Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecinin nasıl geliştiğini takip ve kontrol etmek amacıyla TBMM'de bir komisyon kurulacağını açıkladı. Kurtulmuş, "1 Ekim'de Meclis’in resmi açılışı sağlandıktan sonra Meclis’te partilerin tamamının katılımıyla bir komisyon kurularak bu sürecin nasıl devam ettiği takip edilecek, izlenecek, kontrol edilecek ve TBMM, dolayısıyla millet bilgilendirilecektir" dedi.
Kurtulmuş, 39. Ahilik Haftası kutlamaları dolayısıyla bulunduğu Kırşehir’de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
"Terörsüz Türkiye" süreci
Ahiliğin öğrettiği dayanışma ve kardeşlik kültürünün bir parçası olarak Türkiye’nin önündeki en önemli meselelerden "Terörsüz Türkiye" sürecini de şu ana kadar fevkalade başarılı şekilde getirdiklerini vurgulayan Kurtulmuş, toplumda bu meseleye olan sahiplenmenin güçlenerek devam edebilmesi için sivil toplum kuruluşlarıyla konuyu müzakere etmenin faydalı olacağına inandığını söyledi.
Kurtulmuş, Cumhuriyet'in ilk asrının geride kaldığını, bu sürede çok büyük kazanımlar elde edildiğini, Türkiye’nin hep ileriye gittiğini belirterek, ilk asrın en büyük sorununun terör olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin son 50 yılda terör nedeniyle kaybettiklerine dikkati çeken Kurtulmuş, "İçinde bulunduğumuz dönemin bizim için bir zorunluluk haline getirdiği bir konu olarak bu mesele ele alınmış ve 'Terörsüz Türkiye' hedefi sadece Türkiye’yi ilgilendiren değil, aynı zamanda terörsüz bölgeyi oluşturacak bir adım olarak devlet aklıyla millet vicdanını buluşturarak gerçekleştirilmeye başlanmıştır" dedi.
"Terörsüz Türkiye"nin inşa edilmesi kararı ortaya çıktıktan sonra TBMM'de 5 Ağustos 2025’te bir parti hariç parlamentoda var olan siyasi partilerin tamamının bir araya geldiğini, 21 toplantıda Türkiye'nin farklı kesimlerinin tamamının orada dinlendiğini ifade etti.
Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nun, Türkiye demokrasisinde görülmemiş bir ittifak örneğiyle komisyonda bulunan 50 milletvekilinin 47'sinin oyuyla kabul edildiğini hatırlattı.
Herkesin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirip gereken adımları atarak yoluna devam edeceğini belirten Kurtulmuş, yeni dönemde ayrımcı ve ayrılıkçı dilin kullanılmaması uyarısında bulundu.
Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Bu yeni süreç, dillerimizi yeniden kontrol etmeyi gerektiriyor. Artık bundan sonra Türkiye’de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz. Herkes dikkat etmek durumundadır. Söylediği her söze herkesin dikkat etmesi lazım. Biliyorsunuz Türkçede dil, sadece konuştuğumuz sözden ibaret değildir. Dil aynı zamanda gönül manasınadır. Gönlü temiz olmayanın dilinden de temiz söz çıkmaz. Dilinden ne söylerse söylesin, insan aslında gönlünde olanı ortaya koyar. Herkes artık kendisini kardeşliğe, dayanışmaya, işbirliğine ve güçlü bir Türkiye’yi kurmak için nasıl hareket edebiliriz düşüncesine göre ayarlaması lazım."
"Bir kelime bile yok"
Kanunun titiz bir şekilde hazırlandığını vurgulayan Kurtulmuş, "Sizi temin ederim ki ülkenin birliğini ve beraberliğini, milli bütünlüğümüzü ya da ülkemizin geleceğini tehdit edecek bırakın bir cümleyi, bir kelime bile yoktur. Defalarca kontrol edilmiş, tartışılmış ve sonuçta bütün milletimizin hassasiyetlerini gözetecek, şehitlerimizin ve gazilerimizin ruhlarını rahatsız etmeyecek fevkalade düzgün bir metin çıkarılmıştır" dedi.
Sürecin başarılı şekilde yürütülmesine ilişkin emniyet siboplarının 12 maddelik hukuki düzenlemenin içine konulduğunu anlatan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Üç tane emniyet sibobu var. Birincisi, bazı arkadaşlar söylediler ya 'Örgüt silah bırakmazsa…' Yok böyle bir şey. Yasa Meclis'te kabul edilmiş ama yasanın uygulamaya girebilmesi için örgütün bütün unsurlarıyla birlikte silahlarını bıraktığı ve kendisini feshettiğinin ilan edilmesi, bunun da Milli Güvenlik Kurulu raporuyla, devletin ilgili güvenlik birimleri tarafından tespit ve tescil edilmesi şartı konulmuştur. Yani devletin ilgili güvenlik birimleri örgütün bütün unsurlarıyla kendisini feshettiğini tespit ve tescil etmeden yasa uygulamaya girmeyecektir."
Kurtulmuş, ikinci emniyet sibobunun Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşturulan ve resmi adı "Milli Dayanışma ve Bütünleşmenin Koordinasyonu Kurulu" olarak tespit edilen kurul olduğunu belirtti.
"Bu kurul tek tek gelişmeleri, dosyaları inceleyecek, ilgili tekliflerde bulunacak ve süreci detaylı bir şekilde kontrol edecektir. Bu kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Milli Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri var. Bunların hepsi sizin adınıza, millet adına süreci kontrol edecek, 'Evet.’ dedikleri yerde bir karar alınacak."
'Üçüncü emniyet sibobu TBMM'de kurulacak komisyon'
Meclis’te kurulacak komisyonun da üçüncü emniyet sibobu olduğunu aktaran Kurtulmuş, "Bu sürecin nasıl geliştiğini takip ve kontrol etmek için TBMM’de bir komisyon kurulacaktır. 1 Ekim’de Meclis’in resmi açılışı sağlandıktan sonra Meclis’te partilerin tamamının katılımıyla bir komisyon kurularak bu sürecin nasıl devam ettiği takip edilecek, izlenecek, kontrol edilecek ve TBMM, dolayısıyla millet bilgilendirilecektir." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, sürecin dışarıdan bazı güçlerin kontrol ve takibinde olmadığının da altını çizdi. Türkiye'de devam eden bu sürece ilişkin bir tek üçüncü ve dışarıdan bir göz bulunmadığını belirten Kurtulmuş, süreci millet adına kontrol edecek olanın TBMM, yürütme organları ve bizatihi milletin kendisi olduğunu kaydetti.





