Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), iktidara yakınlığıyla bilinen ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yüksek istişare kurulunda yer aldığı Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) ile yaptığı işbirliği protokolünü 2030 yılına kadar uzattı. Bu uzatma kararı, Danıştay’ın yıllar önce benzer içerikteki bir protokole ilişkin iptal kararı vermesine rağmen alındı ve eğitim çevrelerinde yeni bir tartışmayı gündeme getirdi.

Protokolde devlet okullarında “sportif, kültürel, bilimsel ve sanatsal faaliyetler” yürütüleceği belirtilirken, TÜGVA’nın yaz okulu programlarında “Kuranıkerim”, “Temel Dini Bilgiler” ve “Hadis” derslerine yer vermesi eleştirilere yol açtı. Ayrıca, vakfın çeşitli illerdeki devlet okullarında düzenlediği yaz okulu faaliyetlerinde değerler eğitimi ve dini içerikli etkinliklerin de bulunduğu kamuoyuna yansıdı.

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Genel Başkanı Deniz Ezer, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, bu protokolün eğitim sisteminin laik, bilimsel ve kamusal niteliğine yönelik müdahalelerin devamı anlamına geldiğini vurguladı. Ezer, “Milli Eğitim Bakanlığı ile TÜGVA arasında imzalanan ve 2030 yılına kadar uzatılan protokol, eğitim sisteminin laik, bilimsel ve kamusal niteliğine yönelik müdahalelerin devam edeceği anlamına gelmektedir. Bu protokol yeni değildir. Yıllardır farklı isimler altında sürdürülen uygulamalarla devlet okulları belirli vakıf ve derneklerin faaliyet alanına dönüştürülmüş, eğitim hizmetleri kamusal niteliğinden uzaklaştırılmıştır” ifadelerini kullandı. Ezer, Danıştay’ın geçmişte benzer uygulamalara ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini hatırlatarak, bu tür uygulamaların sürdürülmesine tepki gösterdi.