İzmir'de gerçekleştirilen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi, Türk tekstil sektörünün küresel pazardaki yerini, rekabet gücünü ve geleceğini masaya yatırdı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi'nin işbirliğiyle düzenlenen etkinlik, "Türk Pamuğunda Kritik Eşik" ana temasıyla İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu'nda toplandı.
Zirvede, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Fikret Kileci'nin moderatörlüğünde "Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti" başlıklı bir oturum düzenlendi. Kileci, sektörün ilerlemesi için kapsamlı dönüşüm ve revizyonlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, değişime uyum sağlamanın ve farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti.
"Bu işi yapanların algılarını değiştirmemiz gerekiyor. Sadece üretmek değil, o üretimi doğru yapmak... Üretim yaparken bir yerden alıp bir yere vermekten bahsetmiyorum. Çok ürün alabilirsiniz ama bunu yaparken çok ciddi kayıplarınız vardır. Burada fayda-maliyet analizini en doğru şekliyle yapıp bu sektörü bir yere taşımamız lazım. Onun için önce farkındalık, zihinsel dönüşüm ve değişim. Destekler çok önemli ama doğru destekler önemli. Siz hala işini doğru yapmayan bir kesime ya da bir kişiye destek vererek mükafatlandırmak dün olabiliyordu ama bugün maalesef doğru bir yöntem değil."
Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, tekstil sektörünün karlılığının azaldığı ve üretiminin gerilediği sektörler arasında yer aldığını belirtti. Son dönemdeki gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki artışın pamuk fiyatlarında hareketliliğe yol açtığını söyleyen Göksan, "Yüzler daha fazla gülüyor. Önceki dönemden daha iyi bir süreçteyiz. Bu anlamda pamuğun taleple beraber fabrikalarımızda da hareketler başladı." ifadelerini kullandı.
Ensar Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Tanrıverdi, pandemi döneminde sektördeki şirketlerin yüksek kazançlar elde ettiğini, ancak sonrasında değişen tüketim alışkanlıkları ve düşen fiyatların sektörü zorladığını dile getirdi. Sektörde bir dönüşüm sürecinin yaşandığını ve bunun sağlanamaması halinde krizin kaçınılmaz olabileceği uyarısında bulunan Tanrıverdi, şunları söyledi:
"Konfeksiyonun doğası gereği çok büyük tesislerle değil de daha fazla atölyelerle, daha küçük işletmelerle yapıldığı için otomasyona, otomasyon gibi işlere sermaye ayıramadılar. Zaten dünyada tam olarak konfeksiyonda otomasyon hala sağlanmadı. Konfeksiyonumuz durduğu zaman arkadan gelen ham maddemiz, kumaşımız, ipliğimiz, pamuğumuz maalesef bir şeye yaramaz hale geliyor. Bizim bunu toparlamamız lazım. Bu dönüşümü sağlayamadığımız zaman da otomasyonu sağlayamadığımız zaman, yeni standartlara uygun olmadığımız zaman da maalesef bu iş krize dönüşüyor."





