Fransız tarihçinin iddiası: Napolyon Müslüman olup Ali ismini aldı

Fransız tarihçi ve eski diplomat Louis Blin, Napolyon Bonapart’ın İslam’ı benimsediğini ve şehadet getirerek “Ali” adını aldığını öne sürdü.

Fransız tarihçinin iddiası: Napolyon Müslüman olup Ali ismini aldı

Fransız tarihçi ve eski diplomat Louis Blin’in, Napolyon Bonapart’ın dini inancına ilişkin açıklamaları tartışma yarattı. Arap dünyası ve İslam tarihi üzerine çalışmalar yapan Blin, “Napolyon ve Arabistan” adlı kitabında Fransız hükümdarın yalnızca İslam’la yakından ilgilenmediğini, şehadet getirerek “Ali” adını aldığını savundu.

Blin, Napolyon’un Atlantik Okyanusu’ndaki sürgün yeri olan Saint Helena Adası’nda da Müslüman olduğunu söylediğini ileri sürdü. Tarihçi, Napolyon’un Mısır seferi sırasında İslam’ı benimsemiş görünmesinin Mısırlıların desteğini kazanma amacı taşıdığı yönündeki yorumlara da karşı çıktı.

“Saint Helena’da da aynı şeyleri ifade etti”

Blin, birçok tarihçinin Napolyon’un İslam’a yönelik yaklaşımını Mısırlıları etkilemeye dönük göstermelik bir din değişikliği olarak değerlendirdiğini belirtti. Ancak Fransız tarihçiye göre Napolyon, sürgünde bulunduğu Saint Helena Adası’nda da yanında Mısırlılar veya Müslümanlar bulunmamasına rağmen aynı yöndeki ifadeleri kullanmaya devam etti.

Blin, Napolyon’un dini inancına ilişkin yaklaşımın Fransa’da yeterince ele alınmadığını savunarak, “Fransızlar bu konuda seçici bir hafızaya sahip olmuşlardır” değerlendirmesinde bulundu. Tarihçi, daha önce Victor Hugo, Lamartine ve Alexandre Dumas üzerine kaleme aldığı kitaplarında da benzer bir konuya dikkat çektiğini ifade etti.

Napolyon’un gerçek inancının üzerinin örtüldüğünü ileri süren Blin, Fransız hükümdarın hayatının son döneminde dahi “Ali” adını kullanmayı sürdürdüğünü iddia etti.

Napolyon’un vasiyetinde Katolik olduğu belirtiliyor

Blin’in iddialarına karşın, Napolyon’un dini inancına ilişkin farklı tarihsel veriler bulunuyor. Napolyon’un 15 Nisan 1821 tarihli vasiyetinde, “Apostolik ve Roma (Katolik) dininde ölüyorum” ifadesinin yer aldığı belirtiliyor.

Bu nedenle Fransız tarihçilerin önemli bir bölümü, Napolyon’un Müslüman olmadığı ve İslam’a yönelik yaklaşımının siyasi amaçlar taşıdığı görüşünü savunuyor.

Napolyon’un Hazreti Muhammed hakkında olumlu ifadeler kullandığı ise bilinen bir husus olarak aktarılıyor. Napolyon’un Hazreti Muhammed’i “Büyük bir adamdı, korkusuz bir askerdi... Büyük bir kumandan, hatip ve büyük bir devlet adamıydı” sözleriyle değerlendirdiği belirtiliyor.

Bazı tarihçiler ise bu ifadelerin ve Napolyon’un İslam’a yönelik ilgisinin, onun Müslüman olduğu anlamına gelmediğini; ancak İslam ve Hazreti Muhammed’e entelektüel bir hayranlık duyduğunu gösterebileceğini değerlendiriyor.

Blin: “Sosyolojik olarak Katolikti ama kalben Müslümandı”

Louis Blin ise daha önce yaptığı bir röportajda Napolyon’un dini kimliğini, “Napolyon, sosyolojik olarak Katolikti ama kalben Müslümandı” şeklinde yorumlamıştı.

Blin’in bu değerlendirmesi, Napolyon’un dini kimliğine ilişkin tartışmayı yeniden gündeme getirirken, tarihçinin iddiası Napolyon’un vasiyetinde yer alan Katolik kimliğine ilişkin ifadelerle çelişiyor. Bu nedenle Napolyon’un gerçekten İslam’ı kabul edip etmediği konusu, tarihçiler arasında farklı yorumlara konu olmaya devam ediyor.

Deniz Ay
Editör