İklim kriziyle birlikte giderek daha sık ve yoğun hale gelen kum ve toz fırtınaları, küresel bir tehdit oluşturuyor. Bu fırtınalar, kalp krizi, inme, boğazda kuruma ve menenjit gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, Doğu Akdeniz başta olmak üzere birçok bölgede kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve şiddetinde belirgin bir artış gözlemleniyor. İklim değişikliğinin tetiklediği çölleşme, bu fırtınaların yayılımını ve yoğunluğunu artırarak hava kirliliğine de doğrudan katkıda bulunuyor. Küresel ölçekte milyonlarca insan, her gün bu zararlı partiküllere maruz kalıyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Prof. Dr. Murat Türkeş, kum ve toz fırtınalarının iklim değişikliğiyle olan bağlantısını vurguluyor. Kurak ve yarı kurak bölgelerden kaynaklanan bu fırtınalar, atmosferdeki partikül madde konsantrasyonunu artırarak iklimi, havayı, ekosistemleri, insan sağlığını, tarımı ve ulaşımı olumsuz etkiliyor.
Prof. Dr. Türkeş, "Kurak ve yarı kurak bölgeler, özellikle çöller, en önemli kum ve toz kaynaklarıdır. Afrika, Orta Doğu ve Gobi Çölü gibi bölgelerdeki fırtınalar, binlerce kilometre uzağa taşınabilen partiküllerle küresel etki yaratıyor" diyor. İklim değişikliğinin neden olduğu uzun süreli kuraklıklar, bu fırtınaların daha sık ve şiddetli yaşanmasına yol açıyor.
"KÜRESEL TOZ SALIMLARININ YAKLAŞIK YÜZDE 25'İ İNSAN KAYNAKLI"
Kum ve toz fırtınalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3,8 milyar insanı etkilediğini belirten Prof. Dr. Türkeş, küresel toz salımlarının yaklaşık %25'inin insan kaynaklı olduğunu ekliyor. İklim değişikliğiyle birlikte değişen rüzgar sistemleri, Akdeniz'i, Güney Avrupa'yı ve Orta Doğu'yu daha fazla etkileyerek Türkiye'yi de risk altına sokuyor. Gözlemler, bu bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığında ve şiddetinde artış olduğunu gösteriyor.
Bu fırtınalar, yağış ve su kaynaklarını da olumsuz etkileyerek tarımsal üretimi düşürebiliyor. Bitkilerin çiçeklenme ve tozlanma dönemlerini aksatarak rekoltede azalmaya neden olabiliyor.
"TOPRAK NEMİNİ ARTIRACAK YAĞMUR SUYU HASADI GİBİ UYGULAMALARIN YAPILMASI GEREKİYOR"
Prof. Dr. Türkeş, kum ve toz fırtınalarıyla mücadelede iklim değişikliğiyle mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da önemine dikkat çekiyor. Çin'in kurak alanlarda yürüttüğü ağaçlandırma ve bitkilendirme çalışmaları da bu konuda örnek teşkil ediyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün öngörülerine göre, Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu'nun bazı bölgelerinde önümüzdeki günlerde toz konsantrasyonunun artması bekleniyor.
KUM VE TOZ FIRTINALARI İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Muzaffer Onur Turan, kum ve toz fırtınalarının ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtiyor. Bu fırtınalarla birlikte sanayi atıkları, tarım ilaçları, polenler, bakteriler ve mantar sporları da taşınıyor.
Prof. Dr. Turan, "Toz bulutundaki 2,5 mikrometreden küçük partiküller, akciğerlerin en derin noktalarına kadar ulaşarak kana karışabilir ve sistemik etkilere neden olabilir. Bu tür havalarda solunum, kalp ve damar hastalıkları ile hastane başvurularında artış gözlemleniyor" diyor. Fırtınalar zatürre, kalp krizi, inme, gözlerde yanma, burun kanamaları, boğazda kuruma ve menenjit gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Mevcut astım ve KOAH hastalarında ise ani atakları tetikleyerek acil başvuruları ve ölümleri artırabiliyor.
Özellikle bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için çöl tozları büyük risk taşıyor. Uzun süreli toza maruz kalmak ise kronik solunum ve kalp hastalıklarına neden olabiliyor.





