İzmir'in tarihi ve doğal güzelliklerini bir araya getiren Efeler Yolu, bölgede turizm hareketliliğini önemli ölçüde artırdı. Milli Mücadele kahramanları efelerin izlerini taşıyan bu rota, hem doğa severleri hem de tarih meraklılarını cezbediyor.

Bornova ilçesinden başlayıp Nif Dağı, Bozdağlar ve Aydın Sıradağları'nı aşarak Selçuk Meryem Ana Evi'nde son bulan 500-513 kilometrelik işaretli yürüyüş rotası, toplam 28 etaptan oluşuyor. Efelerin Kurtuluş Savaşı döneminde düşmana karşı hazırlık yaptığı, karargah olarak kullandığı alanları ve geçitleri kapsayan bu özel rota, adını da bu tarihi kimliğinden alıyor.

Yaylaları, dağ geçitleri, tarihi yapıları ve Ege'nin zengin kültürel dokusunu barındıran kırsal mahalleleri keşfetme imkanı sunan Efeler Yolu, ziyaretçilere doğanın sunduğu eşsiz güzellikleri görme ve Milli Mücadele ruhunu hissetme fırsatı tanıyor.

İzmir Valiliği, Efeler Yolu'nun uluslararası alanda tanıtılması amacıyla Efeler Yolu Ultra Trail Koşusu ve Efeler Yolu Gastronomi Günleri gibi çeşitli etkinlikler düzenliyor. 2023 yılında açılan rota, her yıl binlerce yerli ve yabancı doğaseveri ağırlıyor. Bugüne kadar 28 etabın tamamını başarıyla tamamlayan 10 yürüyüşçü, özel pasaportlarına altın mühür almaya hak kazandı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ekoturizm güzergahı olarak tescillenen rota, geçen yıl yaklaşık 6 bin doğasevere ev sahipliği yaptı.

İzmir Valisi Süleyman Elban, Efeler Yolu'nun hem doğal güzellikleri hem de tarihi önemiyle öne çıktığını vurguladı. Güzergahta Milli Mücadele'nin kritik noktalarının bulunduğunu belirten Elban, "Milli mücadele kahramanlarının mücadele ettiği, barındığı karargahlarında, Ankara'ya kadar haber ve cephane ulaştırdıkları güzergahlarda bizim de yürümemiz hem onlara karşı bir vefa borcu hem gençlerimize ve çocuklarımıza bu milli duyguların anlatılması, yaşatılması açısından çok kıymetli konu. Bunu anlatmaya, yaşatmaya, bu güzergahları tanıtmaya, ön plana çıkartmaya başladık." ifadelerini kullandı.

Vali Elban, yürüyüşçüler sayesinde bölgede turizm hareketliliğinin oluştuğunu ve yurt dışından da ziyaretçilerin geldiğini belirtti. Bölgede konaklama tesisleri, küçük lokantalar, kıraathaneler ve yöresel ürünlerin satılacağı satış noktalarının oluşmasını arzu ettiklerini dile getiren Elban, ayrıca bölgede üretilen veya doğal olarak yetişen ürünlerin gerçek değerinde insanlarla buluşturulmasını hedeflediklerini söyledi.

Kendi yürüyüş deneyimlerini de paylaşan Vali Elban, yolun bazı etaplarını birden fazla kez yürüdüğünü ve tamamlamak için sadece 4 etabının kaldığını belirtti. Tamamlamasının ardından altın mühürlü pasaportunu almaya hak kazanacağını ifade eden Elban, yürüyüş öncesinde bölge sakinleriyle bir araya gelerek sohbet ettiğini ve yürüyüşlerini genellikle bir köyde veya köyün yakınlarında sonlandırdıklarını sözlerine ekledi.