Eski Başbakan Bülent Ecevit'in vefatının 20'nci yıldönümü dolayısıyla Devlet Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret eden Özgür Özel'e, Yeni Parti Genel Sekreteri Yunus Emre, Grup Başkanvekili Murat Emir, Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, milletvekilleri Umut Akdoğan ve Seyit Torun, Ankara İl Başkanı İbrahim Karaca, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Aylin Nazlıaka, eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile çok sayıda partili eşlik etti.
Heyet daha sonra eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın mezarını da ziyaret ederek karanfil bıraktı.
"Fatma Hanım, konforlu şekilde ifade veriyor"
Ziyaretin ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın soruşturma kapsamındaki muamelesine tepki gösterdi. Sayan Kaya'nın suçüstü yakalandığını ve hesabında milyarlarca liralık kaynağın bulunduğunu savunan Özel, muhalif belediye başkanlarına ve diğer kişilere yönelik şafak baskınlarıyla yapılan gözaltı operasyonlarını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Fatma Betül Sayan Kaya'ya yapılan muamele ki kendi Genel Başkanının ifadeleriyle nefsine kurban olmuş, suç işlemiş, insanların emek emek biriktirdikleri küçücük yatırımlarının hortumlanması sürecinde beş ay gibi bir sürede servetine servet katmış birisinden bahsediyoruz ve ilk ifadesini verdiği yine davetle arka kapılardan kimse görmeden geldi gitti, şimdi de saati ilan edilmiş, davet edilmiş ve gidecek, ifade verecek. Fatma Betül Sayan Kaya'nın suçüstü yakalandığı durumda üzerinden hesabında iki milyarın üzerinde 3 bin 366 daire alacak kadar bir para çıkmıştı. 46 belediye başkanımız evlerine şafak baskınları yapıldı. O paranın binde biri çıkmadı kimsenin evinden. Toplamda öyle bir paranın yüzde 1'i çıkmadı. Fatma Hanım davet usulüyle gidecek, çayını, kahvesini içecek. Avukatlarıyla birlikte konforlu bir şekilde ifade verecek ve oradan ayrılacak."
"Hukuk varsa herkese eşit işlemeli"
Fatma Hanım'ın yaptığının binde birini yapmayan kişilerin duyumlara dayanarak sabahın köründe komşularının önünde ev baskınlarıyla yatak odalarından gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Özel, "Eğer bu ülkede hukuk varsa herkese eşit işlemeli. Böyle bir ikili hukuk sisteminin ne kadar haksızca olduğu, ne kadar partizanlık yapıldığı, masumlara yapılan zulmün suç işleyenlere AK Partili olduğunda bırakın zulmetmek ki kimseye zulmetmesin istemeyiz nasıl eşitsiz davranıldığını milletimizin vicdanlarına havale ediyorum" dedi.
"Sayın Erdoğan söylesin, münferit mi yoksa suç örgütü mü?"
Adalet Bakanı'nın fon krizine ilişkin yaptığı açıklamaların sorulması üzerine ise Özgür Özel, konunun muhatabının Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Bunu Sayın Erdoğan'a sorulmasını beklerim. Münferit bir olay diyordu. Şimdi bir şebeke, bir suç örgütü, başı sonu belli olan bir suç örgütünden bahsediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ya da belediyelerde belediyenin normal hiyerarşisinin suç örgütünün yapılanması olup kabul edip, o örgüte örgüt dedikleri sözde örgüt olarak nitelendirdikleri, milletin seçtiği belediyecilik hizmeti yapan ve sadece ve sadece bu hizmeti yaparken hedef olmuş kişilere örgüt suçlamasıyla nasıl davranıldığı, nerelerde tutuldukları, cezaevlerinde örgütlü suçların bulunduğu koğuşlarda ne zulümler gördükleri ortadayken bugün Adalet Bakanı bir örgüt tanımlaması yapıyor. Biz Adalet Bakanı'nın örgüt dediği her yapının ne hâle geldiğini görüyoruz. Ama örgüt AK Parti'nin örgütü olunca örgütün başından sonuna tamamının atamalarının altında Erdoğan'ın imzası olunca bambaşka bir durum var. Sayın Erdoğan söylesin bakalım. Münferit bir olaymış mı yoksa şebeke miymiş? Suç örgütü müymüş? Bu sorunun Sayın Erdoğan'a sorulmasını ve bir yanıt alınmasını biz de bekliyoruz."