Türkiye’de istilacı kuşlar arasında gösterilen yeşil papağan, İskender papağanı ve çiğdecinin yayılmasında insan faaliyetleri önemli rol oynuyor. GZT’ye konuşan Prof. Dr. Ergün Bacak, canlıların her zaman kendiliğinden yeni bölgelere ulaşmadığını, insanlar tarafından taşındıkları yerlerde de çoğalarak istilacı hale gelebildiğini belirtiyor.
Papağanlar ve çiğdeci yuva rekabetine giriyor
Papağanlar, ağaçkakanlar ve sincaplarla yuva rekabetine girebiliyor. Çiğdeci ise sığırcık, serçe ve sıvacı kuşlarıyla aynı yuva alanlarını kullanmak isteyebiliyor. Bacak’ın aktardığı bu örnekler, istilacı kuşlarla yerli canlıların yaşam alanlarının nasıl kesişebildiğini gösteriyor.
İnsan eliyle taşınan canlılar
Bacak, insan etkisini anlatırken Avustralya ve Yeni Zelanda’ya taşınan ada tavşanları, tilkiler, köpekler ve kedileri örnek veriyor. Bu canlıların taşındıkları coğrafyalarda istilacı hale gelebildiğini belirterek benzer sürecin kuşlar için de geçerli olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’de yerli, Amerika’da istilacı
Bir tür, doğal olarak yaşadığı coğrafyanın dışında istilacı özellik kazanabiliyor. Bacak, Türkiye’de yerli olan sığırcığın Amerika’da istilacı hale gelmesini bu duruma örnek gösteriyor.

Önce izleme, ardından tedbir
İstilacı kuşların yerli türlerin sayısını ne ölçüde etkilediğinin anlaşılması için takip edilmesi gerekiyor. Bacak, izlenecek yaklaşımı şu sözlerle anlatıyor: “Öncelikle izlenmesi, sonra da gerekli tedbirlerin hep birlikte alınması lazım.”






