Türkiye’nin Gayrisafi Milli Hasılası (GSMH), 2025 yılı verilerine göre yüzde 41,4’lük bir artış kaydederek 62 trilyon 288 milyar 195 milyon 804 bin TL seviyesine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Kurumsal Sektör Hesapları raporu; ülke ekonomisindeki gelir dağılımını, birikimleri ve borçlanma dinamiklerini gözler önüne serdi. Cari fiyatlar baz alınarak hesaplanan bu yüzde 41,4'lük yükseliş, doğrudan reel büyümeyi yansıtmasa da parasal genişlemeyi net bir şekilde ortaya koyuyor.
Ekonomide yaratılan toplam katma değere en büyük katkı mali olmayan şirketler tarafından sağlandı. Bu kesimin genel ekonomi içindeki payı yüzde 55,5 olarak kayıtlara geçti. Sıralamada şirketleri sırasıyla hanehalkı, hanehalkına hizmet veren kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve devlet mekanizmaları takip etti.
Tasarruf Eğilimleri ve Dağılımı
Ülke genelindeki toplam gayrisafi tasarrufun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı yüzde 29,9 olarak hesaplandı. Tasarrufların GSYH bazında kurumsal kırılımı ise şu şekilde şekillendi:
• Mali Olmayan Şirketler: %15,0
• Hanehalkı: %9,1
• Genel Devlet: %4,1
• Mali Şirketler: %1,7
Vatandaşın birikim oranı yükseldi
Hanehalkının net harcanabilir geliri üzerinden yapılan hesaplamalara göre, bireysel tasarruf oranlarında kıpırdanma görüldü. 2024 senesinde yüzde 13,9 olan hanehalkı tasarruf oranı, 2025 yılında yüzde 14,3'e tırmandı. Böylece vatandaşın bütçesinden kenara ayırdığı pay bir yıllık süreçte 0,4 puan artış göstermiş oldu.
Türkiye ekonomisinin net borçlanma gereksiniminin GSYH’ye oranında dikkat çekici bir artış yaşandı. 2024 yılında yüzde 0,9 olan borçlanma oranı, 2025'te 0,9 puanlık artışla tam iki katına çıkarak yüzde 1,8 seviyesine ulaştı.