Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan stratejik bir su yolu olarak küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20'sine ev sahipliği yapıyor.

Yaklaşık 167 kilometre uzunluğundaki boğazın en dar noktasındaki dar deniz koridorları, bölgeyi enerji arzı açısından kritik hale getiriyor.

İran'ın, ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından boğaz üzerindeki kontrolünü artırarak savaşın sona ermesi için geçişlerden ücret alma şartı öne sürdüğü iddia ediliyor. Ancak bu ücretlerin fiilen uygulanıp uygulanmadığı henüz netlik kazanmış değil.

GEÇİŞ HAKKINI HANGİ HUKUK DÜZENLİYOR?

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS), uluslararası boğazlardan "engellenmeden geçiş hakkı" tanıyor. Buna göre gemiler, herhangi bir ülkenin iznine tabi olmadan bu tür geçitlerden transit geçiş yapabiliyor.

Kıyıdaş ülkeler, karasuları içinde düzenlemeler yapabilse de, "zararsız geçiş" hakkını engelleyemiyor. Bu hak, askeri faaliyet, casusluk, ciddi çevre kirliliği veya balıkçılık gibi eylemler dışında geçerli kabul ediliyor.

UNCLOS'a İran ve ABD'nin taraf olmamasına rağmen, birçok uzman sözleşme hükümlerinin "örf ve adet hukuku" haline geldiğini değerlendiriyor.

ÜCRET TALEBİ NASIL ENGELLENEBİLİR?

Uluslararası hukukta UNCLOS'un uygulanmasını doğrudan zorlayacak bir mekanizma bulunmuyor. Uluslararası mahkemeler karar verebilse de, bu kararları uygulama yetkisi bulunmuyor.

Ülkeler ve şirketler, geçiş serbestisini fiilen korumaya çalışabilir veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aracılığıyla ücret uygulamasına karşı karar alınabilir.

Bazı şirketler şimdiden sevkiyatlarını alternatif güzergahlara kaydırmaya başlarken, ücret ödeyen şirketlere yönelik yaptırımların artırılması da gündeme gelebilecek seçenekler arasında yer alıyor.