NPC, green flag, ick, slay ve cringe derken sosyal medya dili yeni kelimeler üretmeye devam ediyor. Üstelik bazı sözcükler sözlük anlamlarından tamamen kopup bambaşka bir karşılık kazanıyor. Polyester de bunlardan biri.

Polyester, yeni internet jargonunda doğal görünmeyen, yapmacık, sıradan veya fazla kurgulanmış şeyleri tanımlamak için kullanılıyor. Örneğin dikkat çekmek amacıyla gerçekte yaşanmamış karşılıklı bir konuşmayı kurgulayıp sosyal medyada paylaşmak “polyester” olarak nitelendirilebiliyor. Samimiyetten uzak olduğu düşünülen özür paylaşımları da aynı tanımın içine giriyor.

Kelimenin hedeflerinden biri de influencer dünyası. Kullanmadığı veya sevmediği bir ürünü çok beğeniyormuş gibi tanıtan influencerların davranışı polyester olarak tanımlanıyor.

Kelimenin bu anlamda yayılmasının arkasında ise TikTok'ta paylaşılan bir video bulunuyor. 18 yaşındaki bir genç, gelecekte hayal ettiği yetişkin hayatını anlattı. New York'taki çatı katı dairesinde sabah 06.00'da uyanmaktan çocuklarıyla İncil okumaya, Central Park'taki sabah koşusundan “deep work” çalışma düzenine kadar ideal hayatını ayrıntılarıyla sıraladı.

Videoda mavi ışık gözlükleri, house müzik ve “locked in” gibi ifadeler de vardı. Genç ayrıca bazı işlerini kendisi yerine Claude agent'ının arka planda yapacağını anlattı.

Bu kusursuz biçimde planlanmış hayat tasviri sosyal medyada eleştirilirken kullanıcılar, bir algoritmanın hazırladığı yaşam planını andıran bu tabloyu “polyester” diye tanımlamaya başladı.

Z kuşağının jargonundaki tek yeni ifade polyester değil. Trendleri takip edemeyenler için kullanılan “Unc” sözcüğü de sosyal medya diline yerleşmiş durumda. İngilizcedeki “uncle” kelimesinin kısaltılmış hali olan ifade, internet jargonunda günün trendlerinden uzak kalmış, yaşlı bulunan kişiyi tanımlamak için kullanılıyor.

Kısacası Z kuşağından biri artık bir davranışa “polyester” diyorsa kumaşın içeriğini kontrol etmiyor. Samimiyetini sorguluyor.