Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın son ve en önemli safhalarından biri olan Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasının üzerinden 104 yıl geçti. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresinde gerçekleştirilen harekât, 30 Ağustos 1922’de kazanılan zaferle Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Sakarya Zaferi’nin ardından hazırlık başladı
Büyük Taarruz’un temelleri, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri kabul edilen Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından atıldı. 22 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında 22 gün 22 gece süren savaşta Yunan ordusuna karşı büyük bir zafer kazanan Türk ordusu, Anadolu’daki işgali sona erdirecek kesin bir taarruz için hazırlıklara başladı.
Sakarya Zaferi’nin ardından Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa’ya mareşal rütbesi verdi.
“Subaylar Savaşı” olarak da anılan Sakarya Meydan Muharebesi’nde ağır kayıplar veren Türk ordusunun yeniden güçlü bir taarruz kapasitesine ulaşması yaklaşık bir yıl sürdü. Ordunun eksiklerinin giderilmesi için ülkenin sahip olduğu sınırlı mali imkânlar sonuna kadar kullanıldı. Ülkenin kaynakları ordunun ihtiyaçları için seferber edilirken subay ve askerlerin taarruz eğitimlerine ağırlık verildi. Savaşın sona erdiği cephelerde bulunan birlikler de Batı Cephesi’ne kaydırıldı.
“Yarım hazırlıkla yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür”
Meclis’te taarruzun bir an önce başlatılması yönündeki beklentiler artarken Mustafa Kemal Paşa, ordunun hazırlıklarının tamamlanması konusunda ısrarcı oldu.
Mustafa Kemal Paşa, bu yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu:
“Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür.”
Yaklaşık bir yıl boyunca sürdürülen hazırlıkların ardından Türk ordusu, kesin sonuç almayı hedefleyen Büyük Taarruz için harekete geçti.
Büyük Taarruz 26 Ağustos’ta başladı
Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın son safhasını oluşturan Büyük Taarruz, İtilaf devletlerinin desteklediği Anadolu’daki Yunan kuvvetlerine karşı 26 Ağustos 1922’de başlatıldı.
Mareşal Mustafa Kemal Paşa, harekâtı Afyon Kocatepe’den sevk ve idare etti. Türk ordusunun ilerleyişi sonucunda Yunan kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratıldı.
30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz’un kesin zaferle sonuçlanmasını sağladı.
Yunan ordusunun dağılarak geri çekilmeye başlamasının ardından Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusuna tarihe geçen emrini verdi:
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
İzmir’in kurtuluşuyla savaş sona erdi
Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun ilerleyişi sürdü. Türk birlikleri 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdi. Yunan ordusunun Anadolu’daki varlığı ise 18 Eylül’de tamamen sona erdi.
Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ardından yeni Türk devletinin kuruluş süreci hızlandı. 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Bunun ardından 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi.
Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Daha sonra kanunla “Atatürk” soyadını alan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de hayatını kaybedene kadar Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürdü.
30 Ağustos Zafer Bayramı oldu
30 Ağustos, ilk kez 1924 yılında Afyon’da “Başkumandan Zaferi” adıyla anıldı. 1926 yılından itibaren ise Türkiye genelinde “Zafer Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı.
30 Ağustos aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinde gerçekleştirilen atama ve terfiler açısından da tarihsel bir önem kazandı.
Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zaferi, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın kesin sonuca ulaştırılmasında belirleyici olurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun da en önemli dönüm noktalarından biri olarak tarihteki yerini aldı.





