Hindistan Başbakanı Narendra Modi, halka yönelik yaptığı çağrıda, ülkenin çıkarları doğrultusunda bir yıl boyunca altın takı satın almamaları gerektiğini belirtti. Modi, vatanseverliğin sadece sınırda hayatını feda etmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda sorumlu yaşamak ve günlük görevleri yerine getirmekle de ilgili olduğunu vurguladı.

Modi'nin bu açıklamasından üç gün sonra Hindistan, altın ithalat vergilerini %6'dan %15'e yükseltti. Bu adım, dünyanın en büyük ikinci altın pazarı olan Hindistan'da mücevher ve yatırım sektörü için önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Son mali yılda (31 Mart'ta sona eren) Hindistan, 72 milyar dolar değerinde değerli metal ithal etti. Altın, Hindistan'da düğünlerde hediye edilmesi ve miras olarak aktarılması nedeniyle derin kültürel bir öneme sahip.

Başbakan Modi, altın alımlarının, ülkenin zaten artan petrol maliyetleriyle mücadele ettiği bir dönemde büyük miktarda döviz harcamasına neden olduğunu dile getirdi. Hindistan, petrol ihtiyacının %85'inden fazlasını ithal ediyor.

Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla petrol fiyatları %70'e kadar yükseldi. Bu durum, dünya genelindeki hükümetler üzerinde maliyet düşürücü önlemler alma baskısı yaratıyor.

Birçok ülke enerji tasarrufu odaklı önlemler alırken, Hindistan vatandaşlarından değerli metal harcamalarını kısmalarını istemesiyle dikkat çekiyor. Altın ve petrol ithalatının büyük ölçüde ABD doları ile ödenmesi, Hindistan rupisinin değer kaybetmesine ve enflasyonist baskıların artmasına neden olabilir.

Yeni Delhi merkezli kuyumcu Sanjeev Agarwal, bu durumun mücevher sektörü için Kovid-19 döneminden daha kötü olduğunu belirtirken, bir diğer kuyumcu Abhishek Agarwal ise insanların altın almayı bırakması halinde işletmelerin hayatta kalmakta zorlanacağından endişe duyduğunu ifade etti.

ZORUNLU OLMAYAN İTHALATLAR

Hindistan Altın Politikası Merkezi Başkanı Profesör Sundaravalli Narayanaswami, Hindistan'ın ithal ettiği altının %90'ından fazlasını evlerde biriktirdiğini belirtti. Hindistan'da altın, belirsizlik dönemlerinde güvenli bir liman olarak görülüyor ve ekonomik krizlerde bile talebi yüksek kalabiliyor.

Altın, ülkenin ithalat faturasının yaklaşık %9'unu oluşturuyor. Ancak petrolün aksine, altın ithalatı zorunlu bir ürün olarak görülmüyor; çünkü çoğunlukla mücevher veya yatırım amacıyla alınıyor.

Geçmişte de Hindistan, ekonomik baskı dönemlerinde ithalat vergilerini artırarak altın ithalatını caydırmaya çalışmıştı.

NASIL ETKİLEYECEK?

Başbakan Modi, altın alımlarını durdurma çağrısının yanı sıra, halkı özel araç yerine toplu taşıma kullanmaya, araç paylaşımına, evden çalışmaya ve zorunlu olmayan yurtdışı seyahatlerden kaçınmaya teşvik etti. Ayrıca mutfaklarda kızartma yağı kullanımını azaltma ve çiftçilerden gübre tüketimini düşürme çağrıları da yaptı.

Araştırma şirketi Capital Economics'ten Hamad Hussain, Modi'nin halktan altın almamayı istemesini "oldukça olağan dışı" olarak nitelendirirken, bunun ülkenin büyük miktarda altın ithal etmesiyle açıklanabileceğini belirtti.

KUYUMCULAR 1 YIL NE YAPACAK?

Ekonomistler, Hindistan'daki talep azalmasının küresel altın fiyatları üzerindeki etkisinin sınırlı olacağını düşünüyor. Oxford Economics'ten Sebastien Tillett, fiyatların yatırımcı talebi ve jeopolitik belirsizlik tarafından yönlendirildiğini ve halka yönelik çağrıların satın alımları ortadan kaldırmak yerine erteleyebileceğini ifade etti. Altının Hint kültürünün derin bir parçası olmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Bazı analistler, Modi'nin çağrısını artan enerji fiyatlarına karşı açıklanan "en radikal" önlemlerden biri olarak değerlendirirken, muhalefet lideri Rahul Gandhi ise hükümetin sorumluluğu halka yüklediğini savundu.