Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) insanlığa karşı suçlardan aradığı Filipinli senatör Ronald dela Rosa'nın Senato'dan ayrıldığı ve nerede olduğunun bilinmediği açıklandı.

Filipinler Senato Başkanı Alan Peter Cayetano, yaptığı açıklamada dela Rosa'nın artık Senato binasında bulunmadığını belirtti. Cayetano, gazetecilere dela Rosa'nın eşinden geldiğini söylediği bir mesajı okudu. Mesajda, "Yaşanan karmaşa nedeniyle Ronald'ın kaçtığından eminim" ifadeleri yer alırken, nerede olduğuna dair bilgi verilmedi.

SENATO'DA SİLAH SESLERİ YÜKSELDİ

Çarşamba gecesi Senato binasında silah sesleri duyulduğu bildirildi. Olaydan saatler önce dela Rosa, sosyal medya hesabından güvenlik güçlerinin kendisini tutuklamaya geleceğini öne sürerek destekçilerine çağrıda bulunmuştu. Senato çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, bina dışında protestolar düzenlendi. Deniz piyadelerinin bölgeye sevk edilmesinden kısa süre sonra bir düzineden fazla silah sesi duyulduğu aktarıldı. Polis, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü, boş kovanlar ve şarjörlerin ele geçirildiğini ve bir kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

ICC KARARI SİYASİ GERİLİMİ TIRMANDIRDI

ICC, dela Rosa hakkında Kasım ayında çıkarılan yakalama kararını kamuoyuna açıklamıştı. Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte döneminde polis şefi olarak görev yapan dela Rosa, "uyuşturucuyla savaş" operasyonlarının sert uygulayıcılarından biri olarak biliniyor. İnsan hakları örgütleri, bu operasyonlarda binlerce kişinin yargısız infazlarla öldürüldüğünü savunurken, Filipin polisi suçlamaları reddediyor. Dela Rosa ise ICC'nin yetkisini tanımadığını belirterek Yüksek Mahkeme'ye başvurmuştu.

MARCOS-DUTERTE ÇATIŞMASI DERİNLEŞİYOR

Yaşanan kriz, Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. ile Duterte ailesi arasındaki siyasi mücadeleyi daha da büyüttü. Marcos yönetimi, dela Rosa'nın tutuklanması yönünde emir verilmediğini savunurken, eski Devlet Başkanı Duterte'nin kızı ve Devlet Başkan Yardımcısı Sara Duterte hükümeti "siyasi muhalefeti yok etmekle" suçladı. Sara Duterte'nin Senato'da azil yargılamasıyla karşı karşıya olduğu ve bu sürecin 2028 başkanlık seçimleri öncesindeki güç mücadelesine dönüştüğü değerlendiriliyor.