TMO’nun kuru üzüm fiyatını henüz açıklamamasına tepki gösteren Başevirgen, Sultani kuru üzüm fiyatının üreticinin beklentisi doğrultusunda en az 150 lira olarak belirlenmesi ve alımların hızla başlatılması çağrısında bulundu.
Yeni Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Üreticilerin gündemindeki en önemli sorun, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) kuru üzüm için taban fiyatı henüz açıklamamış olması oldu.
Çiftçiler, artan girdi maliyetleri karşısında üretimden zarar etmemek için TMO’nun maliyetlerini karşılayacak ve üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak bir fiyat açıklamasını beklediklerini aktardı.
“Bu sene rekolte var, bereket var ama fiyat yok”
Tarım Bakanlığı ve TMO’ya çağrıda bulunan Başevirgen, üreticinin artan maliyetler nedeniyle zor durumda olduğunu belirtti. Başevirgen, “Bir tarafta mimarlık fakültesinden mezun 2 yıldır işsiz üzüm kesmeye geliyor. Öbür tarafta şu anda çalışan öğretmenimiz ek gelir olsun diye şoförlük yapıyor. Ülkenin geldiği durum bu. Sultani kuru üzümün fiyatının üzüm üreticilerimizin belirttiği gibi 150 liradan aşağı olmaması gerekiyor, birincisi bu. İkincisi de hızlı bir şekilde alım yapacağını açıklaması gerekiyor. Bu sene rekolte var, bereket var ama fiyat yok. Çiftçinin de istediği fiyatın bir an önce açıklanması” dedi.
“Sabun gibi eriyoruz, bunun sonu iflas”
Ziyarette üreticiler de yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlattı. Üç yıldır üzümün yanı sıra sebze üretimi de yaptığını belirten bir çiftçi, farklı ürünlerde de maliyetler nedeniyle zarar ettiğini söyledi.
Girdi maliyetlerinin yüzde 80’e varan oranlarda arttığını ifade eden üretici, geçen yıl mazotu 47 liradan aldığını, bu yıl ise 59 liraya aldığını belirterek, mazot fiyatının daha sonra 80 liranın üzerine çıktığını söyledi. Üretici, “Bir kilo mazot bir kilo üzüm alıyor işte. Bu adam nasıl kazanacak?” diyerek yaşadığı sıkıntıyı dile getirdi.
Tarlada 55 işçi çalıştırdığını belirten üretici, yalnızca günlük işçilik maliyetinin yaklaşık 110 bin liraya ulaştığını söyledi. Üretici, “Nasıl ödeyeceğim muamma. Cebinde varsa ödeyeceksin. Yoksa fabrikaya gideceksin fabrika sana 45 gün derse bu insanları 60 gün bekleteceksin. Ben parayı ödeyemezsem işçi benim gırtlağıma sarılır” dedi.
Üretici, bankalara olan borçların da arttığını belirterek, üzüm için 60-70 lira seviyesinde bir fiyat açıklanması halinde üreticilerin daha da zor duruma düşeceğini ifade etti. Geçen yıl üzümü 126 liraya sattığını söyleyen çiftçi, bu yıl artan girdi maliyetleri dikkate alındığında fiyatın en az 130-140 lira seviyesinde olması gerektiğini belirtti.
Çiftçi, “Sabun gibi eriyoruz. Bunun sonu iflas. Bu ekonomi politikalarıyla, bu tarım politikalarıyla Türkiye hiçbir yere varamaz” sözleriyle yaşadıkları ekonomik tabloyu özetledi.





