Turhan Çömez'den fon iddiası: Kanser ilaçlarıyla 20 milyar liralık vurgun yapıldı

Turhan Çömez'den fon iddiası: Kanser ilaçlarıyla 20 milyar liralık vurgun yapıldı. Detaylar ve son gelişmeler Habersunum'da.

Turhan Çömez'den fon iddiası: Kanser ilaçlarıyla 20 milyar liralık vurgun yapıldı

İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Turhan Çömez, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Osman Arıkan Nacar'ın kamu görevleri, E-Data Teknoloji Pazarlama AŞ'deki ortaklığı ve kanser ilaçlarının fiyatlandırılması üzerinden çeşitli iddiaları gündeme getirdi. Çömez, Nacar'ın geçmişteki bürokratik görevleri ile E-Data, Kuyaş, Kuvva ve Gen İlaç şirketleri arasındaki bağlantılara dikkat çekerek, kanser ilaçlarının fiyatlandırılmasında usulsüzlükler yaşandığını ve toplam 20 milyar liralık bir finansal hareket bulunduğunu savundu.

Çömez, konuşmasının başında Osman Arıkan Nacar üzerinden AK Parti iktidarları dönemindeki değişime ilişkin değerlendirmelerde bulunacağını belirterek, “Osman Arıkan Nacar özelinde AK Parti'nin aslında nereden nereye geldiğini ve bu ülkeyi ne hale getirdiğini anlatacağım” dedi.

Çömez, kanser ilaçlarının gümrükten giriş fiyatlarının manipüle edildiğini ve bazı ilaçların giriş fiyatları ile satış fiyatları arasında yüzde 4000-5000'e varan farklar oluştuğunu söyledi. Akıllı ilaç kullanım oranının da yıllar içinde yüzde 18'lerden yüzde 3 seviyesine gerilediğini ifade eden Çömez, bu sürecin E-Data, Kuyaş, Kuvva ve Gen İlaç şirketleri üzerinden yürütülen finansal işlemlerle bağlantılı olduğunu ve toplamda 20 milyar liralık bir miktarın söz konusu olduğunu ileri sürdü.

Nacar'ın bürokratik yükselişi

Çömez, Osman Arıkan Nacar'ın 2001-2002 yıllarında Silopi'de Verem Savaş Dispanserinde doktor olarak görev yaptığını belirtti. Nacar'ın AK Parti iktidarları döneminde kamu görevlerinde yükseldiğini söyleyen Çömez, Sağlık Bakanlığındaki görevlerinin yanı sıra Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevlerine dikkat çekti.

Çömez, Nacar'ın kariyerindeki en önemli görevlerden birinin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanlığı olduğunu belirterek, “Asıl önemli olan nokta Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı, TİTCK Başkanı. En önemli ayrıntı burası” ifadelerini kullandı.

Kamuya açık biyografik bilgilere göre Nacar, TİTCK Başkanlığı görevinden önce Sağlık Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulundu, daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı yaptı ve 2018 yılında kamu görevinden ayrıldı. Nacar, 2026 yılında ise E-Data Teknoloji Pazarlama AŞ'nin yönetim kurulu üyesi ve büyük ortaklarından biri oldu.

Üç isim ve E-Data şirketi

Çömez, Osman Arıkan Nacar'ın yanı sıra İsmet Köksal ve Ali Göl'ün de söz konusu yapının içinde bulunduğunu söyledi.

İsmet Köksal'ın İŞKUR Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Tıbbi Malzeme Daire Başkanlığı ve SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu belirten Çömez, Ali Göl'ün ise ilaç ithalatçısı olduğunu ve ağırlıklı olarak lösemi ve kanser ilaçları ile spesifik akıllı ilaçları Türkiye'ye getirdiğini ifade etti.

Çömez, “Şimdi bu üçü bir yapı kurmuşlar. Biri bürokrat, bir diğeri bürokrat, bir diğeri de iş adamı. Bunların kurdukları ortaklık E-Data şirketi üzerinden” dedi.

Çömez, üç ismin E-Data şirketinde ayrı ayrı yüzde 21,28 oranında pay sahibi olduğunu ve toplam yüzde 63,85 oranındaki payın bu üç isimde bulunduğunu söyledi.

E-Data'nın kamuya açık şirket bildirimlerinde de Osman Arıkan Nacar, Ali Göl ve İsmet Köksal'ın şirkette yüzde 21,28'er pay sahibi olduğu, toplam paylarının yüzde 63,85'e ulaştığı görülüyor. Şirketin açıklamasına göre söz konusu payların devri 11-12 Ağustos 2026 tarihlerinde tamamlandı.

Kanser ilaçlarında fiyatlandırma iddiası

Çömez, Nacar'ın TİTCK Başkanı olduğu dönemde Türkiye'deki ilaçların ruhsatlandırılması ve fiyatlandırılmasına ilişkin mekanizmanın başında bulunduğunu söyledi.

Türkiye'de yıllık ilaç tüketiminin 400 milyar lira seviyesinde olduğunu belirten Çömez, ilaç fiyatlandırma mekanizmasının o dönemde TİTCK yönetiminin kontrolünde olduğunu ifade etti.

Çömez, ithal edilen kanser ilaçlarında devlet tarafından uygulanacak fiyatın gümrükten giriş fiyatı esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ancak ithalatçı şirketlerin devreye girmesiyle giriş fiyatlarının farklı gösterildiğini savundu.

Çömez, “Sağlık Bakanlığına gümrükten giriş fiyatını vermeleri gerekirken, ithalatçı şirketin beyan ettiği fiyat üzerinden deklarasyon yapmışlar” ifadelerini kullandı.

İlaç fiyatlarındaki farklar

Çömez, 2016-2017 yıllarındaki kanser ilaçlarının fiyatlarına ilişkin çeşitli örnekler verdi.

“Ninlaro 468,56 liradan Türkiye'ye giriyor, satış fiyatı 21.693. Yüzlerce kat. Bir başkası mesela Blincyto 160,68 liradan giriyor, 6.862” diyen Çömez, bazı kanser ilaçlarında giriş fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın yüzde 4000, yüzde 3500 ve yüzde 5000 seviyelerine ulaştığını söyledi. Bu rakamlar Çömez'in TBMM'deki konuşmasında verdiği örneklere dayanıyor.

Çömez, devlet tarafından bedeli karşılanan bazı ilaçların 450-500 lira seviyesindeki giriş fiyatlarına karşılık 20 bin, 21 bin veya 22 bin liraya satıldığını belirterek, bu fiyat farklarının aracılar açısından yüksek kazanç oluşturduğunu savundu.

Akıllı ilaç kullanımındaki düşüş

Çömez, Türkiye'de 2019 yılında akıllı ilaç kullanım oranının yüzde 18 olduğunu, bu oranın 2020'de yüzde 17'ye, 2021'de yüzde 15'e, 2022'de yüzde 6'ya ve 2024'te yüzde 3'e gerilediğini söyledi.

Çömez, akıllı ilaçların yüksek maliyetleri nedeniyle hastaların bu ilaçlara erişmekte zorlandığını ve SGK'nın bazı ilaçların bedelini karşılamadığını ifade etti.

“Çok pahalı olduğu için hükümet veremiyor, SGK parasını ödeyemiyor ve vatandaşa ödeyemediğini söylüyor” diyen Çömez, bu durumun kanser hastalarının tedaviye erişimi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu savundu.

Çömez ayrıca Avrupa ülkelerinde akıllı ilaç kullanımının yüzde 66 seviyesinde olduğunu, Türkiye'de ise yüzde 1 seviyesinde bulunduğunu ileri sürdü.

Akıllı ilaçlar, özellikle kanser tedavisinde belirli moleküler hedeflere yönelik kullanılan tedaviler arasında yer alıyor. Bilimsel literatürde bu ilaçların kanser tedavisindeki kullanımının son yıllarda arttığı belirtiliyor.

Mahkeme yolu ve Sağlık Bakanlığı

Çömez, Sağlık Bakanlığının bazı hastalara akıllı ilaçlara erişim konusunda mahkeme yolunu gösterdiğini söyledi.

“Gidin kardeşim mahkemeye verin” şeklinde bir yaklaşım olduğunu savunan Çömez, adliyelerde akıllı ilaçların SGK tarafından karşılanması konusunda çok sayıda dava bulunduğunu belirtti.

Çömez, doktorların hastalara gerekli gördükleri akıllı ilaçları önerdiğini, ancak ilaçların SGK tarafından karşılanmaması halinde hastaların dava açmak durumunda kaldığını söyledi.

“Şu anda binlerce mahkeme var. Bu mahkemeler neticesinde vatandaş kazanıp Sağlık Bakanlığına müracaat ediyor ama bu arada milyon milyon dolarlar birilerinin cebine gidiyor” ifadelerini kullanan Çömez, ilaç fiyatlandırma sistemiyle ilgili kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini savundu.

Türkiye'de bazı kanser ilaçlarının SGK tarafından karşılanması konusunda hastaların açtığı davalar daha önce de yargıya yansımış durumda. Yargıtay kararlarında da yaşamsal öneme sahip ve tedavide kullanılması gerektiği belirtilen akıllı kanser ilaçlarının bedellerine ilişkin uyuşmazlıklar yer aldı.

Nacar'ın E-Data'daki hisse alımı

Çömez, Osman Arıkan Nacar'ın E-Data şirketindeki yüzde 21,28 oranındaki payı 237,6 milyon lira karşılığında satın aldığını söyledi ve bu paranın kaynağını gündeme getirdi.

Çömez, “Sen sıradan bir doktorsun, 237 milyon lirayı nereden buldun da E-Data'nın hissesini satın aldın?” ifadelerini kullandı.

Ancak şirketin kamuya açık açıklamalarında, E-Data'nın yüzde 63,85 oranındaki payının Nacar, Ali Göl ve İsmet Köksal'a toplam 15 milyon dolar bedelle devredildiği belirtiliyor. Şirket bildiriminde kişi başına düşen yüzde 21,28'lik payın pay başına 0,058 dolar, o tarihteki TL karşılığının ise 2,776 lira olduğu açıklandı.

KAP'a yansıyan pay alım bildirimlerinde de Nacar'ın 12 Ağustos 2026'da 55 milyon 743 bin 574 adet payı 2,776 lira fiyat üzerinden aldığı ve işlem sonrasında payının yüzde 13,86 seviyesine ulaştığı görülüyor.

Dört şirket ve fonlar üzerinden işlem iddiası

Çömez, Nacar, Köksal ve Göl'ün E-Data'daki yüzde 21,28'er payları üzerinden şirketin yüzde 63,85'lik bölümünü kontrol ettiklerini belirtti.

Çömez, söz konusu şirket üzerinden hisse fiyatlarının yükseltildiğini ve daha sonra satış yapıldığını savundu.

Çömez, “Önce aldılar, hisselerini yavaş yavaş arttırdılar, vatandaşların buraya yatırım yapmalarını sağladılar. En zirveye çıktığında, 11 Mayıs 2026'da inanılmaz bir fiyat artışı var, 1 liralardan başlayıp 26-27 liralara çıkmış, satış yapmışlar ve ondan sonra şirketi çökertmişler” ifadelerini kullandı.

Çömez, konuşmasında E-Data'nın yanı sıra Kuyaş, Kuvva ve Gen İlaç şirketlerini de gündeme getirdi.

Bu dört şirketin hisse grafiklerinde benzer hareketler bulunduğunu savunan Çömez, hisse fiyatlarının düşük seviyelerden hızlı şekilde yükseldiğini, zirve seviyelerde satış yapıldığını ve daha sonra fiyatların gerilediğini söyledi.

Çömez, bu şirketlerdeki işlemlerin bazı yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiğini de belirtti.

Buna göre Çömez, E-Data'da Pardus ve Teknoloji fonları dahil olmak üzere dokuz fonun, Kuyaş'ta altı fonun, Kuvva'da iki fonun ve Gen İlaç'ta 23 fonun bulunduğunu ifade etti.

Çömez, bu fonlar üzerinden yapılan işlemlerin şirketlerin hisse fiyatları üzerinde etkili olduğunu ve yatırımcıların zarar ettiğini savundu.

Sayıştay raporu tartışması

Çömez, Nacar'ın TİTCK Başkanı olduğu dönemde Sayıştay tarafından bir inceleme yapıldığını, ancak bu incelemeye ilişkin rapora ulaşamadığını söyledi.

Konuşmasında Sayıştay Başkanlığına çağrıda bulunan Çömez, “2027'de bu akıllı ilaç fiyatlarıyla ilgili yapılmış olan Sayıştay araştırmasının raporlarının detayı yok. Ben milletvekili olarak ulaşamadım” ifadelerini kullandı.

Çömez, Sayıştay Başkanlığından kanser ilaçlarıyla ilgili inceleme ve raporların ortaya çıkarılmasını isteyerek, “2026 yılında kanser ilaçları üzerinden yapılmış soygunun raporlarını bul çıkart! Milletvekili olarak istiyorum, Mecliste hesap soracağım!” dedi.

Çömez, kanser ilaçları üzerinden yüksek miktarda kamu zararı oluştuğunu savundu.

20 milyar lira ve yurt dışına çıkış iddiası

Çömez, konuşmasında toplam 20 milyar liralık bir finansal hareketten söz etti.

Ali Göl'ün tutuklu bulunduğunu, Osman Arıkan Nacar'ın ise yurt dışına çıktığını ileri süren Çömez, Nacar'ın Gürcistan üzerinden Avrupa'ya geçtiğinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Çömez, “20 milyar lira korkunç bir paradan bahsediyoruz. Tam 20 kamyon para götürmüşler!” ifadelerini kullandı.

Çömez ayrıca savcılık ve emniyet birimlerine Gürcistan bağlantısının araştırılması çağrısında bulunarak, Nacar'ın yeşil pasaport kullanarak Avrupa'nın hangi ülkesine gittiğinin belirlenmesini istedi.

Ancak Nacar'ın avukatı tarafından kamuoyuna yapılan açıklamada, Nacar'ın “20 milyar para çektiği” yönündeki iddialar reddedildi. Açıklamada söz konusu iddianın gerçek dışı olduğu, Nacar'ın böyle bir işlem ve kazancının bulunmadığı belirtildi. Nacar hakkında yürütülen süreçle ilgili suçlamaları kabul etmediği ve işlemlerinin hukuka uygun olduğu ifade edildi.

Kurumlara yönelik eleştiriler

Çömez, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Hazine ve Maliye Bakanlığı, Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Devlet Denetleme Kurulu (DDK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) başta olmak üzere ilgili kurumların görevlerini yeterince yerine getirmediğini savundu.

Çömez, “SPK, BDDK, Maliye Bakanlığı, BİST, Takasbank, MKK, DDK ve MASAK... Bu kurumlardan herhangi birisi görevini tam manasıyla yapsaydı 20 milyar lirayı bu kadar fütursuzca götüremezlerdi” dedi.

Çömez, yaşananların yalnızca kişilerle sınırlı olmadığını, denetim mekanizmalarında da sorun bulunduğunu savunarak, “Ortada bir sistem kusuru ve kurumların görev zafiyeti var. İkincisi, arkalarına bir siyasi gücü, saray bürokrasisini yahut siyasi otoriteyi almadan bu 20 milyar lirayı götüremezler” ifadelerini kullandı.

Meclis'te komisyon çağrısı

Çömez, söz konusu iddiaların TBMM'de kapsamlı şekilde ele alınması ve gerekli görülmesi halinde araştırma komisyonları kurulması çağrısında bulundu.

Çömez, “Gelin bu konuyu Mecliste konuşalım, komisyonlar kurulsun. Bu arınma sadece muhalefet istediği için değil, iktidar için de faydalı. Aksi halde bu sistemin altında hepimiz kalırız ve ülke bunun bedelini çok ağır öder” dedi.

E-Data'nın kamuya açık açıklamalarında ise Nacar hakkında son dönemde yayımlanan bazı içeriklerde yer alan 20 milyar liralık para ve kazanç iddiaları reddedilirken, söz konusu iddiaların somut ve doğrulanabilir bilgi ve belgelere dayanmadığı savunuldu. Nacar'ın hukuki yollara başvuracağı da açıklandı.

E-Data'daki ortaklık açısından kamuya açık şirket bildirimleri, Nacar, Ali Göl ve İsmet Köksal'ın 2026 yılında toplam yüzde 63,85 oranındaki payı devraldığını doğruluyor. Ancak bu ortaklık ve pay devri bilgisi, Çömez'in konuşmasında dile getirdiği kanser ilaçları, fiyatlandırma, fon işlemleri ve 20 milyar liralık finansal hareket iddialarının tek başına kanıtı niteliğinde bulunmuyor. Pay devrine ilişkin şirket açıklamasında toplam işlem bedeli 15 milyon dolar olarak duyuruldu. :::

Bu versiyonda özellikle “vurgun yaptı”, “soygun yaptılar”, “parayı götürdü”, “katliam” gibi ifadeleri haberin kendi anlatımı olmaktan çıkarıp Çömez'in sözleri olarak konumlandırdım. Bu, hem tarafsızlık hem de hukuki açıdan çok daha güvenli bir haber formudur.

Deniz Ay
Editör