İstinaf, savcılığın itirazını reddetti: İstanbul Barosu'na beraat kararı

İstinaf, savcılığın itirazını reddetti: İstanbul Barosu'na beraat kararı. Detaylar ve son gelişmeler Habersunum'da.

İstinaf, savcılığın itirazını reddetti: İstanbul Barosu'na beraat kararı

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında verilen beraat kararı, istinaf incelemesinden de geçti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri, Suriye’nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin yapılan açıklamalar nedeniyle “basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” ve “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamalarıyla yargılanıyordu. Silivri’de görülen davada İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, isnat edilen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle beraat kararı vermişti. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşımıştı.

Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, delillerin ve yargılama işlemlerinin eksiksiz yürütüldüğünü belirtti. Cumhuriyet savcısının istinaf nedenlerini yerinde görmeyen Daire, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine karar verdi.

Görevden alma davasını dayanıksız bıraktı

Ceza yargılamasında verilen beraat kararının istinaf incelemesinden de geçmesi, Yönetim Kurulu üyeleri hakkında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen ve istinaf incelemesi devam eden görevden alma davası açısından da kritik önem taşıyor. Ceza mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmesinin üst mahkeme tarafından da onaylanması, görevden alma davasının dayanaklarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

İddianamede yer alan suçlamalar ve talepler

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin'in Suriye'de güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülmelerinin ardından İstanbul Barosu'na ait sosyal medya hesabından açıklama yapılması üzerine soruşturma başlatıldığı aktarılmıştı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden alınan soruşturma izninin ardından Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açıldığı belirtilmişti.

İddianamede, basın açıklamasının "örgütün nihai amacı olan bölücülük faaliyetini bilinçsel olarak meşru gösterme ve yayma amacı taşıdığı" öne sürülmüştü. Ayrıca baro yönetiminin "terör örgütü mensubu olan ancak gazeteci olarak lanse edilen kişilere karşı savaş suçu işlendiği yönünde gerçeğe aykırı bilgilerle halkı yanıltarak algı oluşturmaya çalıştığı" iddia edilmişti. Savcılık, sanıkların "basın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak" ve "basın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını ve Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasını talep etmişti.

Baro yönetimi hakkında görevden alma kararı verilmişti

Soruşturma süreci devam ederken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri Rukiye Leyla Süren, Hürrem Sönmez, Ahmet Ergin, Metin İriz, Mehmedali Barış Beşli, Yelda Koçak Urfa, Fırat Epözdemir, Ezgi Şahin Yalvarıcı, Ekim Bilen Selimoğlu ve Bengisu Kadı Çavdar'ın görevlerine son verilmesi ile yeni bir baro başkanı ve yönetim kurulu seçilmesi talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne davaname sunulmuştu. İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, baro yönetiminin görevlerine son verilmesine ve seçim yapılmasına hükmetmişti.

Deniz Ay
Editör