Türkiye, 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisinde ilk sinyali almaya hazırlanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda sektör temsilcileriyle buluştuğu iftar programında, bu gelişmenin iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda köklü bir dönüşümün başlangıcı olacağını belirtti.
Uraloğlu, haberleşme ve bilişim sektörünün ekonomik kalkınma, rekabet gücü ve milli güvenlik açısından kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Bakanlık verilerine göre, Türkiye'nin fiber optik ağ uzunluğu 657 bin kilometreye ulaşırken, genişbant internet abone sayısı 98,2 milyon, mobil abone sayısı ise 100 milyona yaklaştı. Mobil ve sabit hatlardan yılda yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleşiyor ve bu rakamlarla Türkiye, Avrupa'da mobil kullanım süresinde lider konumda bulunuyor.
5G ile saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı hedeflenirken, iletişim hızının yaklaşık 10 kat artması ve daha güvenilir, kesintisiz haberleşme imkanı sağlanması bekleniyor. Bu gelişme, dijitalleşme kapasitesini artırarak Türkiye'nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayacak.
Bakan Uraloğlu, sosyal medya ve internet kullanımının yaygınlığına işaret ederek, dijital okuryazarlık ve güvenli internetin önemini vurguladı. Çocukların dijital ortamda korunması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile hazırlanan yeni düzenlemeyle, 15 yaşından küçüklerin sosyal medya hesapları açmasının önüne geçilecek ve kimlik doğrulama zorunlu hale gelecek. Kamuoyu araştırmalarında bu düzenlemeye destek oranı yüzde 90'lara ulaşıyor.
Türkiye'nin uydu teknolojilerinde de önemli adımlar attığına değinen Uraloğlu, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip TÜRKSAT 6A'nın hizmete alındığını ve TÜRKSAT 7A için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Haberleşme altyapısında yerlilik ve millilik oranlarının artırılması için operatörlere 5G yetkilendirme ihalesinde yerli ürün kullanım zorunluluğu getirildi.
5G hizmetinin iki yıl içinde ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu dönüşüm, Türkiye'nin dijital altyapısının güçlenmesi ve bağımsızlığının artması anlamına geliyor.
"5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60'a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanım yükümlülüğü getirdik. Mobil özel şebekelerde de milli ürün zorunluluğu bulunuyor. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), 160'tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörümüzün rekabet gücünü artırmaktadır.
TÜBİTAK ve UDHAM destekleriyle 'Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi' gibi çalışmalarla 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılımlar geliştirdik. Hasdal Akıllı Yol Projesi'nde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonlarını başarıyla devreye aldık. Sizler, dijital yürüyüşün en ön saflarında yer alıyorsunuz.
TÜRKSAT'ın uydu ve kablo altyapısındaki katkıları, ULAK'ın milli baz istasyonları, GSM operatörlerimizin sahadaki yatırımları ve diğer tüm paydaşlarımızın çalışmaları, hepsi bir araya gelerek Türkiye'yi içinde bulunduğumuz bilişim çağında daha güçlü ve bağımsız kılacaktır."