TikTok’ta özellikle ergenlik çağındaki erkek çocukları ve genç erkekler arasında yayılan “feromon artırma” olarak adlandırılan “pheromone-maxxing” akımı, buluşmalardan önce duş almamayı ve deodorant kullanmamayı içeriyor.

Vice’ın haberine göre bazı destekçileri, “toksinleri ter yoluyla atmak” amacıyla yıkanmamış kıyafetler giyiyor, hatta kendi idrarlarını içiyor.

Scientific American, feromonları “aynı türün üyeleri arasında sinyal ileten kimyasal bileşikler” olarak açılıyor. Böceklerde ve diğer hayvanlarda varlıkları kapsamlı biçimde belgelense de bazı feromonların algılanabilir bir kokusu olmadığı belirtiliyor.

“Pheromone-maxxing” akımının temelinde, bir erkeğin doğal vücut kokusu ne kadar güçlüyse cinsel açıdan o kadar çekici olacağı düşüncesi yatıyor. Ancak bu görüşü destekleyen bilimsel kanıtlar kesin bir sonuca işaret etmiyor.

Araştırmacılar, insan vücudunun kokuları ve salgılarının diğer kişilerde fizyolojik veya psikolojik tepkileri etkileyebildiğine ilişkin bulgulara ulaştı.

Scientific American’da, “Ancak insan vücudunun ürettiği herhangi bir kimyasal sinyale karşı tutarlı ve güçlü bir davranışsal tepki verildiğine dair kanıt bulunmuyor. Bilim insanları bugüne kadar olası feromon etkilerine ilişkin bulgular toplasa da insanlarda tek bir feromonu dahi kesin olarak tanımlayamadı” denildi.

“Terli tişört” araştırması

Koku ile çekicilik arasındaki ilişkiyi inceleyen en bilinen deneylerden biri, yaygın olarak “terli tişört araştırması” adıyla anılan 1995 tarihli çalışmaydı.

Erkek katılımcılar aynı tişörtü art arda iki gece giydi. Ardından kadın katılımcılardan altı tişörtün kokusunu değerlendirmeleri istendi.

Kadınlar genel olarak, MHC (majör histouyumluluk kompleksi) genleri kendilerininkinden farklı olan erkeklerin vücut kokularını, benzer MHC genlerine sahip erkeklerinkinden daha hoş buldu. MHC, bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan ve kişiye özgü vücut kokusunu da etkileyebilen bir gen grubu.

Ancak doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda bu tercih tersine döndü.

Daha sonraki araştırmalarda ise farklı sonuçlara ulaşıldı.

883 çiftin incelendiği 2019 tarihli bir araştırma, Hollandalı ve Kuzey Avrupalı kişilerin kendilerinden farklı MHC genlerine sahip eşler seçme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Ancak önceki araştırmaları inceleyen 2020 tarihli bir analiz, insanların farklı MHC genlerine sahip eşleri tercih ettiğini ya da bu kişilerin vücut kokularını daha çekici bulduğunu gösteren güçlü bir kanıta ulaşamadı.

“Pheromone-maxxing”, sosyal medya kullanıcılarının dış görünüşlerini ve çekiciliklerini en üst düzeye çıkarmaya çalıştığı daha geniş kapsamlı “looksmaxxing” akımıyla bağlantılı. Bu uğurda estetik müdahaleler ve katı diyetler gibi aşırı yöntemlere de başvurulabiliyor.