İlham Ahmed: Kürtler, Suriye'nin geleceğinde gerçek ortak lmalı

İlham Ahmed: Kürtler, Suriye'nin geleceğinde gerçek ortak lmalı. Detaylar ve son gelişmeler Habersunum'da.

İlham Ahmed: Kürtler, Suriye'nin geleceğinde gerçek ortak lmalı

Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen ve siyasetçiler, akademisyenler, hukukçular ile insan hakları savunucularının katıldığı 20. Uluslararası Kürt Konferansı’nda, Suriye’nin geleceği, Kürtlerin siyasi statüsü, kadınların kazanımları ve Şam yönetimiyle yürütülen entegrasyon görüşmeleri ele alındı.

İlke TV'den Dilek Odabaş'ın haberine göre, konferansın kadınların demokratik değişim, Kürt birliği ve Orta Doğu’da barışın inşasındaki rolüne odaklanan oturumunda konuşan Suriye Halk Meclisi Dış İlişkiler Temsilcisi İlham Ahmed, yeni siyasi düzenin hangi temeller üzerinde kurulması gerektiğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Suriye’de kalıcı barışın yalnızca askerî ve idari anlaşmalarla sağlanamayacağını belirten Ahmed, yeni sistemin adalet, eşit yurttaşlık ve demokratik katılım ilkeleri üzerinde yükselmesi gerektiğini ifade etti.

Askerî entegrasyon görüşmelerinde yüzde 90-95 ilerleme

Şam yönetimiyle yürütülen entegrasyon görüşmelerinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirten İlham Ahmed, özellikle askerî güçlerin entegrasyonuna ilişkin müzakerelerde yaklaşık yüzde 90-95 oranında ilerleme sağlandığını bildirdi. Bazı bölgelerde mevcut askerî birliklerin kendi yapılarıyla birlikte Suriye ordusuna katılmasına yönelik düzenlemeler üzerinde çalışıldığını kaydeden Ahmed, birliklerin yeni ordu içerisindeki statüsü, kendi bölgelerindeki konumları ve görev alanlarının nasıl belirleneceğinin temel meseleler arasında yer aldığını aktardı.

İç güvenlik alanında da benzer bir sürecin yürütüldüğünü, asayiş güçlerinin entegrasyonu ile mevcut personelin yeni güvenlik yapılarındaki resmî statülerinin ele alındığını belirten Ahmed, sivil kurumların entegrasyonunun da görüşmelerin bir diğer ayağını oluşturduğunu kaydetti. Ahmed’e göre askerî, güvenlik ve idari alanlarda sağlanan ilerlemenin kalıcı olabilmesi, siyasi ve hukuki güvencelerin oluşturulmasına bağlı bulunuyor.

Anayasal güvence olmazsa kazanımlar geri alınabilir

Entegrasyon görüşmelerindeki ilerlemeye rağmen Kuzey ve Doğu Suriye’de geleceğe ilişkin kaygıların sürdüğüne dikkat çeken Ahmed, anayasal güvence sağlanmadığı takdirde bugüne kadar elde edilen hakların ve atılan adımların geri alınabileceği uyarısında bulundu. Aynı riskin Kürtlerin siyasi kazanımları ve kadınların eşit temsiliyeti açısından da geçerli olduğunu vurgulayan Ahmed, toplumdaki kaygıların haklı olduğunu ve Şam yönetiminin bu talepleri dikkate alması gerektiğini ifade etti.

Kürtlerin siyasi varlığının tanınması, kadınların kazanımlarının korunması ve farklı toplumsal kesimlerin eşit haklara sahip olmasının anayasal güvence gerektiren temel meseleler arasında yer aldığını belirten Ahmed, barışın inşasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Barış adalet temelinde kurulmazsa geçici olmaktan öteye gidemez. Adaletin olmadığı bir barış her an bozulabilir. Çünkü barışı ayakta tutacak temel unsurlar oluşturulmadığında yeni sorunlar ortaya çıkar. Hakların güvence altına alınmadığı, toplumsal kesimlerin eşit biçimde temsil edilmediği bir siyasi düzende yeni gerilimlerin yaşanması kaçınılmazdır."

Baas rejiminin mirası ve şovenist yaklaşımların aşılması

Suriye’de Kürtlerin siyasi varlığını ve eşit yurttaşlık haklarını kabul etmek istemeyen kesimlerin bulunduğunu söyleyen İlham Ahmed, bu tutumun arka planında Baas rejiminin yıllar boyunca uyguladığı politikaların yattığını ifade etti. Esad rejimine karşı mücadele etmiş, uzun yıllar ülke dışında bulunmuş ve son dönemde Suriye’ye dönmüş bazı grupların Kürtlerin devlet içerisinde kendi kimlikleriyle yer almasına karşı çıktığını belirten Ahmed, bu durumun Kürtlere yönelik şovenist anlayışları güçlendirdiğini kaydetti.

Son yıllarda dinî söylemler üzerinden gelişen ayrımcı yaklaşımların da tabloya eklendiğini savunan Ahmed, Arap milliyetçiliği ile Sünni İslamcı anlayışın birleştiği siyasi tutumların Kürtlerin toplum içerisindeki konumunu olumsuz etkilediğini belirtti. Yeni Suriye’de bu anlayışların aşılmasının, Kürtlerin ve farklı toplumsal kesimlerin devlet kurumlarında eşit biçimde yer alabilmesi açısından temel önem taşıdığını vurguladı.

Kadınlar sistemi kuran ve yöneten siyasi özneler olmalı

Konferansta Rojava’daki kadın özgürlük mücadelesine geniş yer veren Ahmed, Kürt kadın hareketinin uzun yıllara yayılan örgütlü mücadelesi sayesinde kadınların siyasi ve toplumsal yaşamda belirleyici bir konuma ulaştığını söyledi. Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların yönetim kademelerine ve karar alma mekanizmalarına eşit katılımını esas alan bir sistem oluşturulduğunu hatırlatan Ahmed, bu kazanımların yalnızca bir bölgeyle sınırlı kalmayarak bütün Suriye’de güvence altına alınması gerektiğini dile getirdi.

Biçimsel temsiliyetin yeterli olmadığını vurgulayan Ahmed, kadınların yalnızca sistemin işleyişine katkı sunan kişiler olarak değil, o sistemi kuran ve yöneten siyasi özneler olması gerektiğini belirtti. Barışın inşa edildiği bu dönemde kadınların en önemli karar alma mekanizmalarında bulunmasının zorunlu olduğunu, aksi takdirde elde edilen kazanımların tehlikeye gireceğini ifade etti.

Kürtlerin parlamentoda, bakanlıklarda ve anayasa çalışmalarında temsili

Kürtlerin yeni Suriye devletindeki siyasi statüsünün entegrasyonun en önemli başlıklarından biri olduğunun altını çizen Ahmed, Kürtlerin Şam’daki merkezi yönetimde, bakanlıklarda, parlamentoda ve devletin bütün kurumlarında temsil edilmesi gerektiğini belirtti. Yeni anayasanın hazırlanması sürecine Kürtlerin doğrudan katılması ve siyasi taleplerinin dikkate alınmasının öncelikli konular arasında bulunduğunu kaydetti.

Kürtlerin Suriye toplumunun temel bileşenlerinden biri olarak tanınmasının önemli bir adım olduğunu ancak bunun yalnızca fiilî düzeyde kalmayıp anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyleyen Ahmed, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz bu sürecin gerçek bir ortaklığa dönüşmesini istiyoruz. Kürtler olarak Suriye’nin geleceğinde temel ve gerçek bir ortak olmak istiyoruz. Kürtlerin haklarının anayasal ve demokratik güvencelere kavuşması, yalnızca Kürt halkının değil, bölgedeki bütün halkların ortak, barışçıl ve demokratik geleceğine önemli katkı sağlayacaktır."

Deniz Ay
Editör