İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 1967'de Doğu Kudüs'ün işgalini kutlamak amacıyla düzenlenen bir törende yaptığı konuşmada, Batı Şeria'daki "A, B ve C bölgelerini birbirinden ayıran çizgileri silmenin" zamanının geldiğini ve "İsrail topraklarının tamamının kendilerine ait olduğunu" savundu.
Smotrich, bu konudaki detaylı planını kabineye sunduğunu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'yu bu planı kabul etmeye çağırdığını belirtti. Bakan, işgal altındaki Batı Şeria'da son üç yılda 100'den fazla yeni yerleşim yeri ve 60 bin kaçak konutun inşasını onayladıklarını da sözlerine ekledi.
Daha önce de Batı Şeria'daki stratejik bölgelerin statüsünün değiştirilmesini teklif eden Smotrich, Başbakan'a "Batı Şeria'daki stratejik bölgelerin A ve B bölgelerinden C bölgesine nakledilmesini öngören bir plan sunduğunu" açıklamıştı.
Bu gelişmelerin gölgesinde, Netanyahu'nun koalisyon ortağı Yahudi Gücü Partisi Milletvekili Limor Son Har-Melech'in 10 Mayıs'ta Oslo Anlaşması'nın iptali için yasa tasarısı sunduğu ancak Netanyahu'nun talebiyle görüşmelerin ertelendiği bilgisi de yer aldı.
OSLO ANLAŞMALARI
Oslo Anlaşması, 13 Eylül 1993'te İsrail Başbakanı İzak Rabin ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yasir Arafat arasında imzalanan "geçici öz yönetim düzenleme ilkeleri bildirgesi"dir. Anlaşmanın temel amacı, taraflar arasındaki çatışmayı sonlandırarak önce geçici bir Filistin Yönetimi'nin kurulması ve 1999'a kadar bağımsız bir Filistin Devleti'nin ilanıyla kalıcı bir barışa ulaşmaktı.
28 Eylül 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması ile işgal altındaki Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrıldı. Buna göre, Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan A bölgesi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesi idari olarak Filistin'e ancak güvenliği İsrail'e devredildi. Yüzde 61'ini kapsayan C bölgesi ise hem idari hem de güvenlik açısından İsrail'e bırakıldı.





