Ankara'da düzenlenen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi'nde, Türkiye'nin elektrik piyasası regülasyonunda Avrupa Birliği (AB) ile yüzde 95'in üzerinde bir uyum sağladığı bildirildi. Bu başarı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), hem bölgede hem de AB genelinde en başarılı ve yetkin otoritelerden biri haline geldiği vurgulandı.
Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde gerçekleştirilen zirve kapsamında "Avrasya Piyasalarında Regülasyon ve Yatırımlar" paneli düzenlendi. Panelde konuşan Akdeniz Enerji Düzenleyicileri (MEDREG) Genel Sekreteri Hasan Özkoç, Avrupa'daki tam entegre elektrik piyasası modelinin gelişimini ve Balkanlar'daki uyum sürecini değerlendirdi.
Özkoç, Türkiye'nin Enerji Topluluğu anlaşmasına taraf olmamasına rağmen AB kurallarını en profesyonel şekilde uyguladığını belirtti. Geçmişte örnek alınacak az sayıda ülke varken, bugün Türkiye'nin kendi tecrübesiyle sektöre yön veren bir konuma ulaştığının altını çizdi. Panelde enerji piyasalarındaki reformlar, yatırım ihtiyaçları, sınır ötesi elektrik ticareti ve enterkonneksiyon projelerinin önemi ele alındı. Türkiye'nin attığı adımların bölgesel rekabeti artırdığı ve güçlü bir regülasyon yapısının enerji arz güvenliği için kritik olduğu ifade edildi.
Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliği (ERRA) Başkanı Adrijana Nelkova-Chuchuk ise birliğin 25. yılını kutlamaya hazırlandığını ve küresel değişimlere dikkat çekti. 48 üyeli ERRA'nın artık 5 kıtadan temsilcilerle küresel bir yapıya dönüştüğünü belirten Nelkova-Chuchuk, "Bu durum, birliğimizin küresel çapta ne kadar cazip bir kapasite oluşturduğunun kanıtıdır." dedi.
Nelkova-Chuchuk, enerji dönüşümü nedeniyle tüm düzenleyici kurumların benzer zorluklarla karşılaştığını ve regülatörlerin temel görevinin farklı hedefler arasında hassas bir denge kurmak olduğunu söyledi. Piyasa koşullarına hızla uyum sağladıklarını ve düzenleyici çerçeveleri hem şirketler hem de tüketiciler için "kullanıcı dostu" tutmaya odaklandıklarını ekledi. Temel amaçlarının, enerji dönüşümü sürecinde piyasa dengelerini korurken yatırım iklimini ve tüketici haklarını gözeten bir yapı inşa etmek olduğunu belirtti.




