AB ve 51 ülke Rusya'ya derhal ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı

Avrupa Birliği ve aralarında İngiltere, İsrail, Avustralya'nın da bulunduğu 51 ülke, Rusya'ya Ukrayna'da derhal ve koşulsuz ateşkes çağrısında bulundu. Küresel gıda güvenliği ve sivil altyapı saldırıları endişe yarattı.

AB ve 51 ülke Rusya'ya derhal ateşkesi kabul etme çağrısı yaptı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Ukrayna konulu toplantısı öncesinde ABD'nin New York kentinde bir araya gelen AB üyesi 27 ülke ve aralarında İngiltere, İsrail, Avustralya, Güney Kore ve Japonya'nın da bulunduğu 51 ülkenin temsilcileri, Rusya'ya yönelik önemli bir çağrıda bulundu. Bu geniş koalisyon, Ukrayna ile dayanışma mesajı vererek Rusya'nın saldırganlığına son vermesini talep etti.

Ortak açıklamada, Rusya'nın Ukrayna genelinde sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılarını tırmandırmasından derin endişe duyulduğu vurgulandı. Özellikle Karadeniz'deki saldırıların küresel gıda güvenliğini tehlikeye attığına dikkat çekilerek, Rusya'nın Ukrayna'nın tahıl ihracatını sekteye uğratma çabaları kınandı. Açıklamada, Karadeniz'de seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınması ve ticari gemiler ile kritik altyapının korunması gerektiği belirtildi.

Ukrayna'nın uzun süredir tam, derhal ve koşulsuz ateşkesi kabul etmeye hazır olduğu ifade edilirken, Rusya'ya da aynı adımı atması çağrısı yapıldı. Açıklamada, taraflar arasında güvenin sağlanması için Rusya'ya Ukraynalı sivillerin ve savaş esirlerinin ülkelerine dönüşünü sağlama çağrısı yapılarak şu ifadeler kullanıldı:

“Ukrayna barış istiyor. Biz barış istiyoruz. Rusya saldırganlığına son vermeli, ateşkesi kabul etmeli ve uluslararası hukuka uygun, kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa yönelik müzakerelere anlamlı bir şekilde katılmalıdır.”

AB Konseyi Başkanı Costa'dan Ukrayna mesajları nelerdi?

ülke

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa da, “Başkentler Turu” kapsamında gerçekleştirdiği görüşmelerde Ukrayna'ya desteğin ve Rusya üzerindeki baskının süreceğini vurguladı. Avusturya Başbakanı Christian Stocker ile Viyana'da yaptığı görüşmenin ardından konuşan Costa, üye ülkelerin liderleriyle yaptığı görüşmelerin ortak sorunlara ulusal bakış açılarından yaklaşılmasını sağladığını belirtti. Costa, Stocker'a Ukrayna'ya verdiği destek ve adil, kalıcı barış konusundaki taahhüdü dolayısıyla teşekkür ederek şunları söyledi:

“Rusya üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürürken Ukrayna'yı desteklemeye de devam edeceğiz.”

AB bütçesi ve genişleme süreci nasıl ilerliyor?

Costa'nın liderlerle yaptığı görüşmelerde AB bütçe müzakereleri de önemli bir yer tuttu. İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile Dublin'de bir araya gelen Costa, liderlerin yıl sonuna kadar bir anlaşmaya varılması hedefini desteklediğini ifade etti. Bu anlaşmanın çiftçilere, bölgelere, araştırmacılara ve vatandaşlara yönelik finansman akışında herhangi bir kesinti yaşanmaması açısından hayati önem taşıdığı belirtildi. Jeopolitik ortamın değiştiğini vurgulayan Costa, “Bu yeni gerçeklik, yeni bir yapıya sahip, modernize edilmiş bir bütçeyi zorunlu kılıyor.” dedi. Ayrıca, Ukrayna, Moldova ve Batı Balkan ülkelerinin AB üyeliği yolunda desteklenmesinin Avrupa'nın güvenliğine ve refahına yatırım olduğunu belirten Costa, genişleme sürecinin liyakat temelli ve hukukun üstünlüğüne bağlı olduğunu kaydetti. Costa, bu konuda da şu açıklamayı yaptı:

“Aday ülkeler üzerlerine düşeni yaptığında biz de üzerimize düşeni yaparız ve süreç ilerler.”

Göç konusu AB gündeminde mi?

ülke

Ekim ayında düzenlenecek AB Liderler Zirvesi'nin hazırlıklarını da ele alan Costa, zirvenin gündeminde göç konusunun da bulunacağını söyledi. Costa, “Göç, Avrupa düzeyinde bir yanıt gerektiren Avrupa'ya ait bir meydan okumadır. Bu konunun tüm boyutlarındaki çalışmalarımızı sürdürmeliyiz.” ifadesini kullandı. Bu açıklamalar, AB'nin hem dış politikada Rusya-Ukrayna savaşına karşı ortak bir duruş sergileme hem de iç politikada bütçe, genişleme ve göç gibi kritik konuları ele alma çabalarını gözler önüne serdi.

Deniz Ay
Editör