Doğu Anadolu’nun yüksek rakımlı bölgelerinde yetişen ters laleler, nesli koruma altında bulunan endemik bitki türleri arasında yer alıyor.

Kırmızı ve turuncu tonlardaki çiçekleriyle dikkat çeken bu nadide bitkiler, sadece kısa bir süre çiçek açarak doğaya renk katıyor. Yılda yaklaşık 15 ila 20 gün boyunca görülebilen ters laleler, Tunceli başta olmak üzere Hakkari, Van ve bazı doğu illerinde doğal olarak yetişiyor.

Halk arasında “hüzün çiçeği” ve “ağlayan gelin” isimleriyle de anılan ters laleler, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.

Ancak ziyaretçi yoğunluğu bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Tunceli'nin Ovacık İlçesine bağlı Ağdat Köyü çevresindeki ters laleleri görmek için bölgeye gelen bazı ziyaretçilerin, daha iyi fotoğraf çekebilmek amacıyla çiçeklerin bulunduğu alanlara girerek bitkilerin üzerine bastığı ve doğal yaşam alanlarına zarar verdiği gözlendi.

Özellikle koruma altındaki bitkilerin bulunduğu bölgelerde bilinçsiz hareket edilmesi, ters lalelerin gelecek nesillere aktarılmasını tehlikeye atıyor. Ters laleleri koparmanın, sökmenin veya herhangi bir şekilde zarar vermenin ağır yaptırımları bulunuyor. Koruma altındaki ters lalelere zarar verenlere 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 700 bin lira idari para cezası uygulanıyor.

Image

“700 bin TL az bile”

Ters laleleri görmeye gelen Nesrin Söylemez, “Ben burayı ilk defa görüyorum, hep merak ediyordum gerçekten çok güzel bir yer. 700 bin TL bu ters lalelere az bile. Buraya gelenler lütfen bir patika yoldan etrafını dolaşsalar, bu ters lalelerin içine girmeseler, sonraki önlemler çok daha sert oluyor; hiç girmemek gibi. En azından hem biz bu güzelliği görmekten mahrum kalmayalım hem de çiçeklere zarar gelmesin. Etrafını dolaşarak mümkün olduğunca patika yolları takip edip, patika yollarının dışına çıkmayarak bir seyir izlersek güzel olur diye düşünüyorum” dedi.

“Mümkün olduğunca koruyarak adım atmaya çalışıyoruz”

Bülent Yaşar ise, “Doğal hayat çok kutsal. Kutsal olduğu için de aslında koruma içgüdüsüyle ilgili sorulara cevap arıyoruz ama maalesef yetersiz kaldığımız alanlar oluyor. Mümkün olduğunca kıymetini bilerek, sahiplenerek koruyarak adım atmaya çalışıyoruz. Attığımız her adım maalesef doğaya zarar verebiliyor ama bu güzellikleri geleceğe taşımak en büyük boyun borcumuz, bunun için çaba sarf ediyoruz, doğa dolmak harika” diye konuştu.

Image

“Bu muhteşem yeri gezerken bir taraftan da pişmanlık duyuyorum”

Ziyaretçilerin istemeden de olsa ters lalelere zarar verdiğini ifade eden Şehriban Sanem Doğan, bu nadir bitkilerin korunması için etrafının sarılması gerektiğini belirterek, "Doğaya uygun şekilde sarılması lazım. Telle plastikle değil ama tahtayla sicimlerle bizlerin basmasını engellemeleri lazım, biraz daha geniş tutmaları lazım. Çünkü bunlar üremek isteyecek, biraz daha yayılmak isteyecek; yani korunmadan olmaz. Bu muhteşem yeri gezerken bir taraftan da pişmanlık duyuyorum, çünkü gördüğünüz gibi geçenler basmış, ezmiş, toprak basılmış; buralardan çıkma ihtimali olan filizler çıkamıyor. Hiçbirimiz girmeyelim, sadece görelim uzaktan yeter, varlıklarını korusunlar yeter” şeklinde konuştu.