Açılan ton balığı kutusu, duvardaki lazer ışığı ve kısık sesle çıkarılan "pspsps" fısıltısı... Kedilerin odağını anında değiştiren bu özel sesin sırrı, hayvanların işitme yetilerinde, avlanma içgüdülerinde ve geçmiş deneyimlerinde saklı.

Kediler inanılmaz derecede gelişmiş bir işitme duyusuna sahiptir. İnsanların duyabildiği frekansların yanı sıra, çok daha yüksek frekanstaki tiz sesleri de rahatlıkla algılayabilirler. Her bir kulaklarında yer alan 20'den fazla kas sayesinde kulaklarını sesin geldiği yöne bağımsızca çevirebilirler.

Seslerin tonunu, frekansını ve kaynağını milimetrik bir hassasiyetle tespit edebilen kediler için "pspsps" gibi kısa ve alışılbadık bir ses, sessiz bir ev ortamında son derece belirgin hale gelir. Yarı uykulu olsalar bile bu sesi oldukça uzak mesafelerden fark edebilirler.

En ilgi çekici açıklamalardan biri, "pspsps" sesinin kedilere doğadaki av seslerini hatırlatmasıdır. Güçlü avlanma içgüdülerine sahip olan kediler, bir avın varlığına işaret edebilecek ses ve hareketlere karşı son derece duyarlıdır. "Pspsps" sesinin yumuşak ve hızlı yapısı; bir farenin hışırtısına, küçük canlıların hareketlerine veya doğadaki böcek vızıltılarına oldukça benzer. Özellikle evde yaşayan kediler için bu tür sıra dışı sesler, rutin ev ortamını kırarak merak duygusunu ve inceleme arzusunu tetikler.

Bir diğer ihtimal ise kedilerin son derece hızlı öğrenen canlılar olmasıdır. Kediler alışkanlıklarına bağlıdır ve pozitif pekiştirmeye çok iyi yanıt verirler. Eğer bir kedi "pspsps" sesinden sonra sürekli olarak sevgi, ilgi veya lezzetli bir ödül maması elde ettiyse, bu sesi zamanla olumlu bir deneyimle eşleştirir. Bir süre sonra bu tepki otomatik bir hal alır. Kedilerin isimlerine tepki vermeyi öğrenme süreçleri de tam olarak bu pozitif şartlanma prensibine dayanır.

"Pspsps" kombinasyonunu oluşturan S harfi oldukça yüksek frekanslı (tiz) bir sestir. Kediler insanların duyamayacağı kadar yüksek frekansları işitebildiği için, bu keskin ve yüksek tonlu sesler kemirgenlerin çıkardığı ince cıyaklamalara benzetilebilir. Hatta yapılan gözlemler, "ksksksks" gibi benzer yüksek frekanslı kombinasyonların da kedilerde aynı etkiyi yarattığını gösteriyor. Evdeki durağan seslerin arasından aniden sıyrılan bu keskin ses, kedinin odağını anında değiştirmeyi başarır.

Pozitif pekiştirme sadece kediler için değil, insanlar için de geçerlidir. Kedilerimizin "pspsps" sesine içgüdüsel olarak merakla yanıt verdiğini gördükçe, onların dikkatini çekmek için bu sesi daha sık kullanmaya başlarız. Sesin etkisi azaldığında ise devreye ödül mamalarını sokarız. Böylece hem insan hem de kedi karşılıklı bir şartlanma döngüsünün içine girmiş olur.

"Pspsps" sesi neredeyse evrensel bir kedi çağırma yöntemi olarak bilinse de her kedinin aynı tepkiyi vereceğinin garantisi yoktur. Kedilerin bireysel tercihleri, geçmiş deneyimleri ve seslerle kurdukları bağlar farklıdır. Bazı kediler sesi duyar duymaz kulaklarını kabartırken, bazıları sadece kısa bir bakış atıp ilgilenmeyebilir. Kedilerin kendi isimlerini bildikleri halde bazen tepkisiz kalıp, anlamı olmayan bir "pspsps" sesine anında koşmaları da bu gizemli doğalarının bir parçasıdır.