Sendikanın 26 Eylül gecesi yayımladığı açıklamaya göre, bir gün önce Yalova’da bir emniyet mensubu, ertesi gün ise meslekte henüz 2 aylık bir çevik kuvvet polisi ile 2 emekli emniyet mensubu yaşamına son verdi.
Emekli polislerden biri, Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediği eylem sırasında yaşamına son veren Ali Şekeroğlu’ydu. Sendika, diğer emekli polisin ise Manisa’da servis şoförlüğü yaptığını bildirdi.
Sendika ölümleri, emniyet çalışanlarının ve emeklilerinin uzun süredir dile getirdiği ekonomik, sosyal ve mesleki sorunlarla birlikte değerlendirdi.
Özellikle henüz mesleğinin başındaki çevik kuvvet polisine dikkat çeken sendika, şu soruyu yöneltti:
“Bugün mesleğinin baharında daha 2 aylık memur olan bir kardeşimiz neden intihar eder?”
Sendika: Meslek kanunu ve iyileştirme gerekiyor
Emniyet Teşkilatı Sendikası, çalışan ve emekli polislerin geçim sıkıntısını defalarca gündeme getirdiğini belirterek, yıllarca kamu hizmetinde bulunan insanların ekonomik çıkmaza sürüklenmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Sendika açıklamasında bu konu özellikle vurgulandı:
“İvedi bir şekilde emniyet mensuplarının sosyal, kültürel ve ekonomik hak ve beklentilerini karşılayacak meslek kanunu ve iyileştirmeler bir an önce hayata geçirilmelidir.”
3600 ek göstergenin, eğitim ve hizmet sınıfı ayrımı yapılmaksızın tüm emniyet mensuplarına uygulanması talebini de yineleyen sendika, sorunların çözümü için “siyasi irade”nin ortaya konulmasını istedi.
Sendikanın açıklaması, polis intiharları konusundaki ilk uyarısı değil.
2025’te açık kaynaklardan en az 61 vaka saptandı
Emniyet Teşkilatı Sendikası, Ekim 2025'te Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İdari Kurulu’na sunduğu taleplerde, yıl içinde o tarihe kadar açık kaynaklardan tespit edilen 61 emniyet mensubunun intihar ettiğini bildirmişti. Bunlardan beşinin teşkilattaki sivil personel olduğu belirtilmişti.
Sendika, aynı belgede Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) polis intiharlarına ilişkin kamuoyuna açıkladığı son verilerin 2022 tarihli olduğunu, daha sonra düzenli ve güncel istatistik yayımlanmadığını belirtti. Bu nedenle intihar vakalarının nedenlerinin bağımsız biçimde araştırılmasını ve anonimleştirilmiş istatistiklerin üç aylık ya da yıllık olarak kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Sendika bağımsız 7/24 destek hattı istiyor
Emniyet Teşkilatı Sendikası, intihar vakalarıyla mücadelede yalnızca kurum psikologlarına dayalı sistemin yeterli olmadığını belirterek bir dizi somut öneri sundu.
Bunlar arasında intiharların nedenlerini araştıracak özel bir komisyon kurulması, bağımsız uzmanlardan destek alınması, verilerin düzenli biçimde yayımlanması ve personelin kimliğini açıklamadan başvurabileceği, kurum dışından, bağımsız, 7 gün 24 saat hizmet veren profesyonel bir psikolojik danışmanlık hattı oluşturulması yer alıyor.
EGM’nin son açıkladığı oran toplum ortalamasının üzerinde
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2022’de yayımladığı açıklamada, polisliğin stresli ve travmatik olaylara doğrudan müdahale edilen, silahlı görev yapılan bir meslek olduğu belirtilmişti.
EGM’nin verdiği rakamlara göre polis intihar oranı 2017’de yüz binde 20 iken 2020’de yüz binde 11’e geriledi. Sendikanın TÜİK verileriyle yaptığı karşılaştırmaya göre, 2011-2020 döneminde emniyet teşkilatındaki ortalama intihar oranı yüz binde 15,1, Türkiye genelinde ise yüz binde 4,12 olarak gerçekleşti. Sendika, bu hesaplamayla emniyet teşkilatındaki oranın aynı dönemde toplum ortalamasının yaklaşık 3,7 katına ulaştığını belirtiyor.
Polis intiharları son yıllarda TBMM’de de defalarca gündeme geldi. Şubat 2026’da Genel Kurul’da yapılan görüşmelerde çalışma saatleri, mobbing, ekonomik sorunlar ve psikolojik destek mekanizmaları tartışıldı; haziran ayındaki başka bir oturumda da uzun mesai, görev yükü ve mesleki tükenmişlik polislerin birikmiş sorunları arasında sayıldı.
Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın “iki günde dört intihar” açıklaması, yalnızca son iki gündeki vakalara ilişkin bir bildirim olmanın ötesinde, yıllardır düzenli veri, bağımsız psikolojik destek, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve kapsamlı bir meslek kanunu talebiyle sürdürdüğü uyarılar üzerinde anlam kazanıyor.





