Yeşilay, tütün kontrol politikalarına ilişkin gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmalarının sonuçlarını açıkladı.

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen toplantıda, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında gündeme gelen yeni düzenleme başlıkları ile toplumun tütün kontrol politikalarına ilişkin yaklaşım ve beklentilerinin değerlendirildiği araştırmaların sonuçları paylaşıldı.

Yeşilay tarafından farklı yöntemlerle gerçekleştirilen iki ayrı araştırmada, çocuk ve gençlerin tütün ve nikotin bağımlılığından korunması, "Tütünsüz Nesil" yaklaşımı, yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerine yönelik düzenlemeler, satış noktalarında tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılması ve kamusal alanlarda tütün kullanımının sınırlandırılması gibi başlıklar ele alındı.

Dijital kanallar aracılığıyla gerçekleştirilen araştırmaya 1461, Türkiye'nin 7 bölgesinde yüz yüze yapılan saha araştırmasına ise 5 bin 481 kişi katıldı.

Araştırmaya göre, dijital araştırmaya katılanların yüzde 91,4'ü çocukları ve gençleri tütün ve nikotin bağımlılığından koruyacak yeni düzenlemeleri destekledi.

2015 ve sonrasında doğanlara tütün ürünlerinin satışının yasaklanmasını öngören "Tütünsüz Nesil" yaklaşımına destek, dijital araştırmada yüzde 89,3, saha araştırmasında ise yüzde 83,2 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yüzde 84,5'i tütün ürünlerinin satış noktalarında görünür biçimde sergilenmesinin engellenmesini desteklerken, dijital platformlarda tütün ürünlerine yönelik kısıtlamaların artırılmasına destek yüzde 89,6 oldu.

Kamusal alanlarda tütün kullanımının ve görünürlüğünün azaltılmasına yönelik destek ise dijital araştırmada yüzde 91,6 olarak gerçekleşti.

Araştırmada, yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerine ilişkin zarar algısının da yüksek olduğu görüldü. Katılımcıların yüzde 96,3'ü elektronik sigarayı, yüzde 92,9'u puff ürünlerini, yüzde 91,5'i ise ısıtılmış tütün ürünlerini sağlığa zararlı olarak değerlendirdi.

"Bu düzenlemeyi biz en başta çocuklarımız, gençlerimiz için istiyoruz"

Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, tütünle alakalı ciddi bir problem yaşandığını, dünya çapına bakıldığında Türkiye'de sigara kullanımının 1,5 kat daha fazla olduğunu ve dünya ortalamasının çok üzerinde sigara tüketildiğini söyledi.

Sigaranın birey ve toplum üzerinde sağlık, ekonomi, iş ve ilişkiler açısından yıkıcı etkilerinin bilinmesine rağmen, Türkiye'de sigara kullanımında yükselen bir dalganın başladığını kaydeden Dinç, dünyada ise sigaranın zararları ve maliyeti daha net görüldükçe kullanımın azaldığını aktardı.

Dinç, "Bir kelimenin altını çizmek isterim, düzenleme diyoruz, yasak demiyoruz. Her yerde olduğu gibi sigarayla alakalı da toplumsal korunmayı sağlamak için, toplumun refahı, huzuru, geleceği, sağlığı için bir düzenleme yapılması gerekiyor. Sigara kullanımıyla da alakalı bir düzenleme yapılması gerekiyor. Bu düzenlemeyi biz en başta çocuklarımız için, gençlerimiz için istiyoruz." diye konuştu.

Dünyanın her yerinde sigarayla veya bağımlılıkla alakalı toplumu koruyucu düzenlemelerin işe yaradığını belirten Dinç, "Toplumu koruyucu düzenlemeler geleceği koruyor. Toplumu koruyucu düzenlemeler, hakikaten toplumun çok boyutlu olarak huzuru için, refahı için çalışıyor. Dolayısıyla Türkiye'de de sigarayla alakalı, tütünle alakalı şu anda Sağlık Bakanlığımızın çalıştığı, Türkiye Yeşilay Cemiyetimizin de tamamıyla desteklediği çok etkili, kıymetli, güzel bir düzenlemenin arifesindeyiz." ifadelerini kullandı.

Dinç, sigaranın bir ideoloji gibi savunulmaması gerektiğini belirterek, kişinin sigara kullanması veya bırakmak istememesinin kendi tercihi olduğunu, ancak sigarayı savunmanın, başkalarını da buna yönlendirmenin ve pasif içiciliğe maruz bırakmanın ayrı bir mesele olduğunu ifade etti.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak bağımlılığın hem bireye hem ailelere hem topluma ne kadar büyük bir bedel ödettiğinin çok farkında olan, bu konuyu bütün boyutlarıyla en iyi bilen ve 106 yıldan beri toplumda bu problem çözülsün diye gece gündüz mücadele eden bir sivil toplum kuruluşu olduklarını vurgulayan Dinç, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla bağımlılık konusunda tek gündemi bağımlılık olan 106 yıllık köklü, tecrübeli bir sivil toplum kuruluşu olarak bu konuyla alakalı ses veriyoruz. Bu konuyla alakalı itirazımızı dile getiriyoruz. Bu konuyla alakalı Sağlık Bakanlığının attığı adımın çok önemli, çok kıymetli, çok gerekli, çok acil olduğunun altını çizmek istiyoruz. Sağlık Bakanlığına bu konuda tam desteğimizi ifade ediyoruz. Bu anlamda Sağlık Bakanlığımızın düzenlemesinin yakın zamanda Meclis'ten geçmesini bütün gönlümüzle, gücümüzle, bilgimizle, tecrübemizle destekliyoruz. Bu çalışmanın arkasındayız."

"Umarım bu kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden bir an önce geçer"

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder ise Yeşilay ve Yeşilay Bilim Kurulu olarak, yeni dönemde TBMM'de görüşülmesi beklenen, Sağlık Bakanlığınca hazırlanan tütün kontrolü yasasına ilişkin karar vericilere bilimsel veri sunmak amacıyla iki bilimsel epidemiyolojik halk sağlığı araştırması yaptıklarını belirtti.

Ergüder, araştırmaların sonuçlarını bugün paylaştıklarını ve kanundaki maddelere ilişkin kamuoyu desteğini ölçtüklerini, elde edilen verilerin yasa görüşmeleri sırasında milletvekilleri ve karar vericilere sunulacağını ifade ederek, "Umarım bu kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden bir an önce geçer. Çünkü bu kanun tamamen çocuk ve gençlerimizi korumaya yönelik, mevcut tütüne bağlı hastalıklardan oluşan akciğer kanseri salgınlarını önlemeye yönelik." dedi.

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Volkan Kara da Türkiye'nin tütün, sigara ve nikotin politikalarında birçok konuyu başarmış bir ülke olduğunu kaydederek, "1990'lı yıllarda kapalı alanlarda, araçlarda sigara içilirken bununla ilgili maruz kalanların bile sesini çıkartamadığı, bunun olmaması gerektiğini düşünemediğimiz yıllardan bugün bu konuda yüksek bir farkındalığı yaşıyoruz. Bu farkındalık aksiyona dönmüş durumda. Amacımız şimdi bunu daha da ileriye götürmek." diye konuştu.