Bazı gözlemciler, İsrail ve ABD’nin İran’ın kısa vadede nükleer silah edinme riskini azalttığını belirtse de, söz konusu yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun ele geçirilmediği vurgulanıyor. Bu stok, Washington ile Tahran arasında yürütülecek olası müzakerelerde kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Güvenlik ve Bilim Enstitüsü’nden Spencer Faragasso, İran’ın nükleer programının 'ciddi bir gerileme yaşadığını' belirterek, kaybedilen kapasitenin yeniden inşasının zaman, yatırım ve kaynak gerektireceğini söyledi.
Ancak Faragasso, çatışma sonucu elde edilen kazanımların kalıcı olmaktan uzak olduğu uyarısında bulundu.
ZENGİNLEŞTİRME KRİTİK EŞİKTE
Tahran’ın hâlâ yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş önemli miktarda uranyuma sahip olduğu ifade ediliyor. Bu oran, nükleer silah üretimi için gereken yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.
Ayrıca İran’ın yüzde 20 seviyesinde zenginleştirilmiş uranyum stokunun da bulunduğu, bunun ise daha yüksek seviyelere hızlı geçiş imkânı sağladığı belirtiliyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) göre İran, Haziran 2025’teki ABD saldırıları öncesinde yaklaşık 440 kilogram yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyum bulunduruyordu. Bu oran, 2015 nükleer anlaşmasında belirlenen yüzde 3,67 sınırının oldukça üzerinde.
İSFAHAN VE FORDO İHTİMALİ
Haziran 2025’ten bu yana söz konusu stokun akıbeti netlik kazanmış değil. Tahran yönetimi, ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan tesislere UAEA müfettişlerinin erişimine izin vermiyor.
UAEA Başkanı Rafael Grossi, uluslararası denetçilerin yeniden sahaya dönmesi için defalarca çağrı yaptı.
Uzmanlar, yüksek zenginleştirilmiş uranyumun bir bölümünün İran’ın orta kesimindeki İsfahan’daki tünellerde gömülü olabileceğini değerlendiriyor.
Batılı üç diplomatik kaynak ise stokun bir kısmının başka yerlere taşınmış olabileceğini öne sürdü.
Faragasso’ya göre, en az 220 kilogramlık kısmın İsfahan’daki yer altı tünel kompleksinde bulunduğu düşünülüyor. Geri kalan miktarın ise akıbeti belirsizliğini koruyor.
Uzman, bu kalan kısmın Haziran 2025 savaşı öncesinde yoğun üretimin yapıldığı Fordo tesisinde, saldırı sonrası enkaz altında kalmış olabileceğini ifade etti. Ancak bu ihtimalin ancak bağımsız denetimlerle doğrulanabileceğini vurguladı.
RUSYA SEÇENEĞİ
ABD ve İsrail’in mevcut hedefinin, yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun İran topraklarından tamamen çıkarılması olduğu belirtiliyor.
Buna karşın, Batılı bir diplomatik kaynak, stokun seyreltilerek zenginleştirme seviyesinin düşürülmesi seçeneğinin şu aşamada gündem dışı bırakıldığını söyledi.
Rusya, geçtiğimiz pazartesi günü İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu kendi topraklarında kabul etmeye hazır olduğunu bir kez daha duyurdu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu önerinin Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından ABD ve bölge ülkeleriyle yapılan temaslarda gündeme getirildiğini açıkladı.
Ancak bu senaryo, özellikle Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı nedeniyle Avrupalı ülkeler açısından “kırmızı çizgi” olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan Moskova ile Tahran, sivil amaçlı Buşehr Nükleer Tesisi üzerinden nükleer alanda iş birliği yürütüyor.
SÜRE PAZARLIĞI
ABD’nin, İslamabad’da yapılan son görüşmelerde İran’dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istediği bildirildi.
İran tarafı ise buna karşılık zenginleştirmeyi yalnızca yaklaşık 5 yıl süreyle askıya almayı teklif etti.
Taraflar arasında yeni bir müzakere turunun önümüzdeki günlerde yapılması bekleniyor, ancak henüz net bir tarih açıklanmadı.





