Otomotiv dünyasının devlerinden Volkswagen, ana vatanı Almanya'da tarihi bir dönemeçten geçiyor. Şirketin elektrikli araçlarına olan talep, beklenmedik bir şekilde patlama yaparak ilk kez benzinli ve dizel motorlu araç siparişlerini geride bıraktı. Automobilwoche'nin haberine göre, tüketicilerin bu ani yönelimi, Alman devinin tüm üretim planlarını altüst etti ve şirketi ciddi bir krizle baş başa bıraktı.
Volkswagen'in Wolfsburg fabrikasında üretim neden yavaşladı?
Talep dengesindeki bu şaşırtıcı değişim, en büyük darbeyi Volkswagen'in "kalbi" olarak bilinen 88 yıllık Wolfsburg fabrikasına vurdu. Golf, Tiguan ve Tayron gibi popüler içten yanmalı modellerin üretildiği dev tesiste, artan maliyetler ve düşen siparişler nedeniyle planlanan tüm ek mesai vardiyaları iptal edildi. Yıllık üretim hedefi 600 bin adedin üzerinden 580 bin seviyesine çekildi. Ayrıca, ikonik model Golf'ün üretiminin 2027 sonu itibarıyla Almanya dışına, Meksika'daki Puebla fabrikasına kaydırılması planı da bu sürecin bir parçası olarak görülüyor.
Elektrikli model üretiminde son durum ne?
Benzinli motor üretiminde frene basılırken, elektrikli araç üreten tesislerde ise tam tersi bir yoğunluk yaşanıyor. Emden fabrikasında üretilen ID.7 liftback ve Tourer modellerine gelen yoğun talep nedeniyle en az iki ek vardiya planlandığı belirtiliyor. Makyajlı ID.3 Neo modeline olan ilgi de dikkat çekerken, asıl patlamayı markanın uygun fiyatlı modeli ID. Polo yaptı. İspanya'da üretilen ve Avrupa genelinde 40 bin sipariş barajını aşan model, markanın yüzünü güldürse de üretim planlamasını zorluyor.
Satış patlaması Volkswagen'i neden endişelendiriyor?

İşin ironik tarafı ise bu satış rekorunun Volkswagen yönetimi için tam bir mutluluk kaynağı olmaması. Çünkü elektrikli otomobillerin kâr marjları, geleneksel benzinli ve dizel araçlara kıyasla hâlâ oldukça düşük. Yüzyılın en büyük tasarruf programını uygulayan şirket için daha az kârlı olan araçların daha çok satması, mali tablolar üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Ayrıca elektrikli araçlar, daha az mekanik parça ve işçilik gerektirdiği için mevcut istihdam yapısı için de bir tehdit unsuru olarak öne çıkıyor.
Bu dönüşüm sadece Almanya ile sınırlı değil. Türkiye'de de elektrikli araçlara olan ilgi hızla artıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, sadece ağustos ayında 3,5 milyondan fazla şarj işlemi gerçekleştirilirken, ülkedeki toplam elektrikli araç sayısı 476 bini aştı. Bu durum, otomotiv sektöründeki küresel değişimin ne kadar hızlı yaşandığını gözler önüne seriyor.






