Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Abdurrahman Evli’nin hayatı, çalıştığı marangoz atölyesinde haftalığını alabilmek için açtırdığı banka hesabı nedeniyle değişti. İddiaya göre genç, hesap açılması için telefonunu ustasının yeğenine verdi. Evli adına oluşturulan hesap, daha sonra başkalarının eline geçti ve dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldı.
Sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte kiralık bungalov ve araç ilanlarında vatandaşlardan ödeme yapılması istenirken, para transferleri Evli adına açılan IBAN numarasına yönlendirildi. Bu nedenle Sakarya, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul’un da aralarında bulunduğu farklı illerde genç hakkında toplam 27 dolandırıcılık şikâyeti yapıldı.
Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli, üç ayrı dosyada verilen hapis cezaları nedeniyle Kilis Cezaevi’nde bulunuyor. Yaklaşık 250 yılla yargılandığı belirtilen genç, hesabının bilgisi dışında kullanıldığını savunuyor.

Kazadan sonra yatağa bağımlı kalan annesi oğlunu bekliyor
Abdurrahman Evli’nin annesi Hatice Evli ise beş yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından yatağa bağımlı hale geldi. Aradan geçen sürede 12 ameliyat geçirmesine rağmen yeniden yürüyemeyen ve dizini bükemeyen anne, oğlunun cezaevinde olmasının yaşadığı sağlık sorunlarını daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Oğlunun suçsuz olduğuna inandığını belirten Hatice Evli, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı:
“Ben, yaklaşık 250 yıl hapis istemiyle yargılanan Abdurrahman Evli’nin annesiyim. Beş yıl önce trafik kazası geçirdim ve o günden beri yatağa bağımlı yaşıyorum. 12 ameliyat olmama rağmen yürüyemiyorum, dizimi de bükemiyorum. Oğlumun başına gelenler beni psikolojik açıdan daha da yıprattı. Yaşadığım üzüntü ve stres, tedavi sürecimi de olumsuz etkiledi.
Artık iyileşmek, ayağa kalkıp çocuklarımın yanında olmak ve işlerimin başına dönmek istiyorum. Beş yıldır yatmaktan yoruldum. Oğlumun suçsuz olduğuna inanıyorum. Dört aydır cezaevinde olduğunu söylüyorum. Onun gibi başka insanları da mağdur ettiğini düşündüğümüz kişinin ise dışarıda olduğunu görüyoruz. Bu kişinin de yakalanmasını istiyorum. Oğlumun bir an önce serbest kalıp yanıma gelmesini bekliyorum. Geceleri ağlamaktan yoruldum. Artık hem sağlığıma kavuşmak hem de oğluma yeniden sarılmak istiyorum.”

Baba Evli: Hem eşime hem çocuklarıma yetişmeye çalışıyorum
Ailenin yaşadığı zorlukları anlatan baba Harun Evli de eşinin yıllardır yatağa bağımlı olduğunu, oğlunun cezaevine girmesiyle evdeki yükün daha da ağırlaştığını söyledi.
Asgari ücretle çalıştığını ve beş çocuğunun bakımını üstlendiğini belirten baba Evli, eşinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını dile getirdi. Eşinin kendisi evde yokken su almak veya tuvalete gitmek için bile yardıma ihtiyaç duyduğunu anlatan baba, zaman zaman iş yerindeyken eşinden gelen telefonlarla ne yapacağını bilemediğini ifade etti.
Harun Evli, yaşadıkları durumu şöyle aktardı:
“Şu anda gerçekten çok zor şartlar altındayım. Eşim beş yıldır yatağa bağımlı. Kendisi 13 ameliyat geçirdi. Devletimizin bu durumla ilgilenmesini istiyorum. Maddi ya da manevi bir talebimiz yok. Tek isteğimiz oğlumuzun annesine kavuşması. Onun haksız yere cezaevinde olduğunu düşünüyoruz ve serbest bırakılmasını bekliyoruz.
Asgari ücretle çalışıyorum. İşe gittiğimde eşim evde tek başına kalıyor; ben dönene kadar bir bardak su içmek için bile yardım alamıyor. İlkokul birinci sınıfa giden 7 yaşındaki kızım annesine su götürerek yardımcı olmaya çalışıyor. Ancak bu yaştaki bir çocuğun annesinin bakımını üstlenmesi mümkün değil.

Bazen eşim işteyken arayıp acıktığını ya da tuvalet ihtiyacı olduğunu söylüyor. Ben de ne yapacağımı şaşırıyorum. Bir yandan çalışmam, diğer yandan beş çocuğuma ve eşime yetişmem gerekiyor. Eşimin sağlık durumu da giderek kötüleşiyor. Oğlumun cezaevine girmesine neden olduğunu düşündüğümüz kişinin ise hâlâ dışarıda olduğunu görüyoruz.”
Aile, Abdurrahman Evli’nin hakkındaki suçlamaların yeniden değerlendirilmesini ve olayda sorumluluğu bulunduğunu düşündükleri kişilerin de araştırılmasını istiyor.