AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, öznesi millet olan yeni bir anayasa yapılması gerektiğini söyledi.

Çelik’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle;

“Anayasa gelecek nesillere karşı borcumuz”

12 Eylül'ün Türkiye'de bıraktığı en büyük hasarlardan bir tanesi anayasadır. Halen siyasetin önünde yeni bir anayasa yapma ödevi vardır. Bu gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Mesele sadece anayasanın maddelerinin yenilenmesi, anayasanın tekrar ele alınması meselesi değildir. Öznesinin doğrudan millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır. Vesayetin, darbeciliğin gölgesinde gerçekleşmiş bir anayasal atmosferin tümüyle ortadan kaldırılması meselesidir. Bu demokrasimizin önünde, siyasetin önünde büyük bir ödev olarak, tarihi sorumluluk olarak durmaktadır.

“Terörsüz Türkiye Süreci” açıklaması

Komşu ülkelerde zayıf ülke arzu etmiyoruz. Toprak bütünlüğü korunmuş ve tek ordu prensibine göre çalışan komşu ülkeler istediklerini ifade etti. Karanlık odaklar yakın bölgemizdeki ülkelerin zayıflamasını, orduların dağılmasını, toprak bütünlüklerinin zedelenmesini arzu ediyorlar. Bazı ülkeler komşu ülkelerin kaos içinde olmasını arzu ederler, biz bunun tam tersini düşünüyoruz. Tek ordu prensibine göre güvenlik güçlerinin yapılanması ve toprak bütünlüklerinin korunması herkes için iyidir. Bu prensiplere saygı duymak, barışı korumanın alfabesi olarak ele alınmalıdır. Bu gelişmeleri bu ilkeler çerçevesinde takip etmeye devam edeceğiz.

“Bize yol gösterecek pusulanın özeti”

Bu hafta sonu tabii Sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun programları vardı. Cumhurbaşkanımızın gençlikle bir araya gelmesi her zaman son derece hafızalarda güzel yer tutan birtakım anekdotları ortaya çıkarıyor. Orada Cumhurbaşkanımızın Türkiye'nin hikayesini özetlerken Bandırma Vapuru'ndan TCG Anadolu 'ya ifadesi aslında son derece güçlü bir özet. Bu zihnimizde tutmamız gereken Türkiye Yüzyılı Hedefleri açısından bir metafor olarak, bir gerçeklik olarak bize yol gösterecek bir pusulanın özeti olarak hatırlamamız gereken bir yaklaşım. Orada da görüldüğü gibi son derece güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanımızın gençlerimizle olan diyaloğu, gençlerimizin partimize olan teveccühü, her kesimden kardeşimizin bu ilgisi ve alakası son derece güçlü bir şekilde devam ediyor.

“Kalıcı ateşkese bir türlü geçilemedi”

Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmeler halen dünyanın önünde büyük bir problem olarak duruyor. İslamabad mutabakatından sonra maalesef arzu edilen kalıcı ateşkes ve barış çerçevesine bir türlü geçilemedi. Şimdi ise daha büyük bir problem olarak Babülmendeb ile ilgili bir takım sıkıntıların yaşandığını görüyoruz. O sebeple özellikle Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne dönük olarak Irak topraklarından yapılan birtakım saldırıları doğru bulmadığımızı, bunu reddettiğimizi ve kınadığımızı ifade ediyoruz.

“Suudi Arabistan'a saldırıları kınıyoruz”

Suudi Arabistan makamlarının bölgedeki gerilimi tırmandırmamak üzere sağduyulu bir şekilde davranması son derece kıymetlidir. Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusundaki kardeş Suudi Arabistan'la olan dayanışmamızı da bu vesileyle ifade ediyoruz.

Yine bu Irak topraklarından Suudi Arabistan'a dönük İHA saldırıları karşısında kardeş Irak hükümetinin söz konusu saldırıları kınayarak olayın aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için ortaya koyduğu inisiyatifi de son derece kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isteriz. Hürmüz Boğazı ile ilgili bu istikrarsızlıklar, Babülmendeb ile ilgili bütün bu olaylar varken daha fazla istikrarsızlığa yol açacak bir takım kaos ve kargaşalardan hassasiyetle uzak durulması gerekir. Suudi Arabistan'a yapılan bütün bu saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.

“Türkiye’nin diplomasiye verdiği önem herkes için bir şanstır”

Türkiye’nin diplomasiye verdiği önem, müzakereye verdiği önem uluslararası sorunların çözümünde kurallı dünya düzenine yaptığı vurgu, kurallı uluslararası sisteme yaptığı vurgu, kurallara dayalı işleyişe yaptığı vurgu herkes için bir şanstır. Bu bir zaaf değildir. Tam tersine hem masada hem sahada ki gücümüzü bilerek bütün meselelerin provokatif yaklaşımlardan uzak Doğu Akdeniz ve Ege'de yeni birtakım sıkıntılar ortaya çıkmayacak şekilde ele alınması gerektiğini ifade ediyoruz.

Hiç kimse Ege ve Doğu Akdeniz'i ve genel olarak çeşitli bölgelerdeki sorunları iç siyasetin bir parçası haline getirme gibi bir tutum içerisine girmemelidir. O zaman bir kısır döngü içerisine giriliyor ve bu kısır döngü maalesef kurala dayalı düzen dediğimiz uluslararası düzeni daha çok toksik birtakım yapılarla karşı karşıya bırakıyor.

“ABD’nin kararı doğru değil”

ABD'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine yönelik silah ambargosunu kaldırma kararının bir yıl süreyle yenilendiği haberi geldi. Bunu o zaman da söylemiştik bu karar ilk alındığı zaman. Bu silah ambargosu kararı esasında adada hiç kimsenin krizi tırmandırmaması için, adadaki dengelerin bozulmaması için ve buradaki müzakerelerin başka zeminlere kaymaması için aslında koruyucu bir önlem ifade ediyordu. Fakat ABD'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine dönük bu silah ambargosunu kaldırması, şimdi bunu yeniden bir yıl süreyle uzattığını açıklaması doğru bir karar olmamıştır. Adadaki iki taraf arasındaki güvenin daha da aşınmasına yol açacak sonuçlar doğuracak yaklaşımlardır bunlar.

Erken seçim tartışması

Gündemimizde erken seçim yok. Cumhurbaşkanımızın Rize'deki sözleri teşkilatçılıkla ilgiliydi. Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman teşkilatları merkeze koyar. Sayın Cumhurbaşkanımız "önümüzdeki seçimlere hazırlanıyor musunuz" der onlara. Bu siyaset anlayışıyla ilgilidir. Bu bir erken seçim sinyali değildir. Türkiye'nin gündeminde erken seçim yoktur.