Düzce'de yaşayan sanatçı Hayrullah Altay, kat'ı, yağlı boya ve rölyef tekniklerini kullanarak savaşlar ve çevre sorunlarına dikkat çeken "Sessiz Çığlık" adlı eserini sanatseverlerle buluşturdu. Kentte uzun yıllar inşaat teknikerliği ve reklamcılık yaptıktan sonra emekli olan 65 yaşındaki Altay, bu alanlarda edindiği tasarım, çizim, kesme ve kabartma becerilerini sanata yansıttı.
Yaklaşık 18 yıldır hat ve kat'ı sanatıyla ilgilenen Altay, dünyada artan savaşlar ve çevre sorunlarına karşı farkındalık yaratmak amacıyla bu karma teknikle hazırladığı eserine "Sessiz Çığlık" adını verdiğini belirtti.
AA muhabirine konuşan Altay, özellikle son yıllarda artan savaşlar nedeniyle yaşanan zulüm, kan ve gözyaşının kendisini derinden etkilediğini söyledi. Filistin, Gazze ve İran'da yaşananlara değinen Altay, "Gücü elinde bulunduranların adaletsiz şekilde dünyayı tahakküm altına alması, mazlum insanların ezilmesi ve dünyanın buna ses çıkaramamış olması, her vicdan sahibi insan gibi beni de çok derinden etkiledi." dedi.
Hadis-i şeriften yola çıkarak kendi sanatı ile ne yapabileceğini düşündüğünü ifade eden Altay, "Bir kötülükle karşılaştığınızda önce elinizle müdahale edin, elinizle edemezseniz dilinizle müdahale edin, dilinizle edemezseniz de kalbinizle buğzedin" düsturuyla hareket ettiğini belirtti.
Son dönemlerde artan çevre sorunlarına da işaret eden Altay, uzun süren tasarım aşamasının ardından insanları düşündürmeyi ve sorumluluklarını hissettirmeyi amaçlayan bir tablo ortaya çıkardığını anlattı.
"İkiye bölünme dünyanın artık bu kötülüğü kaldıramayacağını anlatıyor" başlığıyla çalışmasını anlatan Altay, eserini şu sözlerle detaylandırdı: "Rölyef ve yağlı boyayı da işin içine katarak arka fonda tamamen kat'ı tekniğiyle atmosferi işledim. Ön yüzündeki yerküreyi ve okyanusu yağlı boyayla ele aldım. Sol tarafta kalan Amerika kıtasını insanlığın çürümüşlüğünü simgelemesi için kuru ağaç kabuklarından, sağ taraftaki Asya, Avrupa, Afrika kıtalarını ise keçe malzemeden yaptım ki onu biraz yeşil bıraktım. Bunun da anlamı dünyada henüz ümidini kaybetmeyen insanlık var. Yani dünyanın düzeleceğine umut olsun anlamında. Ortadan ikiye bölünmeyi betimleyen magma tabakası da dünyanın artık bu kötülüğü kaldıramayacağını anlatıyor."
Altay, çalışmasında dünyayı Arap alfabesindeki "nun" harfiyle çevrelediğini dile getirerek, bunun yerkürenin ilahi bir yörünge etrafında dönmesini anlattığını söyledi. Arka fondaki uzay boşluğunun ise kozmik alemde dünyanın çok az bir yer kapladığını, insanın kendi sorumluluğunun mutlak otoriteye bağlanırsa ancak düzgün yöne gideceğini ifade etti. Bu eserin, kendisinin ve dünyanın, yer kürenin sessiz çığlığı olduğunu ve dünyanın kötü gidişatına estetik bir itiraz olduğunu sözlerine ekledi.




