AKUT’un kurucusu Nasuh Mahruki, 15 Temmuz paylaşımı nedeniyle 63 gün tutuklu kaldığı dönemde Silivri Cezaevi’nde yaşadıklarını anlattı. Sözcü'den Cengiz Karagöz'ün haberine göre, AKUT’un kurucusu Nasuh Mahruki, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle 63 gün tutuklu kalmasının ardından konuştu. Tutuklanmasına neden olan paylaşımında “tiyatro” ya da “oyun” ifadelerinin yer almadığını belirten Mahruki, buna rağmen önce “tiyatro” ifadesini kullandığı gerekçesiyle tutuklamaya sevk edildiğini, daha sonra hazırlanan iddianamede ise bu gerekçenin “oyun” ifadesine dönüştüğünü söyledi. Mahruki, 15 Temmuz’u “kanlı bir darbe girişimi” olarak nitelendirdiği 10 yıl önceki yazısının da paylaşımının altında bulunduğunu ancak bu yazının sorgu hâkimliğiyle paylaşılmadığını öne sürdü.

"Vücudumda 256 tahtakurusu ısırığı saydım"

Silivri Cezaevi’nde geçirdiği 63 güne ilişkin de konuşan Mahruki, koğuşların uluslararası standartlara göre yedi kişilik olduğunu ancak bazı dönemlerde 59 kişinin aynı koğuşta kaldığını, kendisinin de 13 gün yerde yattığını anlattı. İlk üç gün geçici koğuşta kaldığını söyleyen Mahruki, "İlk üç gün ise geçici koğuşta kaldım. Orası çok kötüydü. Üç kişilik olarak tasarlanmış yerde 25 kişi kalıyordu. İlk üç günde vücudumda 256 tane tahtakurusu ısırığı saydım. Gece kimse uyuyamıyordu. Duvarlar kan lekeleriyle doluydu. Tahtakurularını gördüğünüz yerde eziyorsunuz, kan emdikleri için kırmızı iz bırakıyorlar. Bacakları ve ayakları şişen insanlar gördüm" dedi.

"Bana yapılan suçlama gerçek olamayacak kadar zorlama"

Mahruki, şunları söyledi:

"Bana yapılan suçlama da öte yandan çok yaralayıcı. Benim gibi 30 yıldan fazladır ülkeye sayısız gönüllü hizmeti olmuş, uluslararası dünyada çeşitli alanlarda pek çok kez gururla ve başarıyla temsil etmiş, 1995’te Everest’e çıkan ilk Türk dağcı olarak ve 1999’da da öncü deprem kurtarma çalışmalarıyla koca toplumda ufuk açmış, Türk Bayrağı’nı her yerde yüceltmiş, Türk milletine sadece gurur vermiş birine halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suçlaması gerçek olamayacak kadar aşırı zorlama kalıyor.

Hukukun üstünlüğü sıralamalarında uluslararası değerlendirmelerde ekonomik büyüklüğümüzle doğru orantılı olmayan çok gerilerdeyiz. Atatürk’ün Türkiyesi bunu hak etmiyor oysa devletin dini adalettir. Hukukun üstünlüğünü, adil ve tarafsız mahkemeleri yeniden hâkim kılmalıyız. Aksi sürdürülebilir olamaz.

İçerdeyken emsal kararı olan bir dosya öğrendim. 15 Temmuz’dan dört gün sonra bir vatandaş açıkça 'tiyatrodur, senaryodur, oyundur' gibi ifadeler kullanmış. Yargılanmış ve beraat etmiş. Ben tiyatro ve oyun demediğim halde 63 gün hapis yattım. Bu akılalmaz bir durum. Duruşmada ben bunu anlatınca savcı “Tiyatro ve oyunu çıkarıyorum” dedi. Yani 63 gün tutuklu kalmama gerekçe yapılan ifadelerden vazgeçti. Ama “hâlâ suç unsuru görüyorum” diyerek cezalandırılmamı istedi. 15 ay ceza verildi ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. Gerekçeli kararı gerçekten merak ediyorum."