Orhan Pamuk'un 2008'de yayımlanan Masumiyet Müzesi romanı, Kemal Basmacı ile Füsun Keskin'in takıntılı aşkını anlatıyor. Romanın en dikkat çeken özelliği ise hikâyede geçen eşyaların Çukurcuma'daki gerçek bir müzede sergilenmesi. Bu durum, okurların Kemal ve Füsun'un gerçekten yaşayıp yaşamadığını sorgulamasına yol açıyor.
Resmi açıklamalara ve Orhan Pamuk'un röportajlarına göre, Kemal ve Füsun tamamen kurgusal karakterler. Yazar, romanı yazmadan önce müze fikrini oluşturmuş ve hikâyede adı geçen eşyaları yıllar içinde toplamış. Müzede sergilenen nesneler gerçek olsa da, karakterlere değil dönemin İstanbul'una ait.
Çukurcuma'daki Masumiyet Müzesi, bir romanın içinden çıkan ilk müze olarak hem aşk hikâyesini hem de 1950-2000 yılları arasındaki İstanbul yaşamını gözler önüne seriyor. Orhan Pamuk, karakterlerin gerçek olmadığını, ancak onların duygularının ve eşyaların anlamının herkes için gerçek olduğunu vurguluyor.