Jeopolitik gerilimler, nükleer silahlanma yarışı ve kontrolsüz yapay zeka teknolojileri, insanlığın geleceği hakkında endişeleri artırıyor. 2004 Nobel Fizik Ödülü sahibi Profesör David Gross, mevcut küresel riskleri matematiksel modellerle değerlendirerek insanlık için geri sayımın başladığını belirtti. Gross'a göre dünya, Soğuk Savaş döneminden daha tehlikeli bir noktada ve büyük bir yıkımın eşiğinde.
NÜKLEER SAVAŞ RİSKİ: "HER YIL YÜZDE 2 İHTİMAL"
Profesör David Gross, stratejik silah kontrol anlaşmalarının ortadan kalkmasıyla nükleer savaş riskinin katlandığını vurguluyor. Yıllık yüzde 1'lik risk tahminlerinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Gross, "Nükleer savaş olasılığının artık her yıl yüzde 2 civarında olduğunu öngörüyorum. Bu, her yıl 50'de bir ihtimalle topyekûn bir yıkımla karşı karşıya olduğumuz anlamına gelir" dedi. Bu hesaplamaya göre insanlığın önünde sadece 35 yıllık güvenli bir alan kalmış durumda ve medeniyet 2061'de sona erebilir.

YAPAY ZEKA VE KARAR ALMA SÜREÇLERİNDEKİ TEHLİKE
Tehditler yalnızca nükleer silahlarla sınırlı değil; bu silahların kontrolünü ele geçirmeye başlayan yapay zeka (AI) sistemleri de büyük risk taşıyor. Gross, yapay zekanın insan müdahalesini imkansız kılan bir hıza ulaştığını belirterek, "Silahlar giderek kontrol dışına çıkıyor. Karar alma süreçlerinin yapay zekaya devredilmesi kaçınılmaz hale gelecek ancak yapay zekanın 'halüsinasyon' görme ve yanlış bilgi üretme riski küresel bir felaketi tetikleyebilir" uyarısında bulundu. Ülkeler arasındaki normların ve diplomatik anlaşmaların parçalandığını ifade eden Gross, teknolojinin kontrolsüz hızının insanlığın direnç kapasitesini aştığını savundu.
KIYAMET SAATİ: GECE YARISINA SADECE 85 SANİYE KALDI
Bilim insanlarının her yıl güncellediği ve dünyayı yok etmeye ne kadar yakın olduğumuzu simgeleyen "Kıyamet Saati" (Doomsday Clock) verileri de Gross'un karamsar öngörülerini destekliyor. Bu yıl gece yarısına 85 saniye kala olarak güncellenen saat, insanlık tarihinin en tehlikeli noktasına ulaşıldığını gösteriyor. Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması (TPNW) gibi uluslararası girişimlerin önemine dikkat çeken uzmanlar, rotanın ancak kolektif bir silahsızlanma ve etik teknoloji kullanımıyla değişebileceğini belirtiyor. Ancak Gross'un uyarısı net: Mevcut jeopolitik ve teknolojik eğilimler devam ederse, gelecek kuşakların 21. yüzyılın sonunu görmesi mümkün olmayabilir.





