Malatya'da İnönü Üniversitesi 20262027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde hitap eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye vizyonuna
yönelik "Bu konu yalnızca Türkiye'nin yarınlarını değil, tüm coğrafyanın istikbalini yakından ilgilendiren oldukça mühim bir meseledir" ifadelerini kullandı.
Malatya'da İnönü Üniversitesi 20262027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde hitap eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye vizyonuna
yönelik "Bu konu yalnızca Türkiye'nin yarınlarını değil, tüm coğrafyanın istikbalini yakından ilgilendiren oldukça mühim bir meseledir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 20262027 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne iştirak etmek üzere Malatya'ya intikal etti.
İnşası tamamlanan merkez derslik binasının kurdele kesiminin de yapıldığı etkinlikte konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, okulun gelişiminden deprem sonrası toparlanma sürecine, Terörsüz Türkiye gayesinden bölgesel gelişmelere kadar mühim açıklamalarda bulundu.
"İnönü Üniversitesi 32 bini aşkın öğrencisiyle önemli bir seviyeye ulaştı"
İnönü Üniversitesi'nin 51 yıllık mazisiyle Türkiye'nin köklü eğitim yuvalarından biri haline geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, üniversitenin 32 bini geçen öğrencisiyle ciddi bir büyüklüğe eriştiğini dile getirdi.
Özellikle tıp başta olmak üzere pek çok branşta büyük adımlar atıldığını belirten Kurtulmuş, okulun kuruluşundan bu yana katkı sağlayanlara teşekkürlerini sundu.
"Malatya yeniden modern bir şehir haline geliyor"
6 Şubat depremlerinin ardından iki kez Malatya'yı ziyaret ettiğini anımsatan Kurtulmuş, şehrin maruz kaldığı ağır yıkıma ve acılara bizzat şahit olduğunu ifade etti.
Gelinen noktada Malatya'nın imar sürecinde ciddi yol kat ettiğini kaydeden Kurtulmuş, "86 milyonun desteğiyle büyük felaketlerden etkilenen Malatya'da, çağdaş bir kent kimliğine doğru, yenilenmiş bir Malatya'ya ulaşılması yolunda hızla ilerleme kaydedildiğini görmekten büyük mutluluk duyuyorum" dedi.
Yeni yerleşim alanlarının kurulduğunu belirten Kurtulmuş, 100150 bin nüfuslu yeni bölgelerin oluşturulmasını büyük bir başarı olarak tanımladı.
Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır dileyen Kurtulmuş, afet sürecinde Türkiye genelinden ve dünyanın dört bir yanından gelen yardımlaşma ruhuna da teşekkür etti.
"Terörsüz Türkiye, cumhuriyetimizin ikinci asrının en büyük projesidir"
Konuşmasının büyük kısmını Terörsüz Türkiye gündemine ayıran Kurtulmuş, terör sorununun Cumhuriyet tarihinin en sancılı konularından biri olduğunu belirtti. Terör yüzünden binlerce kişinin şehit düştüğünü ve Türkiye'nin 2,3 trilyon doların üzerinde ekonomik kayıp yaşadığını söyleyen Kurtulmuş, bu sorunun bitirilmesi adına kararlı bir sürecin başlatıldığını kaydetti.
Terörsüz Türkiye hedefini Cumhuriyet'in ikinci yüzyılının en temel projesi olarak tanımlayan Kurtulmuş, "Cumhuriyet tarihimizin ilk asrının en büyük engelini aşmak için başlattığımız bu yolculuk önümüze yeni sorumluluklar yüklüyor.
Bu dev projede bugüne kadar emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum" şeklinde konuştu.
"Türkiye modeli altı temel özellik üzerine kuruldu"
Terörsüz Türkiye sürecinin dünyadaki çatışma çözümleme yöntemlerinden farklı, Türkiye'nin kendi birikimi ve tecrübesiyle şekillendirdiği bir model olduğunu ifade eden Kurtulmuş, modelin altı temel niteliğini sıraladı.
Modelin milli bir bakış açısıyla kurgulandığını belirten Kurtulmuş, dış merkezli yaklaşımlar yerine Türkiye'nin kendi siyasi birikimine, devlet tecrübesine ve toplumsal dayanışmasına güvenerek hareket ettiğini belirtti.
Sürecin herhangi bir siyasi partinin tekelinde olmadığını, 86 milyonun tamamını ilgilendiren milli bir mesele olduğunu kaydeden Kurtulmuş, TBMM'nin sürecin merkezinde yer aldığını ve dışarıdan herhangi bir müdahale bulunmadığını vurguladı.
Sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü kaydeden Kurtulmuş, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu vasıtasıyla toplumun tüm kesimlerinin fikirlerinin alındığını belirtti.
Kurtulmuş, Türkiye'nin iç huzurunu komşu ülkelerin huzurundan ayrı düşünmediklerini, terörsüz Türkiye hedefinin aynı zamanda terörsüz bir bölge inşasını kapsadığını söyledi.
Türkler, Kürtler, Araplar ve bölgedeki farklı inanç gruplarının huzur ve güven içinde yaşamasının en temel öncelikleri olduğunu ifade etti.
"Devlet aklıyla millet vicdanı buluştu"
Terörsüz Türkiye sürecinin neden bu dönemde başarıya yaklaştığına dair değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, geçmişte Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit dönemlerinde de çözüm arayışları olduğunu ancak sonuç alınamadığını hatırlattı.
Bugünkü sürecin en önemli dayanaklarından birinin devlet aklıyla millet vicdanının bütünleşmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, TBMM'deki komisyon çalışmalarında bir gazinin yaşadıklarını anlatarak sürece destek verdiğini aktardı.
Bir diğer örnekte ise Gabar'da petrol arama çalışmaları sırasında yaşananları paylaşan Kurtulmuş, eskiden terör nedeniyle sivillerin giremediği bölgelerde bugün petrol üretimi yapıldığını ve insanların bir araya gelebildiğini söyledi.
Kurtulmuş, milletin artık yeni şehitlerin ve gazilerin olmadığı, annelerin gözyaşı dökmediği bir Türkiye istediğini belirterek, bu yaklaşımın sürece büyük bir ivme kazandırdığını dile getirdi.
"467 milletvekilinin desteği tarihi bir iradedir"
Sürecin TBMM çatısı altında geniş bir siyasi mutabakatla yürütüldüğünü belirten Kurtulmuş, 11 siyasi partinin desteğiyle komisyon kurulduğunu ve hazırlanan raporun 47 milletvekilinin onayıyla kabul edildiğini söyledi.
Kurtulmuş, 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM'de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Yönelik Kanun'a 467 milletvekilinin destek verdiğini belirterek, bu sayının güçlü bir siyasi iradeyi yansıttığını ifade etti.
"467 aslında sadece bir rakam değildir. 467 millet vicdanının devlet aklına yansımasıdır" diyen Kurtulmuş, milletin siyaset kurumundan terör sorununu nihayete erdirmesini beklediğini söyledi.
"Bu mesele bütün bölgenin geleceğini ilgilendiriyor"
Bölgesel gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından önem taşıdığını belirten Kurtulmuş, RusyaUkrayna savaşı, Gazze'deki dram, İsrail'in bölge ülkelerine yönelik saldırıları ve Orta Doğu'daki gerilimlerin geniş coğrafyada istikrarsızlığı tetiklediğini kaydetti.
İsrail'in yayılmacı politikalarının bölgesel güvenliği tehlikeye attığını belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin iç huzurunu ve güvenliğini tahkim etmesinin bu gelişmeler karşısında daha da kritik hale geldiğini söyledi.
Malatya'nın da geçmişte terörün yanı sıra AleviSünni ve sağsol çatışmalarından olumsuz etkilendiğini anımsatan Kurtulmuş, etnik, mezhebi ve siyasi farklılıkların ayrışma değil milli zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve toplumsal barışının önemine değinen Kurtulmuş, Suriye ve Irak'taki gelişmelerin de Türkiye'nin terörsüz bir bölge hedefi açısından mühim olduğunu belirtti.
"Halkların gönüllerini birbirinden ayıramadılar"
Konuşmasında tarihi süreçte bölgenin sınırlarla parçalanmasına da değinen Kurtulmuş, Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren yaklaşık 150 yıllık süreçte emperyalist projelerle coğrafyanın küçük parçalara bölündüğünü söyledi.
SykesPicot Anlaşması üzerinden bölge halklarının birbirinden koparılmaya çalışıldığını ifade eden Kurtulmuş, "Bu bölgenin insanlarını sınırlarla ayırdılar ama gönüllerini ayıramadılar.
Türk'ü Kürde, Kürt'ü Türk'e, Kürt'ü Araba düşman edemediler ve edemeyeceklerdir" dedi.
Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca bir yasal düzenleme veya siyasi partilerin gündemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, "Bu mesele sadece Türkiye'nin yarınları değil, tüm bölgenin geleceğini ilgilendiren fevkalade hayati bir meseledir. Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesi buydu.
İkinci asrının da en önemli projesi bu olacaktır ve inşallah başaracağız" diye konuştu.
