İsrail'in Türkiye'deki casusluk ağı çökertildi: Filistinli aktivisti adım adım takip etmişler! Köstebekler deşifre oldu

İsrail istihbaratı adına Türkiye'de casusluk yapan sahte dedektif Serkan Çiçek'in emniyet içindeki köstebek ağı deşifre edildi. Yüksek kazanç ve şirket kurma vaadiyle kandırarak borç batağına sürüklediği 11 polis memuru üzerinden devletin gizli sistemlerine sızan Çiçek'in, aralarında Filistinli bir aktivistin de bulunduğu pek çok kişiyi yasadışı yollarla takip ettirdiği ortaya çıktı.

İsrail'in Türkiye'deki casusluk ağı çökertildi: Filistinli aktivisti adım adım takip etmişler! Köstebekler deşifre oldu

Sabah'ta yer alan habere göre, Pandora Dedektiflik firmasının sahibi olduğunu iddia eden Serkan Çiçek'in, İsrail istihbaratı İÇOM adına Türkiye'de casusluk faaliyeti yürüttüğü ve Filistinli bir aktivisti izlediği belirlendi.

2025 yılında gözaltına alınıp tutuklanan Çiçek'in irtibatları, İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinlemesine incelendi. HTS kayıtları, ses dosyaları ve mesajlaşmaların çözümlenmesiyle ikinci dalga operasyon için düğmeye basıldı. Bu kapsamda, gizli verilere nasıl ulaşıldığı deşifre edilirken, teşkilat içindeki sızıntılar da tek tek yakalandı.

Köstebek ağında 11 polis tespit edildi

Soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve telefon incelemeleri sonucunda, Serkan Çiçek'in yasadışı veri temin etmek ve kişileri usulsüzce takip ettirmek amacıyla 11 emniyet mensubuyla doğrudan veya dolaylı irtibat kurduğu saptandı. Bu şahıslardan birinin başkomiser, ikisinin eski polis memuru, 9'unun ise halen aktif görevde olduğu belirlendi. 2023 ve 2024 yılları arasında Çiçek'e bilgi sızdıran şüpheliler gözaltına alınarak sorgulandı.

Sistemleri gizlice kullanıp bilgi sızdırdılar

Veri sorgulama yetkisi bulunmayan şüphelilerden Osman K., mesai arkadaşının açık unuttuğu bilgisayarı üzerinden işlem yaptığını itiraf etti. Osman K.'nın mesajlarında yer alan, "Dün öylesine geldi, bilgisayarı açıktı... Bir kalkıp tuvalete gitti, ben de öyle yakaladım" ifadeleri dikkati çekti. Bir diğer şüpheli Mehmet Nurullah Y.'nin ise arkadaşı Yunus T.'ye ait otel kayıtlarına erişim yetkisini ondan habersiz şekilde kullanarak elde ettiği verileri Çiçek'e aktardığı tespit edildi.

Hedeflerinde Filistinli aktivist ve sivil vatandaşlar vardı

Şebekenin yasadışı yollarla takip edip bilgilerini sızdırdığı şahıslar da gün yüzüne çıktı. İsrail istihbaratından Faysal Al-Rashid'in direktifleri doğrultusunda, İsrail karşıtı tutumuyla bilinen Filistin asıllı Türk vatandaşı A.A.'nın adım adım izlendiği ve ikametgahı çevresinde keşif yapıldığı anlaşıldı.

Ayrıca polis memuru Şahin K., Çiçek'in talebiyle mesai saatleri dışında bir kuyumcuyu 14 saat boyunca gizlice takip ettiğini itiraf etti. Çiçek'in talimatlarıyla hareket eden memurların, çok sayıda vatandaşın sabıka kaydı, otel bilgileri, araç plakaları, ev adresleri, aile bağları ve T.C. kimlik numaralarını sorgulayarak WhatsApp üzerinden kendisine ilettiği saptandı.

Sahte kimlik ve çakarlı araçla kamu kurumlarına girdi

Serkan Çiçek'in kamu binalarına çakar tertibatlı kırmızı renkli Golf marka bir araçla gittiği, silah taşıdığı ve çevresine kendini Serkan İpek kod adıyla gizli ajan olarak sunduğu ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında, bir komiserin astı olan polis memuruna Çiçek'in talepleri doğrultusunda, "Sen bak, bir şey olmaz, ben sana emrediyorum, sorun yaşamazsın" diyerek usulsüz sorgulama yaptırdığı belirtildi.

Seda H.E. adlı polis memuru ise bir yıllık eşi M.O. aracılığıyla Çiçek ile tanıştığını ve eşinin "Bir sıkıntın olursa Seda çözer" diyerek kendi numaralarını sorgulattığını aktardı. Çiçek'in, polis Şahin K.'ya "Bir su şirketine ortak buldum, adam güvenilir mi bak bakalım" demesi üzerine, Şahin K.'nın mesai dışındayken sivil bir vatandaşı gizlice izlediği belirlendi.

Polisleri şirket vaadiyle dolandırıp borç batağına sürükledi

Serkan Çiçek'in Nova Gıda ve Waternet firmalarının sahibi gibi davranarak zengin bir izlenim bıraktığı, bu sayede emniyet mensuplarının güvenini kazandığı anlaşıldı. İlk etapta memurlardan ufak meblağlarda borç alıp kâr payıyla geri ödeyen şüpheli, oltalama taktiğini kullandı. Sonrasında gıda ve su arıtma cihazı işine girme bahanesiyle polisleri kandırarak kendi adlarına bir milyon 200 bin TL ile üç milyon TL arasında krediler çektirdi.

Başlangıçta kendi işyerindeki POS makinesi üzerinden borç taksitlerini ödeyen ve memurları kendine mecbur bırakan Çiçek, bir süre sonra ödemeleri durdurarak tüm finansal enkazı polislerin üzerine yıktı. Bu durum, mağdurların hem sağlıklarını hem de ekonomik durumlarını altüst etti.

Maddi yıkım kalp krizi geçirtti

Çekilen krediler yüzünden bir milyon 200 bin TL'nin üzerinde borçlanan Mehmet Nurullah Y., eşinin takılarını ve aracını elden çıkarmak mecburiyetinde kaldı. Yaşadığı ağır stres sebebiyle kalp krizi geçiren şahsın kalbine iki adet stent takıldı. Engin E. isimli memur ise yaklaşık iki milyon TL'lik borcu kapatabilmek adına eşinin altınlarını satarak birikimlerini harcadı. Maaşında haciz bulunan ve 500 bin TL borçlanan Şahin K.'nın ise parasını geri alabilme umuduyla mesai saatleri dışında bir kuyumcuyu gün boyunca takip ettiği anlaşıldı.

Avukat ortağı da kaçak sorgu panellerine girmiş

Serkan Çiçek'in beraber çalıştığı Avukat Tuğrulhan Dip'in de usulsüz veri elde etme yöntemlerine başvurduğu ve yasadışı sorgulama sistemlerine kendi şifresiyle erişim sağladığı saptandı.

Öte yandan, Çiçek'in casusluk faaliyetlerinden elde ettiği gelirleri aklamak ve gizlemek amacıyla yalnızca kendi kripto ve banka hesaplarını kullanmadığı anlaşıldı. Şüphelinin; kız kardeşi G.Ç., erkek kardeşi M.M.Ç. ve beraber yaşadığı İ.T.'ye ait banka hesapları üzerinden de para trafiğini yönettiği tespit edildi.

Deniz Ay
Editör