Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel’in emniyet ifadesi ortaya çıktı. Onlar TV’nin sosyal medya hesabından paylaşılan bilgilere göre Ağırel’e, soruşturma dosyasında yer alan bazı kişilerin beyanları ve kendisine gönderilen materyaller hakkında sorular yöneltildi.
Ağırel, ifadesinde iddiaları haberleştirmeden önce belge ve bilgi talep ettiğini, kendisine iletilen materyalleri yeterli bulmadığını ve araştırmasını sürdürdüğünü belirtti. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen gazeteci, “Bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim, şüphelisi değil” dedi.
Çampınar ve Precat’ın ifadeleri soruldu
Emniyette Ağırel’e, soruşturmada şikâyetçi konumunda bulunan Sinan Çampınar ile ortağı Kai Precat’ın beyanları soruldu. Çampınar, Ağırel’e teslim ettikleri materyallerin kısa sürede Sarıgül ailesi tarafından öğrenilmiş olabileceğini düşündüğünü belirtmişti. Precat ise Ağırel’in bilgileri yayımlayacağını söylediğini ancak yayımlamadığını ve söz konusu bilgileri Mustafa Sarıgül’e ilettiğini öne sürmüştü.
Ağırel, bu ifadeleri kabul etmediğini belirterek neden soruşturmada yer aldığını anlamadığını söyledi. Gazeteci, kendisine iletilen iddiaları araştırdığını ve haber yayımlanmadan önce doğrulama sürecini tamamlamaya çalıştığını ifade etti.
“Belgeler iddiaları destekleyecek düzeyde değildi”
Ağırel, ifadesinde Almanya’daki gayrimenkul iddialarını araştırdığı dönemde Sinan Çampınar ile tanıştığını anlattı. Çampınar’ın kendisine Osman Gökçek ve Mustafa Sarıgül hakkında bazı iddialar aktardığını belirten Ağırel, bu iddiaların haberleştirilebilmesi için belge talep ettiğini söyledi.
Çampınar’ın gönderdiği video, ses kayıtları ve ekran görüntülerini yeterli bulmadığını belirten Ağırel, şirket kuruluş belgeleri, sözleşmeler ve para transferi dekontları istediğini kaydetti.
Ağırel, Çampınar’ın iddialarını destekleyecek somut belgeleri uzun süre göndermediğini, bunun yerine haberin yayımlanması konusunda ısrarcı olduğunu ifade etti. Gazeteci, ödeme belgeleri sunulmadan haber yapılmaması yönünde çalışma arkadaşlarıyla karar aldıklarını belirtti.
“Şarta bağlı gazetecilik olmaz”
İfadesinde gazetecilik anlayışına da değinen Ağırel, iddiaların belirli koşullarla haberleştirilmesini doğru bulmadığını söyledi. Çampınar’ın, Osman Gökçek hakkındaki belgeleri haber yayımlanması şartına bağladığını öne süren Ağırel, bu yaklaşımı kabul etmediğini belirtti.
Ağırel, iddiaları ilgili kişilere sormayı ve belgeleri doğrulamayı planladığını ifade ederek gazetecilik faaliyetinin belge ve teyit sürecine dayanması gerektiğini savundu.
100 milyon ve 10 milyon avroluk dekontlar
Ağırel’in ifadesine göre Çampınar, daha sonraki bir aşamada kendisine üzerinde 100 milyon avro ve 10 milyon avro tutarları bulunan iki banka dekontu gönderdi. Dekontlarda gönderici bilgilerinin kapalı, alıcı bölümünde ise Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül isimlerinin yer aldığını belirten Ağırel, belgeleri doğrulatmaya çalıştığını söyledi.
Gazeteci, Sarıgül ailesinin avukatıyla da görüştüğünü ve iddialara yanıt hakkı tanımak amacıyla kendilerini Cumhuriyet gazetesine davet ettiğini anlattı.
Ağırel’in beyanına göre avukat, söz konusu dekontların doğru olmadığını, Emir Sarıgül adına yalnızca 100 avroluk bir işlem yapıldığını ve bu tutarın geri gönderildiğini söyledi. Avukatın ayrıca bazı şirket belgelerindeki imzaların sahte olduğunu ileri sürdüğünü aktaran Ağırel, kendisinin herhangi bir belgeyi karşı tarafa vermediğini ifade etti.
Söz konusu dekontların doğruluğuna ilişkin iddialar hakkında bağımsız bir doğrulama bilgisi ise paylaşılan metinde yer almadı.
“Kara para akladığınızı mı söylüyorsunuz?”
Ağırel, Çampınar ile yaptığı bir telefon görüşmesini kaydettiğini ve kayıtta Çampınar’a para talebi olup olmadığını sorduğunu anlattı. İfadesinde, Çampınar’ın kendisine para talebinde bulunmadığını söylediğini ve görüşmede Sarıgül ailesine ilişkin iddiaların da gündeme geldiğini belirtti.
Ağırel, konuşma sırasında Çampınar’a kara para aklama faaliyeti yürütüp yürütmediklerini sorduğunu, Çampınar’ın da buna olumlu yanıt verdiğini öne sürdü. Gazeteci, görüşmenin kaydını ve çözümünü emniyete sunduğunu söyledi.
Bu beyanlar, Ağırel’in ifadesinde aktardığı anlatımlardan oluşuyor. Görüşmenin içeriği ve tarafların açıklamaları hakkında bağımsız bir doğrulama bilgisi metinde bulunmuyor.
“Emir Sarıgül’ü tanımıyorum”
Emniyette Ağırel’e, Abdurrahman Emir Sarıgül ile söz konusu materyaller hakkında görüşüp görüşmediği de soruldu. Ağırel, Emir Sarıgül’ü tanımadığını, kendisiyle hiçbir zaman yüz yüze veya telefonla görüşmediğini belirtti. Yalnızca Sarıgül ailesinin avukatıyla iletişim kurduğunu ifade etti.
Gazeteci, iddiaları araştırdığı sırada Çampınar’ın kendisine gönderdiği belgelerin doğruluğunu incelemeye çalıştığını, bu süreç tamamlanmadan gözaltına alındığını söyledi.
Tutuklama kararı öncesinde suçlama değişti
Ağırel, emniyetteki ifadesinde suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasına ilişkin kendisine somut bir eylem açıklanmadığını savundu. Ayrıca herhangi bir suç örgütüyle bağlantısı bulunmadığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti.
Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Ağırel, savcılıkta da önceki beyanlarını yineledi. Paylaşılan metne göre gazeteci, savcılık tarafından “üyesi olmadığı örgüte yardım etmek” suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve tutuklandı.
Ağırel’in soruşturma kapsamındaki suçlamalara ilişkin savunması ve dosyadaki diğer kişilerin beyanları yargı sürecinde değerlendirilecek.