ABD Başkanı Donald Trump, Texas'taki Corpus Christi ziyaretinde yaptığı açıklamada, İran ile ilişkilerde kritik bir döneme girildiğini belirterek, iki ülke arasında ancak anlamlı bir anlaşmanın mümkün olabileceğini vurguladı. Trump'ın bu açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik politikalarının küresel güvenlik ve enerji piyasalarında ciddi sonuçlar doğurabileceği bir dönemde geldi.
Trump, İran'ın son 47 yılda ciddi insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğini ve son iki-üç ayda 32 bin protestocunun öldürüldüğünü iddia etti. ABD lideri, İran'ın sadece Amerikalılara değil, birçok ülke vatandaşına zarar verdiğini ve gemilere yönelik saldırıların devam ettiğini söyledi. Bu ifadeler, Washington'un Tahran'a karşı sert tutumunu sürdürdüğünü gösteriyor.
ABD'nin nükleer kapasite konusunda askeri seçeneklere sahip olduğunu dile getiren Trump, barışçıl yolların öncelikli olduğunu ancak İran'ı "çok zor ve tehlikeli" olarak nitelendirdi. Bu yaklaşım, bölgede tansiyonun yüksek seyrettiğine işaret ediyor.
Trump ayrıca, ABD'nin enerji sektöründe yaşanan büyümeye dikkat çekerek, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimindeki artışın tarihi seviyelere ulaştığını belirtti. Benzin fiyatlarında yaşanan düşüş ve Venezuela'dan alınan 80 milyon varil petrolün iki ülke için olumlu etkiler yarattığını ifade etti.
ABD'nin İran ve Venezuela ile ilgili enerji ve dış politika adımları, sadece bölgesel dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını ve uluslararası ilişkileri de yakından etkiliyor.