Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye'nin düzenleyeceği Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31.
Taraflar Konferansı'nın (COP31) geleceğin COP'u niteliğini taşıyacağını belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31.
Taraflar Konferansı'nın (COP31) geleceğin COP'u olacağını ifade etti.
Hasar, COP31 hazırlık sürecine dair yaptığı değerlendirmede, zirvenin devletlerin iklim değişikliğiyle mücadele noktasında buluştuğu, fikir alışverişinde bulunduğu ve ortak kararlar aldığı kritik bir zemin olduğunu dile getirdi.
Antalya'da 196 ülkeden devlet temsilcileri, heyetler ve müzakere gruplarının bir araya geleceğini aktaran
Hasar, zirvede sürdürülebilir kalkınma ve iklim politikalarına dair mühim kararların görüşüleceğini kaydetti.
İklim krizinin toplumsal yaşamdan ekonomiye ve doğal çevreye kadar pek çok alanı etkilediğini anımsatan
Hasar, mücadelenin hedefine ulaşması adına tüm devletlerin birlikte hareket etmesinin şart olduğunu vurguladı.
Paris İklim Anlaşması'nın yürürlüğe girmesini takip eden 10 yıllık dönemde mühim kararlar alındığını ve
müzakereler yürütüldüğünü anlatan Hasar, bundan sonraki süreçte bu kararların hayata geçirilmesinin öncelik taşıyacağını belirtti.
Hasar, şöyle konuştu:
"Elimizde birçok uygulanabilir, müzakere edilmiş kararlarımız var. Bunun artık eyleme de geçme zamanı. O yüzden bu, uygulama COP'u olarak adlandırıldı.
COP31, uygulama COP'u olsun. Biz de buradan yola çıkarak 'Geleceğin COP'u' olarak adlandırdık."
COP31'in temel hedeflerinden birinin de ülkeler arası iş birliğini ve çok taraflılığı pekiştirmek olduğunu bildiren Hasar, Türkiye ile
Avustralya'nın ortak ev sahipliği sürecinin farklı coğrafyalar arasında iklim eylemi konusunda iş birliğinin mümkün olduğunu kanıtladığını ifade etti.
Konferansın gündeminde sıfır atık, döngüsel ekonomi ve metan emisyonlarının düşürülmesinin de bulunacağını belirten
Hasar, sıfır atığın Türkiye'nin küresel ölçekte öne çıkan çevre politikalarından biri olduğunu söyledi.
Hasar, Türkiye'nin çevre alanında gerçekleştirdiği projeleri ve uygulamaları COP31 vasıtasıyla dünya kamuoyuna tanıtma imkanı bulacağını kaydetti.
