İstanbul'un köklü eğitim kurumlarından Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, 150 yılı aşkın geçmişiyle yalnızca akademik başarıya değil; kültür, dil, proje üretimi ve dünya vatandaşlığı vizyonuna dayalı eğitim anlayışıyla dikkat çekiyor. Kadıköy'de tarihi kampüsünde eğitim veren okul, bugün 1006 öğrencisiyle Türkiye'nin en güçlü Frankofon eğitim kurumlarından biri olmayı sürdürüyor. 1870 yılında Fransa'dan gelen Lasalle Rahipleri tarafından kurulan Saint-Joseph Fransız Lisesi, Osmanlı döneminden günümüze uzanan tarihiyle Türkiye'nin en eski yabancı liseleri arasında yer alıyor. Kuruluşundan bu yana Fransızca eğitim geleneğini sürdüren okul, yıllar içinde bilim, mühendislik ve çokdilli eğitim alanlarında öne çıkan mezunlar yetiştirdi.

Saint-Joseph'in tarihi binası, geniş kampüsü ve kültürel atmosferi de okulun kimliğinin önemli parçaları arasında gösteriliyor. Okulun yalnızca bir eğitim kurumu değil; öğrencilerin aidiyet geliştirdiği bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan okul müdürü Paul Yves Georges ve Türk müdür başyardımcısı Ender Üstüngel, kurumun eğitim yaklaşımını anlattı.
'SADECE DİPLOMA DEĞİL'
Paul Yves Georges, Saint-Joseph'i tercih eden ailelerin iki farklı profilden oluştuğunu belirterek "Bir kısmı okulun değerlerini, kültürünü ve tarihini bilerek geliyor. Diğer kısmı ise sınav puanına göre tercih yapıyor. Ancak bilinçli gelen aileler burada yalnızca akademik yetkinlik değil, köklü bir geleneğin parçası olmanın da kazanıldığını biliyor" dedi. Georges, okulun öğrencilere uluslararası bir kimlik ve güçlü bir mezun ağı sunduğunu ifade ederek "Saint-Joseph öğrencisi ömür boyu gururla taşıyacağı bir kültürün parçası oluyor" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfredatının eksiksiz uygulandığını belirten Georges, sistemin Fransızca eğitimle harmanlandığını söyledi. Türkçe anlatılması zorunlu dersler dışındaki tüm derslerin Fransızca işlendiğini kaydeden Georges, hazırlık sınıfında haftada 23 saat Fransızca eğitimi verildiğini, matematik ve fen derslerinin de Fransızca okutulduğunu ifade etti. Türk ve yabancı öğretmenlerden oluşan eğitim kadrosunun kültürel çeşitlilik açısından önemli rol üstlendiğini söyleyen Georges, çokdilli eğitimin öğrencilerin dünya ile daha güçlü bağ kurmasını sağladığını dile getirdi.
YURTDIŞINA İLGİ ARTTI
Okulun kuruluşundan bu yana fen ağırlıklı bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Georges, son yıllarda bu eğilimin daha da güçlendiğini söyledi. Lise son sınıfta altı fen ve iki Türkçe-matematik şubesi bulunduğunu aktaran Georges, öğrencilerin en çok hukuk, işletme, ekonomi, psikoloji, bilgisayar mühendisliği, kimya, tıp, mimarlık ve endüstri mühendisliği alanlarına yöneldiğine dikkat çekti. Saint-Joseph mezunlarının yurtdışı üniversitelerine ilgisinin son yıllarda ciddi şekilde arttığını ifade eden Georges, son beş yılda yurtdışına giden öğrenci oranının %41'den %66'ya yükseldiğini açıkladı. 2024 yılında 137 öğrencinin lisans eğitimi için yurtdışına gittiğini belirten Georges, en çok tercih edilen ülkelerin Fransa, İsviçre, Hollanda, Kanada ve Belçika olduğunu söyledi.
Georges, özellikle mühendislik ve fen alanlarında Avrupa üniversitelerinin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Türkiye'de ise Koç, Sabancı, Özyeğin, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi'nin öne çıkan tercihler arasında yer aldığına değinen Georges, Fransız liseleri mezunlarına özel kontenjan sunan Galatasaray Üniversitesi'nin öğrenciler için önemli fırsatlardan biri olduğunu söyledi.
50'DEN FAZLA KULÜP
Okulun sosyal ve kültürel yaşamında kulüplerin merkezi bir yere sahip olduğunu belirten Georges, 50'den fazla aktif öğrenci kulübü bulunduğunu ifade etti. Model Birleşmiş Milletler (MUN) çalışmalarının Türkçe ve Fransızca olmak üzere iki ayrı kulüp halinde yürütüldüğünü söyleyen Georges, Türkiye'de ilk Fransızca MUN izninin Saint-Joseph'e verildiğini aktardı. Uluslararası genetik mühendisliği yarışması iGEM'de okulun 2021 ve 2023 yıllarında gümüş, bu yıl ise altın madalya kazandığını belirten Georges, teknoloji kulüplerinin de önemli başarılara imza attığını söyledi. Dron futbolu takımının milli takım seçmelerinin ilk etabında şampiyon olduğunu kaydeden Georges, FRC robotik takımının ise Ankara bölgesel yarışmasında üç ödül kazandığını ifade etti. Tiyatro kulüplerinin Türkçe, Fransızca ve İngilizce oyunlar sahnelediğini belirten Georges, girişimcilik ve sosyal girişimcilik çalışmalarının da öğrencilerin proje üretme becerilerini geliştirdiğini dile getirdi.
Dijitalleşmenin eğitim sisteminin her alanına yayıldığını belirten Georges, 14 yıl önce başlayan teknoloji entegrasyonu kapsamında her öğrenci ve öğretmenin iPad kullandığını söyledi. Dijital kitapların standart hale geldiğini aktaran Georges, buna karşın teknoloji bağımlılığına karşı "ekransız gün" uygulamaları ve permakültür çalışmaları yürüttüklerini kaydetti.
LİSE EN KRİTİK DÖNEM
Türk müdür başyardımcısı Ender Üstüngel, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) sonrası tercih yapacak ailelere şu önerilerde bulundu:
"Lise yılları bireyin değerlerini ve dünya görüşünü şekillendiren en kritik dönem. Saint-Joseph'in sunduğu şey yalnızca akademik hazırlık değil; 150 yıllık kültürel birikimin içinde yaşama fırsatı. Okulları reklamlardan ya da broşürlerden değil, yerinde görerek seçin. Kapılarımız herkese açık. Aileler gelip okulun kültürünü hissetsin, öğrencilerin nasıl bir ortamda yetiştiğini yerinde görsün. Akademik başarı zaten bu kültürün doğal sonucu olarak geliyor."





