin TL arasında ödeme teklif ettiği belirtiliyor. Bu yolla çok sayıda eserin kullanım hakkının elde edilmeye çalışıldığı ifade ediliyor.

Bazı yapay zekâ şirketlerinin ise lisans sözleşmesi yapmadan kitapların dijital versiyonlarını satın almak istediği iddia ediliyor.

Yazarın telif hakkı ne olacak?

Yayım dünyasında en büyük endişelerden biri, kitapların yapay zekâ modellerine aktarılmasıyla yazarların telif haklarının nasıl korunacağı.

Yayınevleriyle yapılan klasik telif sözleşmelerinden farklı olarak, eserlerin yapay zekâ sistemlerinde kullanılması kitabın içeriğinin uzun süreli veya süresiz biçimde model eğitimine dahil edilmesi anlamına gelebiliyor.

Türkiye Gazetesinde yer alan habere göre yayıncılık sektöründeki temsilciler, mevcut uygulamanın yazarların haklarını yeterince korumadığı görüşünde. Yapay zekânın yayıncılık sektöründeki ağırlığının artmasıyla birlikte kültürel üretimin yavaşlayabileceği ve ekonomik olarak zayıflayan yayıncılık sektörünün daha fazla baskı altına girebileceği de dile getiriliyor.

“Bir yapay zekâ şirketi kapımızı çaldı”

Yeditepe Yayınevi Genel Müdürü Mustafa Karagüllüoğlu, Avrupa merkezli bir yapay zekâ şirketinin kendileriyle iletişime geçtiğini belirtti.

Karagüllüoğlu, şirketin yayınevinin eserlerini dil modeli eğitiminde kullanmak için ödeme teklif ettiğini ancak bu teklifi kabul etmediklerini söyledi.

Karagüllüoğlu, “Bizim de kapımızı Avrupa menşeli bir yapay zekâ şirketi çaldı. Eserlerimizi dil modeli eğitiminde kullanmak için bir miktar bedel teklif ettiler. Kabul etmedik. Ancak bu duruma ne kadar karşı koyabiliriz, doğrusu bilmiyorum.” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde bekleyen düzenlemelere de dikkat çeken Karagüllüoğlu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun güncellenmesi gerektiğini belirterek konunun acilen hukuki bir zemine kavuşturulması çağrısında bulundu.

Karagüllüoğlu, gerekli düzenlemelerin yapılmaması halinde fikir hayatının zarar görebileceğini ve bundan en fazla yazarların etkilenebileceğini ifade etti.

“Kültürel emperyalizm” tartışması

Türkiye Basım Yayım Meslek Birliği Başkanı Mehmet Burhan Genç ise yapay zekâ şirketlerinin eserleri kullanma biçimine daha sert bir eleştiri yöneltti.

Genç, yapay zekâ üzerinden kültür dünyasında bir “emperyalizm faaliyeti” yürütüldüğünü savundu.

Genç, Batılı yapay zekâ şirketlerinin Türkiye’deki eserleri eğitim amacıyla kullanmasına ilişkin yaklaşımın, Türkiye’deki bir şirketin Avrupa’daki edebiyat eserlerini aynı yöntemle kullanması durumunda ortaya çıkacak tepkiyle karşılaştırılması gerektiğini söyledi.

Büyük şirketlerin telif ödemeden eserlerden yararlanarak algoritmalarını geliştirmeye çalıştığını ileri süren Genç, küresel ölçekte kapsamlı bir hukuki düzenlemenin geciktiğini savundu.

Yayıncılar regülasyon talep ediyor

Paradigma Yayıncılık Sahibi Mehmet Akif Memmi de yapay zekâ şirketlerinin tekliflerinin yayıncılık sektörünün içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle bazı telif sahipleri açısından cazip hâle gelebileceğine dikkat çekti.

Memmi, “Bu teşebbüsler yayıncılığın içerisinde bulunduğu sıkıntılı dönemi istismara açık bir hâle getiriyor. Kenarda kapitali olan kişiler bu durumdan faydalanmak isteyebilirler.” dedi.

Telif sahipleri ile yayınevlerini koruyacak bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Memmi, gerekli önlemler alınmadığı takdirde Türkiye’de telif eser üretiminin zarar görebileceğini ve yazarların eser üretme konusunda zorlanabileceğini söyledi.

Yapay zekâ eğitiminin hukuki zemini tartışılıyor

Türkiye’de yapay zekâ modellerinin telifli eserlerle eğitilmesine ilişkin hukuki çerçevenin yeterliliği de tartışma konusu.

2026 yılında Türkiye Adalet Akademisi Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, yapay zekâ eğitimine ilişkin uygulamaların Türk telif hukukunda yeterli bir çerçeveye sahip olmadığına dikkat çekildi.

Telif hukuku profesörü Mustafa Ateş ise mevcut mevzuat kapsamında yapay zekâ şirketlerinin lisanslama yapmadan modellerini telifli eserlerle eğitemeyeceğini belirtiyor.

Ateş, yayınevinin yazardan gerekli izni almadan eserini bir yapay zekâ şirketine lisanslaması durumunda ise yazarın haklarının ihlal edilebileceğine dikkat çekiyor.

Türkiye’de değiştirilmesi teklif edilen telif mevzuatında yapay zekâ modellerinin eğitimi için eserlerin lisanslanmasına ilişkin maddelerin de bulunduğu belirtiliyor. Ancak düzenlemenin henüz Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçmemiş olması, sektördeki belirsizliği devam ettiriyor.

Dünyada da telif davaları gündemde

Yapay zekâ şirketlerinin telifli eserleri modellerini eğitmek için izinsiz kullanması, yurt dışında da çok sayıda tartışmayı beraberinde getiriyor.

Bazı şirketler kitapların izinsiz kullanılması nedeniyle mahkemelik olurken, yayınevleriyle yapılan lisans anlaşmalarının şartları da tartışılıyor.

HarperCollins, 2024 yılında bir yapay zekâ teknoloji şirketiyle anlaşarak bazı kitaplarının yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılmasına izin verdi. Anlaşma kapsamında kitap başına 5 bin dolar ödeme yapılması ve elde edilen gelirin yayınevi ile yazar arasında eşit paylaşılması öngörüldü.

ABD’deki yazar meslek örgütlerinden Authors Guild ise bu paylaşım oranına itiraz etti. Kurum, 2026 yılında yayınevi sözleşmelerinde kullanılabilecek özel yapay zekâ eğitim maddeleri yayımlayarak yazarların yapay zekâya ilişkin haklarını saklı tutmalarını veya bu hakları ayrı bir bedel karşılığında lisanslamalarını tavsiye etti.

Son olarak Japon Kitap Yayıncıları Derneği de ülkenin önde gelen kitap dağıtım şirketlerinden Nippan’ın, yapay zekâ şirketi Anthropic’e modellerin eğitilmesi amacıyla eser sattığı yönündeki iddialar üzerine şirketten resmî açıklama talep etti.

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte kitapların model eğitiminde kullanılması konusundaki tartışmaların önümüzdeki dönemde hem Türkiye’de hem de dünyada telif hukuku açısından daha geniş bir çerçevede ele alınması bekleniyor.

Deniz Ay
Editör