Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Irak Federe Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin başkenti Erbil'de (Hewler) gerçekleştirilen Orta Doğu Araştırma Enstitüsü (MERI) Forumu 2026'nın kapanış gününde önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kürt meselesinin demokratik çözümü, Türkiye'deki müzakere süreci ve Suriye'deki siyasi gelişmelerin ele alındığı forumda Bakırhan, barış ve diyalog vurgusu yaptı. Etkinlik kapsamında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Genel Başkanı Bafil Talabani ve Suriyeli siyasetçilerle temaslarda bulunan Bakırhan, sorunların barışçıl yollarla çözülebileceğini ifade etti.
Müzakere masasından kalkmayacağız vurgusu
Türkiye'de devam eden barış sürecine ilişkin kararlılığını dile getiren Tuncer Bakırhan, çözüm için diyalog kanallarının açık tutulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kürt meselesinin asırlık bir kökene sahip olduğunu hatırlatan Bakırhan, bu sürecin başarıya ulaştırılması için toplumsal ikna çabalarının ve mücadelenin süreceğini kaydetti.
Bakırhan, sürecin zorluklarına rağmen masada kalma iradelerini şu sözlerle dile getirdi:
"Müzakere masasından kalkmayacağız, çünkü çıkarımız bundadır. Çözüm sürecini biz başarıya ulaştıracağız. Kendimize güveniyoruz, devrimcilere güveniyoruz, bizimle yan yana duran halkımıza güveniyoruz. Yüzyıllık bir meseleyi birkaç ayda çözmek çok zor, biraz sabırlı olmak gerekiyor. Kürtler 100 yıldır demokrasi arayışı içinde. Devletin işin içinde olmadığı yerde Türkiye toplumunu ikna etmeye çalışıyoruz. Yüzyıldır ilk defa TBMM 'bizim de bir Kürt sorunumuz var, bu sorunun çözülmesi için bir çerçeve yasaya ihtiyacımız var' dedi ve ilk defa bir çerçeve yasa çıkardı. Bu çerçeve yasanın uygulanması için daha çok mücadele edeceğiz. Kürtlerin geleceği masadadır, diyalogdadır, demokrasidedir."

Bölgesel aktörlere teşekkür ve barışın ekonomik boyutu
Tuncer Bakırhan, konuşmasında Türkiye'deki barış sürecinin ilerlemesine katkı sunan Kürdistan Bölgesi'ndeki siyasi liderlere ve aktörlere de ayrı ayrı teşekkür etti. Mesud Barzani ve Neçirvan Barzani'nin süreç boyunca önemli sorumluluklar üstlendiğini vurgulayan Bakırhan, bölgesel barışın ekonomik ve toplumsal istikrar açısından taşıdığı değere dikkat çekti.
Bölgesel iş birliğinin hem Kürdistan Bölgesi'nin güvenliği hem de projelerin geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Bakırhan, "Bu barış sürecinde Sayın Mesud Barzani’nin büyük katkısı oldu. Buradan kendisine teşekkür ediyoruz. Bu sürecin ilerlemesinde gerekli olan bütün sorumluluğu ortaya koydu... Aynı şekilde Neçirvan Barzani’ye çok teşekkürler, bu süreçte çok büyük bir rolü oldu. Kürdistan Bölgesi’nde bulunan bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum. Türkiye barışını sağlarsa Kürdistan Bölgesi daha çok güvende olacak. Türkiye’de barış olursa Irak Kalkınma Yolu projesi de iyi sonuç verir" değerlendirmesinde bulundu.
Suriye'deki halklar için anayasal güvence çağrısı
Türkiye'deki müzakerelerin yanı sıra Suriye'deki siyasi geçiş sürecine ve ülkede yaşayan halkların geleceğine de değinen Bakırhan, yeni dönemde provokasyonlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Suriye'deki Kürtler ve diğer tüm halkların demokratik taleplerinin karşılanmasının ve bu hakların anayasal güvence altına alınmasının şart olduğunu vurguladı.
Suriye'nin geçmişte çok büyük bedeller ödediğini hatırlatan Bakırhan, ülkedeki yeni siyasi arayışların barış ve refah getirmesini temenni ederek şu ifadeleri kullandı:
"Bizim amacımız sadece Türkiye’ye demokrasinin gelmesi değil. Suriye’deki kardeşlerimizin de refah içinde yaşamasını istiyoruz. Suriye’ye bu yeni yol arayışında başarılar diliyoruz. Provokasyonlara gelmemek ve yüzyıl önceki politikalardan vazgeçmek lazım; çünkü Suriye yeterince bedel ödedi."