ChatGPT’nin sağlık alanında kullanıcılara verdiği yanıtlar, ABD’de açılan yeni bir davayla gündeme geldi. 39 yaşındaki David Rosenthal, ChatGPT’nin kendisine ilaç kullanımı ve dozları konusunda yönlendirmelerde bulunduğunu, sohbet botuyla gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ruh sağlığının giderek kötüleştiğini ve sonunda hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını belirterek OpenAI’ye dava açtı.
İlaç seçimi ve dozlarıyla ilgili yönlendirme
CBS News’in haberine göre Rosenthal, dava dilekçesinde ChatGPT’nin kendisine ilaç seçimi konusunda yardımcı olduğunu ve kullanacağı ilaçların dozları hakkında yönlendirmelerde bulunduğunu belirtti. Rosenthal ayrıca doktorunun reçete ettiği bir tedaviyi uygulamamayı tercih ettiğinde ChatGPT’nin bu kararını destekleyen yanıtlar verdiğini savundu. Dava dosyasında yer alan suçlamalara göre ChatGPT, profesyonel bir sağlık çalışanının sahip olması gereken lisans, eğitim ve mesleki değerlendirme yetkinliği bulunmamasına rağmen Rosenthal’a sağlık konusunda yönlendirmelerde bulundu.
2025 yılında hastaneye kaldırıldı
Rosenthal’ın avukatları, ChatGPT ile gerçekleştirilen görüşmelerin müvekkillerinin ruhsal durumunun ağırlaşmasına katkıda bulunduğunu savundu. Rosenthal’ın 2025 yılında haftalar boyunca hastanede tedavi gördüğü, tedavi sürecinin bir bölümünün gönüllü, daha sonraki bölümünün ise istem dışı yatış şeklinde gerçekleştiği dava dosyasına yansıdı. Dilekçede, ChatGPT’nin verdiği yanıtların Rosenthal’ın psikiyatrik durumunun daha da kötüleşmesine katkıda bulunduğu ve ciddi duygusal sıkıntı yaşamasına neden olduğu savunuldu. Söz konusu suçlamalar henüz mahkeme tarafından karara bağlanmadı.
ChatGPT’ye ilaçlarla ilgili soru sordu
Dava dosyasına göre Rosenthal, ChatGPT’yi Haziran 2025’te şiir yazmak amacıyla yaratıcı bir araç olarak kullanmaya başladı. Ancak ilerleyen dönemde sohbet botunu sağlık ve ruh sağlığı konularında da kullanmaya yöneldi. Rosenthal, Temmuz 2025’te 30 miligram Adderall aldıktan sonra antihistaminik bir ilaç olan hidroksizin kullanıp kullanamayacağını ChatGPT’ye sordu. Dava dilekçesinde, ChatGPT’nin iki ilaç arasında tehlikeli bir etkileşim bulunmadığı yönünde yanıt verdiği ve hidroksizinin 25 miligramlık dozunun alınabileceğini söylediği aktarıldı.
Doktorunun yazdığı ilacı kullanmak istemedi
Davadaki bir diğer suçlama ise Rosenthal’ın doktoru tarafından reçete edilen bir duygudurum dengeleyici ilacı kullanmak istemediğini ChatGPT’ye bildirmesinin ardından yaşananlara ilişkin oldu. Rosenthal’ın avukatları, ChatGPT’nin bu kararı destekleyen bir yanıt verdiğini ve ilacın bırakılması konusunda yardımcı olmayı teklif ettiğini savundu. Bununla birlikte dava dosyasında, ChatGPT’nin bazı görüşmelerde Rosenthal’a doktorunun talimatlarına uymasını söylediği ancak aynı zamanda hangi ilaçların kullanılabileceği konusunda yanıt vermeye devam ettiği de yer aldı.
“Profesyonel tıbbi yeterliliği olmadan tavsiye verdi” suçlaması
Rosenthal, ChatGPT’nin profesyonel bir sağlık çalışanının sahip olduğu tıbbi eğitim, lisans ve mesleki değerlendirme yetkisine sahip olmadan sağlık tavsiyelerinde bulunarak sınırları aştığını savunuyor. Dava dilekçesinde, makul şekilde tasarlanmış bir yapay zekâ ürününün bu tür taleplerin kendi yeterlilik alanının dışında olduğunu fark etmesi ve kullanıcıyı doktoruna ya da ilaç yönetimi konusunda yetkin başka bir sağlık profesyoneline yönlendirmesi gerektiği ifade edildi. Rosenthal’ın avukatları ayrıca OpenAI’yi güvenli olmayan bir ürün tasarlamak ve kullanıcıları olası riskler konusunda yeterince uyarmamakla suçladı.
Yapay zekânın sağlık alanındaki rolü yeniden tartışılıyor
Dava, yapay zekâ sohbet botlarının sağlıkla ilgili sorulara yanıt verirken hangi sınırlar içerisinde hareket etmesi gerektiği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle reçeteli ilaç kullanımı, ilaç dozlarının değiştirilmesi ve ruh sağlığı gibi doğrudan tıbbi sonuçlar doğurabilecek hassas konularda yapay zekâ tarafından verilen yanıtlar, teknoloji şirketlerinin sorumluluğuna ilişkin yeni hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor. Rosenthal’ın açtığı davada ChatGPT’nin verdiği yanıtlar ile yaşadığı ruh sağlığı sorunları arasındaki bağlantıya ilişkin suçlamaların hukuki açıdan nasıl değerlendirileceğine mahkeme karar verecek. OpenAI ise daha önce ruh sağlığıyla ilgili hukuki süreçlere ilişkin yaptığı açıklamalarda hassas konuşmalar için güvenlik önlemleri bulunduğunu ve teknolojisini geliştirmeye devam ettiğini belirtmişti.