Küresel piyasalarda altının ons fiyatı, ABD tahvil getirilerindeki yükselişin baskısıyla dün 4.066 dolara kadar gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesini gördü. Ons altın günü yüzde 1,26 kayıpla 4.111 dolardan tamamladı.
Yeni işlem gününde ise altın fiyatlarında tepki alımları öne çıkıyor. TSİ 06.00 itibarıyla ons altın 4.133 dolardan işlem görürken, spot piyasada 8 Ekim 2026 gram altın 6.538 TL seviyesinden güne başlıyor.
ABD tahvil faizleri altını baskılıyor
Altın fiyatlarında etkili olan gelişmelerin başında ABD tahvil piyasasındaki satış baskısı geliyor. ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,70'i aşarak 24 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,30'un üzerinde seyrediyor.
Tahvil getirilerindeki yükseliş, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltan unsurlar arasında yer alıyor. Tahvil faizlerindeki artışta kalıcı enflasyon endişeleri, yüksek petrol fiyatları ve ABD'nin artan borçlanma ihtiyacının etkili olduğu belirtiliyor.
FED tutanaklarında faiz artışı sinyali
ABD Merkez Bankası'nın (FED) 15-16 Eylül'deki toplantısına ilişkin tutanaklar da yayımlandı. Tutanaklarda, FED üyelerinin çoğunun yıl sonuna kadar bir faiz artırımının daha yapılmasını uygun görebileceği değerlendirildi.
Enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam etmesine ilişkin endişelerin arttığı görülürken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü açısından risk oluşturduğu ifade edildi.
FED yetkililerinden gelen son açıklamalar da bu görünümü destekledi. Kansas City FED Başkanı Jeff Schmid, enflasyonu aşağı çekmek için faizlerin daha da yükselmesi gerekebileceğini söyledi.
San Francisco FED Başkanı Mary Daly ise bir sonraki adımın enflasyonist baskıların geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna bağlı olacağını belirtti.
Piyasalarda ekim ayındaki toplantıda faizlerin sabit tutulması beklenirken, aralık ayında faiz artışı ihtimali de fiyatlamalarda öne çıkıyor.
Jeopolitik riskler ve petrol fiyatları izleniyor
Yemen'de Husilerin Aden Uluslararası Havalimanı'na balistik füze ve İHA saldırısı düzenlemesi, Babülmendep çevresindeki gerilimi yeniden artırdı. Ukrayna'nın Rusya'daki petrol tesislerine yönelik saldırıları da enerji arzına ilişkin endişelerin canlı kalmasına neden oluyor.
Söz konusu gelişmelerin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması, küresel enflasyon baskısının yeniden güçlenebileceğine yönelik endişeleri artırıyor.
ABD'de ise Meksika Körfezi'nde oluşan fırtınanın kasırgaya dönüşme ihtimali enerji piyasalarının gündeminde. Fırtınanın izlediği güzergâhta ABD ham petrol üretiminin önemli bölümünü oluşturan sahaların bulunması, olası arz kesintilerine ilişkin riskleri artırıyor.
Jeopolitik gelişmeler ve hava koşullarına ilişkin risklerin etkisiyle Brent petrolün 100 doların üzerindeki güçlü seyrini koruduğu belirtiliyor.
Ole Hansen: 4.100 dolar kritik seviye
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, altının dolar ve tahvil getirilerindeki yükselişin yanı sıra enerji fiyatlarındaki artışın da etkisiyle 4.100 dolar civarındaki kritik destek seviyesine yaklaştığını belirtiyor.
Hansen'e göre hedge fonlarının son dönemde gerçekleştirdiği satışlar, yatırım fonlarına yönelik istikrarlı taleple kısmen dengeleniyor. Hansen ayrıca ABD 10 yıllık reel tahvil getirisinin yüzde 3 civarına yükselerek 18 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasının altın açısından önemli bir engel oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Buna karşılık altın borsa yatırım fonlarının (ETF) toplam varlıklarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Ağustos ayından bu yana neredeyse kesintisiz yükselen ETF varlıklarının 3 bin 145 tonla dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiliyor.
Hansen, yükselen tahvil faizlerinin bazı yatırımcılar açısından yalnızca altın üzerinde baskı oluşturan bir gelişme olarak görülmediğini belirtiyor. Stratejiste göre tahvil faizlerindeki artış, aynı zamanda mali istikrara yönelik potansiyel bir tehdit olarak değerlendirilebiliyor ve bu durum bazı yatırımcılar için altın pozisyonlarını koruma veya artırma gerekçesine dönüşebiliyor.