Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, borç olarak verdiği parayı WhatsApp üzerinden geri isteyen ve ardından icra takibi başlatan alacaklının davasında, BAM’ın ret kararını davacı yararına bozdu.
Dava nasıl başladı?
Davacı, arkadaşına parayı parça parça ve banka kanalıyla borç olarak gönderdi. Davacı, WhatsApp üzerinden “Paramı ver” diyerek parasını istedi, ardından İcra Müdürlüğü’ne başvurarak yasal takip başlattı. Davalı borçlu icra takibine itiraz etti ve borcu olduğunu inkâr etti. Davalı, davacıya elden yaklaşık 900 bin lira borç verdiğini, davacının gönderdiği paraların bu borcun ödemesi olduğunu, takip öncesinde süre verilmediğini ve alacağın muaccel olmadığını ileri sürdü.
Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kısmen kabul etti
Asliye Hukuk Mahkemesi, mesaj içeriklerinden paraların davalının zor durumda olması nedeniyle ödünç olarak gönderildiğini ve sonradan mesajlarla geri istendiğini kayıt altına aldı. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek takibin devamına ve yüzde 20 icra inkâr tazminatına hükmetti. Karar istinafa taşındı.
BAM davayı reddetti
Bölge Adliye Mahkemesi, takipten önce ihtar veya bildirim yapılmadığını, borcun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 6 hafta sonra muaccel olacağını belirterek, hukuki yarar yokluğundan davayı reddetti. Davacı avukatı kararı temyiz etti.
Yargıtay’ın kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararında, mesajlar ile “elden borç” açıklamalı EFT dekontları birlikte değerlendirildiğinde paraların davalının zor durumda olması nedeniyle gönderildiği ve sonradan geri istendiği anlaşıldığı belirtildi. Kararda, paranın ödünç verildiğinin davacı tarafından ispatlandığı ifade edildi. İade günü ve bildirim süresi kararlaştırılmamışsa ödünç alanın, ilk istemden itibaren altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı kaydedildi.
Yargıtay kararında şu ifadeler yer aldı: “Daire uygulamasına göre muaccel olmayan (vadesi gelmemiş) alacak için dava veya takip başlatılamaz. Taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmalarına göre davacı, ödünç verdiği paraları ilk kez 08.10.2021 tarihinde istemiştir. Bu tarih ile 28.09.2022 tarihli icra takibi arasında altı haftalık süre dolmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle davayı reddetmiştir.” Yargıtay, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarını reddetti. BAM Hukuk Dairesi’nin kararı davacı yararına bozuldu.