Kırklareli'nin doğal güzellikleri, sarıya boyanan kanola tarlaları, yeşeren buğday arazileri ve çiçek açan meyve bahçeleriyle agro turizmde önemli bir çekim merkezi haline geliyor. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ gibi iller, tarım turizmiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Bölgede "sarı gelin" olarak bilinen kanola tarlaları ile buğdayın yeşil tonlarının oluşturduğu eşsiz manzara, özellikle doğa fotoğrafçılarının uğrak noktası oluyor.
İstanbul gibi büyük metropollere yakınlığı sayesinde avantaj sağlayan Trakya, fotoğraf tutkunlarına gün doğumu ve batımında farklı bir atmosfer sunuyor. Profesyonel fotoğrafçılar tarafından "doğal stüdyo" olarak kullanılan bu alanlar, tarımsal üretimin turizmle entegrasyonunu sağlayarak yerel ekonomiye de katkıda bulunuyor.
Kırklareli'nin Pehlivanköy ilçesine bağlı Kuştepe köyünde faaliyet gösteren Pavli Atölye, agro turizmine yönelik etkinlikler düzenleyerek bölgenin tanıtımına önemli katkılar sağlıyor. Pavli Atölye Sanat Yönetmeni Gülşen Gürses, baharın gelişiyle tarım alanlarının adeta bir renk cümbüşüne dönüştüğünü belirterek, Trakya'nın agro turizm açısından kritik bir dönemden geçtiğini vurguladı.
Gürses, fotoğraf tutkunlarına yönelik düzenlenen etkinliklere köylü kadınlar ve gençlerin de katıldığını belirterek, "Trakya güzel topraklar, herkesi Trakya’mıza bekliyoruz. Şu an Trakya tam fotoğrafa uygun bir zaman diliminde. Buğdaylarımız başak öncesi dönemde, kanolalar açmaya başladı. Ardından buğday başakları çıkacak. Ayçiçeklerimiz ekilmeye başladı. Çimenler her yerde, papatyalar açıyor. Baharın tüm renklerini bir arada görmek mümkün." ifadelerini kullandı. Düzenlenen etkinliklere yurt içi ve yurt dışından yoğun katılım olduğunu da sözlerine ekledi.
Kocaeli'den gelen fotoğraf sanatçısı Hüseyin Tuna Ay, Trakya'nın doğasına hayran kaldığını dile getirerek, "Her fotoğrafçının buraya gelip, bu havayı tatması gerekiyor diye düşünüyorum. Burada olmaktan mutluyuz. Cennetin doğadaki bir köşesine gelmiş gibi hissediyorum. Doğası, insanı ve havasıyla çok güzel bir yer." dedi. Fotoğraf sanatçısı Gürcan Hacıoğlu da Trakya'nın bu dönemde sunduğu renk çeşitliliğini fotoğraflamak için yoğun çaba gösterdiklerini belirtti.
İstanbul'dan gelen Banu Tubeler ise Trakya'nın doğasının kendisini dinlendirdiğini ifade ederek, "Trakya’ya geldiğimde kendimi daha özgür hissediyorum. İstanbul’da bu havayı soluyamıyoruz. Burada nefes aldığımızı hissediyoruz." dedi. Tubeler, bölgede geçirdikleri zamanın kendileri için unutulmaz anılar oluşturduğunu sözlerine ekledi.




